[hikaye] Demonov Günceleri

Puntono

Zombi Katili
En iyi cevaplar
0
Kısaca;
Bir çoğunuzun inanmayacağı son 5 yılımı anlatan bir hikayeye başlamış bulunuyorum.Bir Minecraft hikayesi olmadığı için konuyu burada açtım.Lütfen okuyun.Sıradan okula git gel v.s. gibi bir hikaye değil.Fantastik ve birçok olayın olduğu bir hikaye.İşte benim hayatım;

1.Bölüm
Herkese merhaba.Ben Emre Hasarı.Şu anda 15 yaşıma girmiş bulunuyorum.Doğum günüm az önce bitti ve geçen zamanı düşününce bu gerçekleri hatırlamak istediğimi düşünüp bir kalem kağıt alıp yazmaya başladım..O zamanlar 5. sınıftaydım.Küçüktüm.10, bilemedim 11 yaşındaydım.Dışarıda yağmur yağıyordu.Adana'da pek sık rastlanmayan bu yağmurlar tek soğukluk kaynağımız olur.Okuldaydım.Sınıfta.Oldukça sıkıcı ve ne kadar tekrar okusam da hiçbir şey anlamadığım bir kitabı elimde tutuyordum.Bu okulun dördüncü haftasıydı.Yaz tatilini ilk defa özlemiyordum çünkü bu sene tatilde Balıkesir'e gitmiştik.(...ve bundan sonraki diğer yazlar...)Bir yazlık almıştık.Evimiz, sitedeki bir bloğun 3. katıydı.Bahçesi oldukça özenle bakılmış bir site.birçok ev vardı ve site birazcık karışıktı.Sanıyorum utançtan ama ben kafamı kaldırıp çok az etrafa bakıyordum.Birazcık özetleyeyim; sitenin ön taraflarında bir deniz ve marketler falan başlar.Biz buna "şehir" deriz.Şehir sözcüğüne dalga geçercesine vurgu yapmak istedim çünkü burası tam bir köy... Sitenin arka tarafında ise-kapısı değil.Bu sitenin arka kapısı bile yok!-Çingene toprakları adını verdiğim tarla gibi bir arazi başlıyor.Kuru ormanda diyebiliriz çünkü kuru zeytin ağaçları vardır.Gelelim buraya neden Çingene toprakları dediğime, çingenelerin çadırları kuru ormanın biraz ilerisinde başlar.Otururlar, gece ateş yakarlar... Kısaca kamp yaşamı gibi.Halk arasından duyduğum çingene bilgileri; Bir gün boyunca çalışıp ya da dilenip gece olduğunda içki ve yiyecek alıp kutlama yaparlarmış.Birikim diye bir düşünceleri yokmuş.Bazı kişilerde ata bindiklerini, çocukları kaçırdıklarını, hırsızlık yaptığını söylerler.

Tabi bu çevre de sadece çingene çadırları/evleri yok.İnsanların yaşadığı evler de var ki, Bu evlerde yaşayan çocuklar tam anlamı ile serseri.İşte böyle bir yaz geçirmiştim yaz konusunu şimdilik rafa kaldıralım.En son sınıfta Stephen King'in yazdığı "O" adlı kitabı anlamaya çalışıyor ve ne kadar saçma bir kitap diye dalga geçiyordum... Normalde kitap okumayı severim.Daha anlaşılabilir kitapları tabii ki.O sırada Tuğçe Su, sevgilim yani eski sevgilim, o zamana göre sevgilim bu zamana göre eski sevgilim.Anlamışsınızdır umarım.İçeri girdi ve önüme oturdu.Ağzını açtı ve konuşmaya başladı... İlk bölümü anlatım ile geçirmek istedim.Diğer bölümlerde gerçekten 5. sınıfta olacağım.Yani 5. sınıf gibi anlatacağım.Üçüncül kişi olarak değil yani.Benim anlatım eksikliğim mi var acaba...

NOT:Yorum yazmak yerine beğenirseniz hem konu karışık olmaz hemde memnun olurum.
 

Puntono

Zombi Katili
En iyi cevaplar
0
2.Bölüm
Dediğim gibi o sene her şey kötü başlamıştı.İşte daha da kötüleşiyordu.Geldi ve önümdeki sıraya oturdu.Yüzünde kararsız bir ifade vardı.Beyaz tenli ve altın renginde saçları parlayan saçları... Sevgilim olduğu için "altın" rengi ile abartmadım.Gerçekten gün ışığında parlıyor.Gayet güzel bir kız değil mi? Pürüssüz bir cilt... Tek eksisi balık etli olması o da tercih meselesi.Bende zayıf olduğum için(Gerçekten hala bile çok zayıfım.) sevgilimin şişko olmasını istemem."Neden benimle ilgilenmiyorsun?" diye sordu masumca."Kitap okuyorum..." dedim.Ortalama bir kız kitaba ondan daha çok değer verdiğimi düşünür.Tuğçe Su'da zaten ortalama bir kız..."Of Emre ya!" dedikten sonra sırayı itti ve sınıftan çıktı.En kötü tarafı ne mi?Arkasından "Ama kitap okuyorum." diye bağırmam... Ne içmiştim o gün kim bilir? İşte ilkokul yıllarımı bu yüzden sevmem ilk sebep bu sevgi işleridir.Yine de kız haklıydı.Onunla ilgilenmiyordum.Sebep ise oldukça utangaç bir çocuk olmamdı.Aileme teşekküre derim ki, beni el bebek gül bebek olarak yetiştirmişler... Bu gerçek değişmeliydi.Bunu her şeyden çok istemiştim.Zaman geçti.Tuğçe Su bayağı şımarmıştı.Ne yapabilirim bir kıza nasıl davranacağımı bilmiyordum.İşte kavga ettik barıştık kavga ettik barıştık... Bir gün bir şeylerin değişmesini istedim.Bir banka oturdum ve ağladım.Yarım saat boyunca... Durmadan... Bir ses ile irkildim.İçimden gelen bir sesle... Huzur veren nazik bir sesle.Bu ses hayatımı değiştirdi.Ama iyi ama kötü yönde."Merhaba." dedi ve "Merhaba Emre.Ben Demonov.Yardıma ihtiyacın var mı?" İşte anlatım yeri burada bitiyor.Çoğu şeyi anlamışsınızdır umarım.Sorularınız olursa özel yolu ile bana sorabilirsiniz.
 

Puntono

Zombi Katili
En iyi cevaplar
0
3.Bölüm
Ellerim titremeye başlamıştı.Korkuyordum.Şaşırmıştım.Hayatınızda kaç kere kafanızın içinden gelen bir ses(O anlamda değil düşünce olarak kafamın içi.) size merhaba diyebilir ki? "Şaşkınlığını anlayabiliyorum.Korkma.Sana yardım etmek için buradayım.Bunu istiyorsun değil mi, Emre?" İşte geldik asıl yere... Belki de hayır desem olaylar çok daha farklı gelişebilirdi.Bunu düşünmeden "Evet istiyorum." dedim.Konuşmuyordum.Ağzımdan ses çıkmıyordu.Düşünce yolu gibi.Nasıl anlatabilirim emin değilim çok farklı bir şeydi bu."Harika.Şimdi bana bir söz ver.Benden kimseye bahsetmeyeceksin bende karşılığında hayatını değiştireceğim.Ne dersem yapacaksın? Anladın mı?" Ağzımı konuşmak için açtım ama konuşamıyordum.Özgürlüğe önem verirdim ve bu ses, Demonov, ne söylerse yapacağımı söylüyordu."Tamam söz veriyorum." dedim.Nokta işte bu kadar."O zaman şimdi eve git." "Neden?" "Sorgulama sadece güven bana." Hiç tanımadığınız bir insana belki güvenebilirsiniz ama böyle bir sese nasıl güvenebilirdiniz.Evime doğru yola çıktım.Bazen yoruluyor ve nefes almak için dinleniyordum.Uzun sürmüyordu çünkü Demonov'un o asil sesi bağırdığında gerçekten rahatsız verici oluyordu."Ne yapıyorsun! Eve git!" diyor ve yeniden yola koyuluyordum.Eve geldiğimde ayakkabılarımı çıkarıp, ayakkabılığa koymamı söyledi.Bende yapıyordum.Anneme tek kelime etmedim.Bir anne kuzusu çocuk bu zordur inanın bana.Bilgisayarı açmamı söyledi."Şimdi bir şarkı açta dinleyelim ne dersin?" Duraksamıştım.
Linki görebilmek için üye olmanız gerekiyor. Giriş yap veya üye ol.
adında bir şarkı açtım.Metal türüne giriyor sanırım.ir kaç saniye sonra Demonov can acıtıcı bir çığlık attı."Kapat şunu! Ah... Düşündüğümden de umutsuz bir vakasın... Konuşmamız gerek ama önce müzik gerekli.Şunu dene,William Tell." Nasıl yazıldığını bilmediğimden bana harfleri tek tek söyledi.Bir de yavaş klavye kullanmam yok mu... Demonov kızmakta haklıydı sanırım."W-i-l-l-i-a-m boşluk bırak.T-e-l-l" Gözüme ilk olarak
Linki görebilmek için üye olmanız gerekiyor. Giriş yap veya üye ol.
adında bir şarkısı çarptı açtım ve dinlemeye başladım."Ah! Klasik müzik pek hoşuma gitmiyor.Hiç değilse rock tarzı bir şeyler olsa?" diye sordum git gide azalan bir ses tonu ile.Demonov iç çekti ve; "Tamam tamam.Alternatif Rock nasıl bir seçim? Bence uygun.Nirvana dinle.Söylediğim gibi yazılıyor."
Linki görebilmek için üye olmanız gerekiyor. Giriş yap veya üye ol.
adlı şarkıyı açtım.Demonov gözlerimi kapatmamı söyledi ve sadece dinlememi.Müzik... Alternatif Rock hayranlığım o gün başladı işte.Ritm(Ritim diye yazılmıyormuş.) ve ezgiler beni rahatlatıyordu.Daha fazlasını istiyordum.Bunun için Demonov'a yalvarabilirdim....
 

Reddy

Kızıltaş Madencisi
En iyi cevaplar
0
Yeri değil ama Gone Loss haritasını 10 dakika da bitirdim.O kadar da zorlanmadım.Yeni haritada yardım etmek isterim.
 

Puntono

Zombi Katili
En iyi cevaplar
0
Bölüm 4
Kendimi hiç çok rahat hissediyordum.Müziğin ne kadar etkili olduğunu o zaman anlamıştım.Şarkı ne zaman bitti emin değilim.Dalmıştım ve beni kendime Demonov'un rahatsız edici sesi getirdi.Kendime geldiğimde yeniden o asil, genç sesi ile konuşmaya başlıyordu."Daha iyi misin şimdi?" diye sordu bana."Evet.İyiyim." "O zaman konuşmaya başlayalım.Şimdi kalk ve yatağına uzan.Ondan önce annene yorgun olduğunu ve uyumak istediğini söyle.Hadi hızlı ol!" Dediklerini yaptım.Yatağıma uzandım ve konuşmaya başladı."Şimdi sana kendini anlatacğım.Yanlış olduğunu düşünürsen çeneni kapat ve asla hata yapmayacağımı anla.Şimdi sen bir korkaksın.Kelebekten bile korkuyorsun.Ayrıca bencilsin de dünya senin etrafında dönmüyor.Asosyalsin ve hiç arkadaşın yok.Bu önemli değil çünkü sen sadece kendini önemsiyorsun.Tuğçe'nin...(Biraz duraksamıştı.) Tuğçe Su'nun ne hissetiği seni hiç ilgilendirmiyor değil mi? Oh affedersin sen kitap okuyordun, rahatsız ettim..." Uzun bir süre daha konuştu.Beni aşağıladığı için mi yoksa gerçekleri yüzüme vurduğu için mi emin değilim ama rahatlama hissi bir anda yok olmuştu.Sanırım bir eşitlik düşüncesi.Söylediklerinin bir çoğunu hatırlamıyorum.Korkak ve bebek sözcükleri daha ağırlıklıydı, bundan eminim.Konuşmasını bittiğinde bana "İyi misin?" dedi nazikçe.Ne dediğini anlamıştım ama yine de ne diyeceğemden emin değildim.Düşünüyordum."Sana soru sordum!" İşte yine bağırıyordu."Ev-Evet." dedim."Güzel.Şimdi uyu." "Uyumak istemiyorum." "Sadece dediğimi yap!" Üzerimi değiştirdim ve yatağa yattım.Ben uyumazdım, uyuyamazdım.Saat daha çok erkendi.Hava daha yeni yeni kararıyordu.Hatırladığım son şey bunları düşündüğüm.Sonra uyuya kalmışım.Okula gitmeme daha bir saat vardı ve sessizlik.Demonov hiçbir şey söylemiyordu.Neden? Yoksa hepsi bir rüya mıydı?
 
Üst