Haber Minecraft’ın 10 Yıllık Geçmişi & Çekiliş!

Bu konu süresiz olarak sabitlenmiş.

byBluera

Fiercely unapologetic.
Forum Yöneticisi
Geliştirici
Mesajlar
844
Puanları
2,770
Ruh Hali



Minecraft’ın 10 Yıllık Geçmişi & Çekiliş!
Tüm dünyada aylık 60 milyonun üzerinde aktif oyuncusu olan ve kendini sürekli güncel tutmayı hedefleyerek dünyadaki en iyi oyunlar sıralamasının en başlarında yer almayı başaran, hayatta kalma oyunlarına yeni bir boyut getiren, grafiklerin her zaman odak noktası olmadığını bizlere öğreten; kişisel gelişim, yazılım, eğitim gibi alanlarda da kendini her zaman ön planda tutmayı başaran Minecraft, bugün itibariyle tam tamına 10. yılını doldurmuş durumda!

ayraç.png



117985


Minecraft, 2009 yılında bir Java yazılımcısının test kodlarının arasından çıkmış bir deneme gibi fırlamış oldu. Oyunun adı, ilk versiyonda hatta sadece “Cave Game” olarak biliniyordu. Yapabildiğiniz tek şey, çimen ve kırık taş bloklarından rastgele oluşturulmuş bir dünyada amaçsızca koşabilmekti.


  • “0.0.18a_02” sürümü ile beraber, Minecraft’ta çok oyunculu seçeneğin testleri yapılmaya başlandı. Bu sayede, günümüzdeki Minecraft sunucularının tümünün temelleri de bu versiyonda atılmış oldu.
  • “0.14_SURVIVAL_TEST” versiyonu ile beraber, Minecraft’ta hayatta kalma modunun temelleri atıldı. Henüz bir açlık barı bile yoktu. Muhtemelen yapılabilecek en atraksiyonlu şey, sabah akşam Creeper veya İskelet öldürmekti.
  • “0.30” versiyonu ile beraber, Minecraft’a yaratıcı modu eklendi. Artık bu sayede sınırsız kaynaklar ile beraber, yapılar yapılabilecekti.
  • ”Minecraft Indev” ile beraber, Minecraft’ta artık özellikle hayatta kalma modu daha da gelişmişti. Günümüzdeki Minecraft hayatta kalma modunun mekaniki temeli bu versiyona dayanır.
117986


ayraç.png



117987




Minecraft, 2010 yılında adını tüm dünyaya duyurmaya başlamıştı bile. Washington’un Bellevue kentinde ilk MINECON gerçekleştirildi ve Minecraft, adını oyun sektörünün başlarına yazdırmaya bir adım daha yaklaşmıştı. Hayatta kalma mekaniklerine üretim sistemi gibi yeni özellikler katarak, kendi temellerini biraz daha sağlamlaştırdı ve oyuncu sayısını arttırdı.



  • “Minecraft Infdev” ile beraber, mağara sistemi ve mekanikleri gelişmişti bile. Özellikle artık zindanlar, hayatta kalma modunda büyük bir rol oynamaya başladı.
  • ”Minecraft Alpha” versiyonu ile beraber, oyuna vagon eklendi. Artık tamamen düşünce ve yaratıcılığa kalmış, eğlenceli ve bir o kadar da fantastik raylı sistemler yapabilmek mümkün oldu.
  • “Minecraft Beta” sürümü oyunculara sunuldu. Artık temel yapısını büyük ölçüde tamamlamış bir Minecraft vardı.
117988


ayraç.png


117989






Minecraft, artık yavaş yavaş bilgisayardan diğer platformlara da yayılmaya başlıyordu. Bu sayede, günümüzdeki bütün platformlara uzanan geniş çaplı oyunun da temelleri atılmış oldu. Ayrıca, dünyada farklı yerlerde gerçekleşen MINECON etkinlikleri sayesinde, Minecraft’ın kitlesi iyice artmaya başladı.


  • Fragmanıyla da ünlü olan, “Minecraft 1.0” sürümü çıktı! Artık tam olarak temel gelişimini tamamlamış bir oyun vardı.

ayraç.png


117991








Minecraft artık konsol sürümlerine de yayılmaya başladı. Her yerde Minecraft!





  • Büyük bir ün kazanan “1.4” sürümü çıktı!
ayraç.png



1558026442761.png




Minecraft’ın hayatta kalma modu gittikçe daha fazla gelişiyordu. Özellikle Türkiye’de de büyük ölçüde kitle kazanan Minecraft, gelecek yıllarda yer alan haberlerde “Şiddet içeren oyun” olarak lanse edilecek. :huh:







  • Minecraft “1.6” sürümüyle beraber oyuna atlar eklendi. Minecraft geliştiricileri, oyuncularının ulaşımını düşünüyor!
ayraç.png



117994







Microsoft, Minecraft’ı satın aldı ve bu sayede Minecraft, kitlesel açıdan bir gelişim gösterdi.






  • Günümüzde bile Türk sunucuları tarafından hala kullanılan, Minecraft’ın ”1.8” versiyonu oyunculara sunuldu.
ayraç.png



117995





Telltale Games her ne kadar bugün faaliyetlerine devam edemiyor olsa da, Mojang ile ortak yapımı olan Minecraft: Story Mode bu yılda piyasaya çıktı.







ayraç.png



117996






Minecraft, artık bir eğitim aracı olarak da kullanılmaya başlandı. Gelişim için birçok dünya ülkesinde örnek bir video oyunu olarak kabul edildi.



  • Yeni PVP mekaniklerini barındıran, Minecraft’ın “1.9” sürümü oyuncuların kullanımına sunuldu!
  • Minecraft’ın birçok yeni biyomunu içeren “1.11” sürümü çıktı.
ayraç.png


117997









Minecraft artık “Better Together” özelliği ile beraber tüm platformlarda ortak bir sürüm olacak şekilde birleştirildi.








  • Birçok yeni yapı bloğunu ve yeni özellikleri barındıran, Minecraft ”1.12” sürümü çıktı.
ayraç.png


117998







Minecraft’ın en kapsamlı ve en iyi sürümlerinden biri olan ”1.13” versiyonuna, ”Su Altı Güncellemesi” adı verildi ve üzerinde büyük çalışmalar yapıldı.








ayraç.png

117999






Minecraft, dünyanın en iyi oyunları arasında bulunmakta ve tam tamına 10. yılını doldurdu.






  • Minecraft’ın “Köy ve Yağma” güncellemesi çıktı. Minecraft’ın mekaniklerini büyük ölçüde değiştiren nadir güncellemelerden biri de oldu.
  • Minecraft 10. yılını doldurdu.
ayraç.png


ÇEKİLİŞ

Bu konuya mesaj atarak duygu ve düşüncelerini belirten tüm üyelerimizin katılmış olacağı çekilişte;

  • 1. olan üyemize, 1 aylık Süper Üye ve En İyi 100 Minecraft Dünya Seedi El Kitabı (PDF)
  • 2. olan üyemize üyemize, 1 aylık Süper Üye
  • 3. olan üyemize, 1 haftalık Süper Üye verilecektir.
 

Morona

Taş Madencisi
Mesajlar
72
Puanları
1,030
Ruh Hali
10 mu? Daha dün çıkmış gibi hissettiriyor... (Belki de ben öyle hissetmek istiyorum :D)

Açıkçası oyuna karşı yapılan eleştiriler ve oyundaki fazla sayıda (neredeyse sonsuza yakın) bug söz konusuyken Minecraft'ın 10. yılında olması ve halen popülerliğini koruyor olması büyük bir başarı. Aslına bakarsak oyuncuların çoğu tek oyunculu değil çok oyunculu oynuyor, "I" diye bir şey yazınca çöken sunucuları da göz önüne alırsak oyuncuların bu oyundan bıkmamış olması ilginç olduğu kadar da oyuna saygı duymamın bir sebebi. Bir de eskilere olan özlemim var o da saygımın kaynağı, duygusal bir mesele... Hammaddeye tahtadan ev yapmak eğlenceli mi? Şimdi sorsan değil ama demek ki belirli bir kitleye hitap edebilen bir oyunmuş Minecraft. Eskiden survival oynadığım, girene dek "terlediğim" hamachili sunucudaki survival eğlencesi ve oyunu oynarken yüzümde oluşan o tebessüm halen hatırımda. Nice 10 yıllara... :creeper: :notch: :domuz: :koyun: :zombi: :iskelet:
 

4kr3p

Java, Skript, Html, Css, Php, Python,c,c#,c++
Sponsor
Süper Üye
Mesajlar
279
Puanları
1,005
Ruh Hali
Minecraft denilen oyun aslında birçok insanın birleşme noktası oldu.
Bu günlerde yanımızda olan ve minecraft ailesi için sürekli eklenti vb. içerikler üreten bütün arkadaşlarımın doğum gününü kutluyorum :)
Burdan @İnfumia @AtomyTR @Hydref @GLORYWebscript @Majoras @YuzbasiTr ve herkeze selamlar.
 

HypnosEmo

Sauron
Mesajlar
113
Puanları
840
Ruh Hali
Minecraft'ı 5 yıldır oynuyorum, oynama sebebim eski pcmin çöp ve kullanışsız olmasıydı. Sonradan oyunu bırakamadım. Koskoca 10 yıl ne ara geçti onu da anlamadım da neyse. Bu oyun sayesinde çok değerli isimler tanıdım. Her ne yaşadıysam ben bu oyun yüzünden :D. Neyse fazla uzatmayayım, özet olarak: Minecraft benim en sevdiğim ve ilk oynadığım oyundur. Kendisi sayesinde sosyal medya ile kaynaştım çok şey oldu çok kişi tanıdım çok kişiyle tartıştım vs. vs. Koskoca 10 yıl geçmiş oyunun ardından neyse doğum gününü kutlar, Notch babaya selam söylerim o zaman :D
 

ZoneSsBey

' Yarın Değil Tam Zamanı Şimdi '
Mesajlar
75
Puanları
440
Bu oyuna dışardan bakanlar sankı sıkıcıymış gibi geliyor olabilir . Ben bu oyunu oynayarak sadece minecraft'ı değil birçok şey öğrendim bunlardan ingilizce olsun ; ingilizcem gelişti , sonrasında online sunucularda plugin kodlamayı öğrendim geliştirme zekam yükseldi , sonra bu işi kendi sunucularıma döktüm herkese yardım bana artık bu işim gibi oldu şahsen Java dünyasını ve Skript dünyasını Öğrendim bana iyi geldi . Yani Bu Sadece bi oyun değil Tek Oyunculuda Oynarsın Mesela 4 5 Kişi'de oynayabilirsin . Sadece normal sürüm değil modluda oynayabilirsiniz . Ve Cidden Bi Oyundan Bu Kadar Şey Öğrenceğim hiç aklıma gelmezdi <3
 

EternalZone

Kızıltaş Madencisi
Mesajlar
443
Puanları
1,530
Bu oyun da 3 aşamadan geçti. Önce sevildi, sonra ölümüne gömüldü, şimdi herkes nostalji gözüyle bakıyor. Youtuberlar yüzünden ölüp meme'ler sayesinde küllerinden doğan bir oyun oldu. Şimdi kimse kalkıp hede hödö demesin güzel oyundu Allahı var.
 
Son düzenleme:

FehmiReyiz

Ağaç Yumruklayıcı
Mesajlar
18
Puanları
880
Ruh Hali
1.5.2 sürümünden beri severek oynadığım bir oyundur. Bu zamana kadar yüzlerce sunucuda oynadım iyisiyle kötüsüyle birsürü arkadaşım,dostum ve düşmanım oldu. Çoğu zaman ara vermişimdir ama hiç bırakamadım. Hala daha oynuyorum.
 

AliKAynakk

Yalnızlık mı? Kralı bende...
Mesajlar
332
Puanları
490
Ruh Hali
Oyuna 1.7.10 sürümünde başladım, o günden bu güne hiç bırakmadan oynadım. Oyunu diğer oyunlardan ayıran özelliklerden en önemlisi de hayal ettiğin her şeyi bloklar sayesinde ve redstone eşyaları sayesinde yapabilmemiz. Onun dışında kendi sunucunu açıp istediğin eklentiyi kodlara dökmek gibi birçok ayrıcalıklı özellikler var.
 

AjStyles

Altın Madencisi
Mesajlar
366
Puanları
980
Ruh Hali
Oyuna 1.4-1.5.2(belki daha eski) sürümünde ana okulundan beri arkadaş olduğum ve hala beraber olduğumuz önemli bir dostumun tavsiyesi üzerine öğrendim tabii o zamanlar ünlü açılıp kapanan mikrofonu, bak yine mikrofon dedim, kamerayı mikrofon sandığımız için onu ağzımıza tutup video çekmeye çalışıyorduk. Tabii işe yaramayınca bir hayli sinirlenmiştik. Site hatası da vardı hatta bir ara, arkadaşıma ücretsiz olarak premium hesap satın almıştık ve o zamanlar password yazısını pasaport sanıyorduk. Mikrofonun kamera olduğunu öğrendiğimiz gün her şey değişti tabii o zamanlar ünlü olan elmas kılıç ve kask ile gezen Steve'in fotoğrafını bilgisayar ekranından o kamera ile çekip YouTube kanalımıza eklemiştik, ya da ekleyememiştik. Oyun da vakit geçirmekten çok mekanikleri öğrenmek istiyordum ve dostumda bunu biliyordu tabii öncelikle 200x200 bir alan hazırlayıp köylülere demir golem gibi bir kaç destek verip zombiler ile kapıştırmıştım, izlemesi çok zevkliydi. Bu oyunu nereden gördüğünü sorduğumda malum olarak Burak Şahin'in kanalını göstermişti, "bu abi çok küfür ediyor ben bunu izlemem!" desem de kendimi tutamayıp sonrasında fifa serilerini izlemişimdir. Dostum da beni tanıyor tabii bana oyunun elektrik mekaniği Kızıl taş'ı gösterdi ki sanırım en heyecanlandığım şey idi. Hemen kendi sistemlerimi oluşturmaya başladım, oyun paradoksları ve daha da ilerisi. Köylü iyileştirmek çok hoşuma gidiyordu ki zaten o zamanlarda ki en büyük hedefim doktor olmaktı. Sonrasında beraber çevrim içi sunucuları keşfettik, premium hesabı kullanmayı bilmiyorduk tabii öyle olunca tek çare idi Team Extreme. MCSG'ye birçok kez korsan hesapla giriş yapmayı denedik tabii her seferinde başarısız olduk o zamanlar korsan ile orijinalin farkını da çok umursamıyoruz. Neyse öyle forumlarda ve internette dolaşıyoruz karşılaştığımız şey ise korsan Türk faction sunucuları. Hikayenin buradan sonrası biraz daha bireysel tabii, Denizin üzerinde klan kalesi yapmam ve o zaman ki yapı yeteneğimin şimdikinden en az 50 kat daha güzel olması (abartmıyorum hayır) ile geçilmez bir üs kurmuştum ve denizlerin hakimiydim adeta, sunucunun çoğu deniz parçasında bir konaklama adam duruyordu oralarda büyü yapmayı öğreniyordum. Kızıl taş ile çok haşır neşir olduğum için de hileciler bile beni kendine müttefik edinmek istiyordu ki o zaman oyunda hile yapılabileceğine de inanmıyordum. Derken pazar eklentisi geldi ve herkesin pazar kurmak için yetkisi vardı, 2k paraya aldığım malzemelerle yaptığım iksirleri PvP delilerine 250k ya satmak beni sunucunun en zenginleri listesinde birinci getirdi. Ardından 20 kişilik bir hile ordusu klan kalemi basıp ele geçirdikten sonra tüm paramla intikam almaya baktım ve paralı asker ordusu dizdim, o gün o sunucuda ki son günüm oldu ama her zamanki gibi intikamımı almaktan çekinmemiştim. Yeni bir faction sunucusunda oynamaya başladım ve bu sefer bat cave yaptım ve şansıma Batman görünümü kullanan uzun süreli bir arkadaş edinmiştim, tabii ilk sunucuda edindiğim deli fişek bir arkadaşla hala konuşuyoruz. Sonrasında bu üssü kimse aşamayınca sunucunun bir numaralı klanına çok yüksek bir fiyattan bir açık bırakarak sattım ve iki numaralı klana o açığı nasıl kullanabileceklerini aynı fiyattan öğrendim, yine sunucuda hükümet kurdum. PvP'yi iyi yapamasamda okçuluk yeteneklerim muazzamın ötesinde idi ve Kızıl taş sağ olsun savunma hattımı geçmek imkansız gibi bir şeydi ki öldüğüm sunuculardan genellikle intikam alıp çıkıyordum. Sonrasında ki iki yıl tek oyunculu hayatta kalma modu beni ele geçirmişti ve çok uzun bir süre de öyle oldu, tabii bu yapı yeteneklerimi köreltse de beni bir Kızıl taş ustası haline getirmişti. Oyundan geçtikçe daha çok zevk alıyordum ama arkadaşlarım oyunun "t oyunu" olduğunu söyleyip bıraktıkları sırada neredeyse %95 kadarının düşünce yapısını saçma bulup arkadaşlığı kestim. Sonrasında Minecraft figürleri ile stop motion çektiğim bir YouTube kanalı açtım ve gayet iyi işliyordu, tabii Minecraft Türkiye oyuncularının gazabına uğrayana kadar, sonrasında YouTube işi de yattı tabii. Oyundan geçtikçe daha çok zevk alıyordum ve en yakın arkadaşlarımdan biri beni CS:GO ile tanıştırmıştı, sonrasında şöyle bir düşündüm ve neden ben bunun sunucusunu açmıyorum dedim? Geldik zurnanın hort dediği yere. Java ile Minecraft içinde harikalar oluşturabileceğimi öğrenmeme rağmen hiçbir destek almayacağımı biliyor ve zamanımı boşa harcamak istemiyordum bu yüzden skript seçeneğine yöneldim ve sunucu açılmıştı. Harika haritası gelişmiş oynayış zevki ve üç boyutlu doku paketi ile adeta zirveye oynama potansiyeli olan bir sunucu idi ki bir sunucuya para vermek istemediğimden ücretsiz hosttan açmıştım ki admin olarak oyuna girmek istediğimde rastgele birini oyundan atıp girmem gerekiyordu(keşke ininal kart ile daha erken tanışsaymışım). Sonrasında Pixelmon sunucularına yöneldim ki eskiden çok ciddi olarak oynadığım Yu-Gi-Oh! Oyunundan sonra(hala aktif olarak oynuyorum.) bu beni Pokemon evreni ne kartlarına yöneltti. Bu sayede hem TCG aşkım hem de Minecraft aşkım bir daha canlanmıştı. 1.7.10 sürümleri gelene kadar da arkadaşlarıma modları ben kuruyor, öğretiyordum bana aralarında "teknik dahi" diye çağırıyorlardı. Oyuna bu kadar güzel şeyler ekleyebilmek gerçekten Java öğrenmeye dayanıyorsa sanırım bunu yapmam gerek dedim ve başladım. Uzun bir süre kendi içimde bir şeyler denedikten sonra forumda ki ilk konularımı açıp linç yemek ayrıca bir hoşuma gitmişti tabii. Kendi eklentilerimin çalıştığını görünce Java'nın hayatımda ihtiyaç duyduğum şey olduğunu anladım ve oradan genel yazılıma açıldım ki hayatımın dönüm noktası tamda burada başladı. Ders notlarım git gide zayıflıyordu ilk defa 100'ün altında bir not ile tanışmıştım, ödevlere önem vermiyordum ve arkadaş çevrem git gide daralıyordu sadece kemik tayfa benimle kalmıştı. Bu süreçte yapı yeteneğim iyice yok oldu ve "Kemik tayfa oyuncularım" ile karşılaştığım WWE Türkiye sunucusunu kurdum. Sunucu çok güzel işliyordu ve tam tamına 7 ay açık kaldı, bu benim kendi çapımda ilk büyük başarımdı. Kapandıktan sonra kemik tayfam benden daha iyi şeyler beklemeye başladı tabii ve TinyHopes burada doğdu. Fikir muhteşem Detaylar muhteşem ama işleniş berbat sunucularda dördüncü sırayı kapmıştı bile. Aslında işleniş berbat listesine KOTCS ve TH sunucularımı almak biraz haksızlık oluyor ama tutmayan her sunucu benim için bir hayal kırıklığıdır. Bu sunucular ile birlikte bir şeyi öğrenmiştim ve o da ülkemizin yeniliğe açık olmamasıydı. Tüm girişimcilik hissiyatım durmuştu ve bu yüzden Minecraft ve yazılım dünyasından çok uzun süre uzak kaldım. Döndüğümde Minecraft Türkiye daha da kötü bir haldeydi. Bende insanların istediğini verdim onlara, içinde bol bol survival games bulunan bir hub sunucu. Tutar mıydı, bal gibi tutardı ama açmadım bunu kendime yapamazdım. Sonrasında yazılım sayesinde edindiğim bilgiler ile insanlara daha verimli işler sunabilirim diyerekten StrongerTR'yi açtım fakat çok fazla yenilikçi sistem insanların kafasını karıştırıyordu ve yeterince açıklayamamıştım, yeterince iyi sunamamıştım. Numara 14. Bu yine iki alandanda uzak kalmama sebep oldu. Kendimi koleksiyonculuğa verdim ve şu anda da figür koleksiyonculuğu yapıyorum, sonrasında eski oyuncularımdan birinin bana özelden teşvik mesajları yağdırması ile içimdeki şevk tekrardan ve belki de son kez uyandı ama denemeliydim, çünkü edinmem gereken tüm tecrübe artık sağ cebimde idi. Hikayenin buradan sonrasını önümüzdeki günlerde göreceğiz, olabildiğince kısaltıp az detaylandırarak yazmaya çalıştım, hayatıma şekil veren bu tatlı oyunun 10 yaşına basması benim için hem sevindirici hem de üzündürücü çünkü zamanın ne kadar hızlı geçtiğini zorla da olsa anlamam gerektiğini hatırlattı bana. Hiç sıkılmadan yazdım fakat sanırım biraz uzun oldu gerçekten tamamını okuyan varsa çok teşekkür ederim.
 

Pluginsel

* #NerdeOEskiGünler *
Emektar Üye
Mesajlar
1,021
Puanları
3,850
Ruh Hali
Oyuna 1.4-1.5.2(belki daha eski) sürümünde ana okulundan beri arkadaş olduğum ve hala beraber olduğumuz önemli bir dostumun tavsiyesi üzerine öğrendim tabii o zamanlar ünlü açılıp kapanan mikrofonu, bak yine mikrofon dedim, kamerayı mikrofon sandığımız için onu ağzımıza tutup video çekmeye çalışıyorduk. Tabii işe yaramayınca bir hayli sinirlenmiştik. Site hatası da vardı hatta bir ara, arkadaşıma ücretsiz olarak premium hesap satın almıştık ve o zamanlar password yazısını pasaport sanıyorduk. Mikrofonun kamera olduğunu öğrendiğimiz gün her şey değişti tabii o zamanlar ünlü olan elmas kılıç ve kask ile gezen Steve'in fotoğrafını bilgisayar ekranından o kamera ile çekip YouTube kanalımıza eklemiştik, ya da ekleyememiştik. Oyun da vakit geçirmekten çok mekanikleri öğrenmek istiyordum ve dostumda bunu biliyordu tabii öncelikle 200x200 bir alan hazırlayıp köylülere demir golem gibi bir kaç destek verip zombiler ile kapıştırmıştım, izlemesi çok zevkliydi. Bu oyunu nereden gördüğünü sorduğumda malum olarak Burak Şahin'in kanalını göstermişti, "bu abi çok küfür ediyor ben bunu izlemem!" desem de kendimi tutamayıp sonrasında fifa serilerini izlemişimdir. Dostum da beni tanıyor tabii bana oyunun elektrik mekaniği Kızıl taş'ı gösterdi ki sanırım en heyecanlandığım şey idi. Hemen kendi sistemlerimi oluşturmaya başladım, oyun paradoksları ve daha da ilerisi. Köylü iyileştirmek çok hoşuma gidiyordu ki zaten o zamanlarda ki en büyük hedefim doktor olmaktı. Sonrasında beraber çevrim içi sunucuları keşfettik, premium hesabı kullanmayı bilmiyorduk tabii öyle olunca tek çare idi Team Extreme. MCSG'ye birçok kez korsan hesapla giriş yapmayı denedik tabii her seferinde başarısız olduk o zamanlar korsan ile orijinalin farkını da çok umursamıyoruz. Neyse öyle forumlarda ve internette dolaşıyoruz karşılaştığımız şey ise korsan Türk faction sunucuları. Hikayenin buradan sonrası biraz daha bireysel tabii, Denizin üzerinde klan kalesi yapmam ve o zaman ki yapı yeteneğimin şimdikinden en az 50 kat daha güzel olması (abartmıyorum hayır) ile geçilmez bir üs kurmuştum ve denizlerin hakimiydim adeta, sunucunun çoğu deniz parçasında bir konaklama adam duruyordu oralarda büyü yapmayı öğreniyordum. Kızıl taş ile çok haşır neşir olduğum için de hileciler bile beni kendine müttefik edinmek istiyordu ki o zaman oyunda hile yapılabileceğine de inanmıyordum. Derken pazar eklentisi geldi ve herkesin pazar kurmak için yetkisi vardı, 2k paraya aldığım malzemelerle yaptığım iksirleri PvP delilerine 250k ya satmak beni sunucunun en zenginleri listesinde birinci getirdi. Ardından 20 kişilik bir hile ordusu klan kalemi basıp ele geçirdikten sonra tüm paramla intikam almaya baktım ve paralı asker ordusu dizdim, o gün o sunucuda ki son günüm oldu ama her zamanki gibi intikamımı almaktan çekinmemiştim. Yeni bir faction sunucusunda oynamaya başladım ve bu sefer bat cave yaptım ve şansıma Batman görünümü kullanan uzun süreli bir arkadaş edinmiştim, tabii ilk sunucuda edindiğim deli fişek bir arkadaşla hala konuşuyoruz. Sonrasında bu üssü kimse aşamayınca sunucunun bir numaralı klanına çok yüksek bir fiyattan bir açık bırakarak sattım ve iki numaralı klana o açığı nasıl kullanabileceklerini aynı fiyattan öğrendim, yine sunucuda hükümet kurdum. PvP'yi iyi yapamasamda okçuluk yeteneklerim muazzamın ötesinde idi ve Kızıl taş sağ olsun savunma hattımı geçmek imkansız gibi bir şeydi ki öldüğüm sunuculardan genellikle intikam alıp çıkıyordum. Sonrasında ki iki yıl tek oyunculu hayatta kalma modu beni ele geçirmişti ve çok uzun bir süre de öyle oldu, tabii bu yapı yeteneklerimi köreltse de beni bir Kızıl taş ustası haline getirmişti. Oyundan geçtikçe daha çok zevk alıyordum ama arkadaşlarım oyunun "t oyunu" olduğunu söyleyip bıraktıkları sırada neredeyse %95 kadarının düşünce yapısını saçma bulup arkadaşlığı kestim. Sonrasında Minecraft figürleri ile stop motion çektiğim bir YouTube kanalı açtım ve gayet iyi işliyordu, tabii Minecraft Türkiye oyuncularının gazabına uğrayana kadar, sonrasında YouTube işi de yattı tabii. Oyundan geçtikçe daha çok zevk alıyordum ve en yakın arkadaşlarımdan biri beni CS:GO ile tanıştırmıştı, sonrasında şöyle bir düşündüm ve neden ben bunun sunucusunu açmıyorum dedim? Geldik zurnanın hort dediği yere. Java ile Minecraft içinde harikalar oluşturabileceğimi öğrenmeme rağmen hiçbir destek almayacağımı biliyor ve zamanımı boşa harcamak istemiyordum bu yüzden skript seçeneğine yöneldim ve sunucu açılmıştı. Harika haritası gelişmiş oynayış zevki ve üç boyutlu doku paketi ile adeta zirveye oynama potansiyeli olan bir sunucu idi ki bir sunucuya para vermek istemediğimden ücretsiz hosttan açmıştım ki admin olarak oyuna girmek istediğimde rastgele birini oyundan atıp girmem gerekiyordu(keşke ininal kart ile daha erken tanışsaymışım). Sonrasında Pixelmon sunucularına yöneldim ki eskiden çok ciddi olarak oynadığım Yu-Gi-Oh! Oyunundan sonra(hala aktif olarak oynuyorum.) bu beni Pokemon evreni ne kartlarına yöneltti. Bu sayede hem TCG aşkım hem de Minecraft aşkım bir daha canlanmıştı. 1.7.10 sürümleri gelene kadar da arkadaşlarıma modları ben kuruyor, öğretiyordum bana aralarında "teknik dahi" diye çağırıyorlardı. Oyuna bu kadar güzel şeyler ekleyebilmek gerçekten Java öğrenmeye dayanıyorsa sanırım bunu yapmam gerek dedim ve başladım. Uzun bir süre kendi içimde bir şeyler denedikten sonra forumda ki ilk konularımı açıp linç yemek ayrıca bir hoşuma gitmişti tabii. Kendi eklentilerimin çalıştığını görünce Java'nın hayatımda ihtiyaç duyduğum şey olduğunu anladım ve oradan genel yazılıma açıldım ki hayatımın dönüm noktası tamda burada başladı. Ders notlarım git gide zayıflıyordu ilk defa 100'ün altında bir not ile tanışmıştım, ödevlere önem vermiyordum ve arkadaş çevrem git gide daralıyordu sadece kemik tayfa benimle kalmıştı. Bu süreçte yapı yeteneğim iyice yok oldu ve "Kemik tayfa oyuncularım" ile karşılaştığım WWE Türkiye sunucusunu kurdum. Sunucu çok güzel işliyordu ve tam tamına 7 ay açık kaldı, bu benim kendi çapımda ilk büyük başarımdı. Kapandıktan sonra kemik tayfam benden daha iyi şeyler beklemeye başladı tabii ve TinyHopes burada doğdu. Fikir muhteşem Detaylar muhteşem ama işleniş berbat sunucularda dördüncü sırayı kapmıştı bile. Aslında işleniş berbat listesine KOTCS ve TH sunucularımı almak biraz haksızlık oluyor ama tutmayan her sunucu benim için bir hayal kırıklığıdır. Bu sunucular ile birlikte bir şeyi öğrenmiştim ve o da ülkemizin yeniliğe açık olmamasıydı. Tüm girişimcilik hissiyatım durmuştu ve bu yüzden Minecraft ve yazılım dünyasından çok uzun süre uzak kaldım. Döndüğümde Minecraft Türkiye daha da kötü bir haldeydi. Bende insanların istediğini verdim onlara, içinde bol bol survival games bulunan bir hub sunucu. Tutar mıydı, bal gibi tutardı ama açmadım bunu kendime yapamazdım. Sonrasında yazılım sayesinde edindiğim bilgiler ile insanlara daha verimli işler sunabilirim diyerekten StrongerTR'yi açtım fakat çok fazla yenilikçi sistem insanların kafasını karıştırıyordu ve yeterince açıklayamamıştım, yeterince iyi sunamamıştım. Numara 14. Bu yine iki alandanda uzak kalmama sebep oldu. Kendimi koleksiyonculuğa verdim ve şu anda da figür koleksiyonculuğu yapıyorum, sonrasında eski oyuncularımdan birinin bana özelden teşvik mesajları yağdırması ile içimdeki şevk tekrardan ve belki de son kez uyandı ama denemeliydim, çünkü edinmem gereken tüm tecrübe artık sağ cebimde idi. Hikayenin buradan sonrasını önümüzdeki günlerde göreceğiz, olabildiğince kısaltıp az detaylandırarak yazmaya çalıştım, hayatıma şekil veren bu tatlı oyunun 10 yaşına basması benim için hem sevindirici hem de üzündürücü çünkü zamanın ne kadar hızlı geçtiğini zorla da olsa anlamam gerektiğini hatırlattı bana. Hiç sıkılmadan yazdım fakat sanırım biraz uzun oldu gerçekten tamamını okuyan varsa çok teşekkür ederim.
Maşallah müsait bir zamanımda okumayı deneyeceğim (Tabii üşenmezsem.)