- En iyi cevaplar
- 0
Evrenler Şeması
Merhaba arkadaşlar.
Uzun bir zamandır bütün öğretmenlerim ile başlıktaki üç konu üzerinde konuşmaktaydım ve sonunda bitirdim. Aynı zamanda Britanya Mantık Fuarı'ndan 2. ödülü aldım ve artık bu projenin bir amacı olmadığından dolayı sizlerle de paylaşayım dedim.
Bir şema yaptım. Evren Öncesi Hiperuzay'a değindim. Anlamadıysanız fotoğrafa, oradan da aşağıdaki yazılara atlayın.
İlk olarak şunu benimseyin. "Hiçlik" kavramı (Hiperuzay Kavramı), sadece görünüm tahmininden gelmektedir. Simsiyah ve "akıcı" bir boşluk olduğunu düşündüğümüzden hiçliktir. Yoksa, büyük patlama gibi gerçekleşen birçok patlamanın artıkları bize ve evrenimize zarar vermesin diye bir güç tarafından (burada konuya din giriyor ama ben değinmeyeceğim) hiçlikte bekletilir. Fakat, maddeler "karanlık madde" halinde olduğu için simsiyah gözükür. Karadeliklerin içi gibi. Eğer Karanlık Madde nedir öğrenmek istiyorsanız profilime girin ve @KadirBerk arkadaşımızın bana sorduğu sorunun cevabını okuyun.
Hiçlik aynı zamanda sürtünme kuvvetinin olduğu bir alandır. Yoksa ışık oraya adımını dahil atamazdı.
Hiçlikte bu maddeler, herhangi bir sürtünme tarafından hareketlenir ve bir baloncuk açar. Baloncuğun içinde maddeler görünür hale gelirler ve deli gibi dolaşırlar. Evrenler böyle oluşmuştur. Nereden geldiği bilinmeyen bir sürü baloncuk birleşmiş ve içindeki her madde birbirine tokuşmuştur. Bu, evrenlerin üst üste binmesini sağlayıp boyut kavramını açmıştır.
Şu an gördüğünüz her bir boyut, aslında çakışmış bir evrenin sonucudur.
Verectus (evrenimiz) ile JG-1584 evreni olduğu düşünülmekte.
4. Boyut
Einstein'ın her konusuna inandığım fakat buna inanmadığım için bir özür borcum yok. Ben, 4. boyutun "zaman" olduğuna inanmamaktayım. Bana göre 4. boyut, "Işık" ve ya onu oluşturan "Renk Fotonları".
Üst üste çakışan evrenlerden bahsetmiştim. Aynı zamanda fotonlarda çakışarak ve kırılarak renkleri oluşturdu (benim teorim). Renkler ise son boyut olan 3. boyutun çakışması ile bir çizgi halini aldı ve gölgeler oluşturdu.
Bir renk hayal edin. Mavi mesela. MASMAVİ. Ne bir ışık, ne bir gölge yok. Önünüzdeki masayı dahil göremiyorsunuz.
Böyle Gözükürdü:
Fakat buna biraz ışık eklediğimizde (herhangi bir yerden), oluşan gölge ile nesneleri seçebiliriz. Mesela buna örnek resim vermektense, hemen çıkıp bulutlara bakın. Gökyüzü mavidir, çünkü en hızlı mavi renk kırılır. Fakat, eğer ışık olmasaydı, her yer mavi olurdu. Çünkü renkler başıboş kalırdı ve gölgelendirme olmadığı için bulutlar görünmez olurdu. Her şey, öyle olurdu.
4. Boyut Paradoksu
Fakat, aynı zamanda bu teorinin istemediğim bir biçimde paradoksu oldu.
Madem renkler başı boş, o zaman ilk renkler nereden geldi? Ve ya şöyle açıklayayım:
Evren Öncesi Hiperuzay siyah ise, renklerin yaşı ne?
Bunu bilemiyoruz. Bu da teorimi yarı başarısız kılıyor.
Yarı doğru-yarı yanlış.
Siz Ne Diyorsunuz Bu İşe?
-Yeselectro
Merhaba arkadaşlar.
Uzun bir zamandır bütün öğretmenlerim ile başlıktaki üç konu üzerinde konuşmaktaydım ve sonunda bitirdim. Aynı zamanda Britanya Mantık Fuarı'ndan 2. ödülü aldım ve artık bu projenin bir amacı olmadığından dolayı sizlerle de paylaşayım dedim.
Bir şema yaptım. Evren Öncesi Hiperuzay'a değindim. Anlamadıysanız fotoğrafa, oradan da aşağıdaki yazılara atlayın.
İlk olarak şunu benimseyin. "Hiçlik" kavramı (Hiperuzay Kavramı), sadece görünüm tahmininden gelmektedir. Simsiyah ve "akıcı" bir boşluk olduğunu düşündüğümüzden hiçliktir. Yoksa, büyük patlama gibi gerçekleşen birçok patlamanın artıkları bize ve evrenimize zarar vermesin diye bir güç tarafından (burada konuya din giriyor ama ben değinmeyeceğim) hiçlikte bekletilir. Fakat, maddeler "karanlık madde" halinde olduğu için simsiyah gözükür. Karadeliklerin içi gibi. Eğer Karanlık Madde nedir öğrenmek istiyorsanız profilime girin ve @KadirBerk arkadaşımızın bana sorduğu sorunun cevabını okuyun.
Hiçlik aynı zamanda sürtünme kuvvetinin olduğu bir alandır. Yoksa ışık oraya adımını dahil atamazdı.
Hiçlikte bu maddeler, herhangi bir sürtünme tarafından hareketlenir ve bir baloncuk açar. Baloncuğun içinde maddeler görünür hale gelirler ve deli gibi dolaşırlar. Evrenler böyle oluşmuştur. Nereden geldiği bilinmeyen bir sürü baloncuk birleşmiş ve içindeki her madde birbirine tokuşmuştur. Bu, evrenlerin üst üste binmesini sağlayıp boyut kavramını açmıştır.
Şu an gördüğünüz her bir boyut, aslında çakışmış bir evrenin sonucudur.
Verectus (evrenimiz) ile JG-1584 evreni olduğu düşünülmekte.
4. Boyut
Einstein'ın her konusuna inandığım fakat buna inanmadığım için bir özür borcum yok. Ben, 4. boyutun "zaman" olduğuna inanmamaktayım. Bana göre 4. boyut, "Işık" ve ya onu oluşturan "Renk Fotonları".
Üst üste çakışan evrenlerden bahsetmiştim. Aynı zamanda fotonlarda çakışarak ve kırılarak renkleri oluşturdu (benim teorim). Renkler ise son boyut olan 3. boyutun çakışması ile bir çizgi halini aldı ve gölgeler oluşturdu.
Bir renk hayal edin. Mavi mesela. MASMAVİ. Ne bir ışık, ne bir gölge yok. Önünüzdeki masayı dahil göremiyorsunuz.
Böyle Gözükürdü:
Fakat buna biraz ışık eklediğimizde (herhangi bir yerden), oluşan gölge ile nesneleri seçebiliriz. Mesela buna örnek resim vermektense, hemen çıkıp bulutlara bakın. Gökyüzü mavidir, çünkü en hızlı mavi renk kırılır. Fakat, eğer ışık olmasaydı, her yer mavi olurdu. Çünkü renkler başıboş kalırdı ve gölgelendirme olmadığı için bulutlar görünmez olurdu. Her şey, öyle olurdu.
4. Boyut Paradoksu
Fakat, aynı zamanda bu teorinin istemediğim bir biçimde paradoksu oldu.
Madem renkler başı boş, o zaman ilk renkler nereden geldi? Ve ya şöyle açıklayayım:
Evren Öncesi Hiperuzay siyah ise, renklerin yaşı ne?
Bunu bilemiyoruz. Bu da teorimi yarı başarısız kılıyor.
Yarı doğru-yarı yanlış.
Siz Ne Diyorsunuz Bu İşe?
-Yeselectro