theomurga
Marangoz
- En iyi cevaplar
- 0
+ : Brine gel Hadi. Şenliklere geç kalacağız.
- : Tamam geldim işte.
Steve ve Brine O gün olacak mantar toplama şenlikleri için çok heycanlıydılar. İkisi de hemen yola çıktılar. Ovayı aşıp Nehirden geçtiler. Sonunda ormana vardılar. Etraf kalabalıktı. Mantar toplamaya başladılar. Sepetleri mantarla dolmuştu. O sırada hava kararmaya başladı.
Steve : Daha akşam üstü. Değil mi ?
Hava hızla kararıyordu. İnsanlar şaşkınlık içerisindeydiler. Bir yıldırım çaktı kalabalığın ortasına.
Yıldırım çakan kişinin yüzü birden yeşile döndü. Derisi kurudu ve garip sesler çıkarmaya başladı. O sırada başkasının üstüne atladı.
Bir yıldırım daha çaktı. Çakan kişi yeşil bir renk aldı ve "sssssss" demeye başladı koşuşturuyordu.
Bir yıldırım daha çaktı. Çakan kişi birden simsiyah oldu kemikleri uzadı yerden bir parça koparıp ışınlandı.
Bir yıldırım daha çaktı. Yıldırımın çaktığı kişinin elinde yay vardı. Tüm derisi eridi ve tamamen bir iskelet oldu.
İnsanlar kaçıyorken bu ikili şok olmuştu. Bir anda irkildiler ve evlerine doğru koşmaya başladılar.
Arkalarından yaratıklar geliyorlardı.
Steve : Koş Brine koş ! Köprüye gelmişlerdi. Burayı geçerlerse atladırlardı.
Köprünün yarısını geçtiklerinde Steve nin ayağı kaydı. Brine hemen geri döndü ve onu kaldırdı. Yaratıklar yakınlaşmıştı. Ama bir engel kalmamıştı. O sırada Bir yıldırım daha duyuldu. Bu gecenin son yıldırımıydı.
Bu yıldırım Brine nin gözlerine çaktı. Brine yere yığıldı.
Steve Kardeşine son kez baktı. Son kez seslendi artık gözleri yerinde olmayan kardeşine.
"BRİNEE, BRİNEEE, HERO BRİNE"
Steve kurtulmuştu ama arkasında çok önemli bir şey bırakmıştı.
- : Tamam geldim işte.
Steve ve Brine O gün olacak mantar toplama şenlikleri için çok heycanlıydılar. İkisi de hemen yola çıktılar. Ovayı aşıp Nehirden geçtiler. Sonunda ormana vardılar. Etraf kalabalıktı. Mantar toplamaya başladılar. Sepetleri mantarla dolmuştu. O sırada hava kararmaya başladı.
Steve : Daha akşam üstü. Değil mi ?
Hava hızla kararıyordu. İnsanlar şaşkınlık içerisindeydiler. Bir yıldırım çaktı kalabalığın ortasına.
Yıldırım çakan kişinin yüzü birden yeşile döndü. Derisi kurudu ve garip sesler çıkarmaya başladı. O sırada başkasının üstüne atladı.
Bir yıldırım daha çaktı. Çakan kişi yeşil bir renk aldı ve "sssssss" demeye başladı koşuşturuyordu.
Bir yıldırım daha çaktı. Çakan kişi birden simsiyah oldu kemikleri uzadı yerden bir parça koparıp ışınlandı.
Bir yıldırım daha çaktı. Yıldırımın çaktığı kişinin elinde yay vardı. Tüm derisi eridi ve tamamen bir iskelet oldu.
İnsanlar kaçıyorken bu ikili şok olmuştu. Bir anda irkildiler ve evlerine doğru koşmaya başladılar.
Arkalarından yaratıklar geliyorlardı.
Steve : Koş Brine koş ! Köprüye gelmişlerdi. Burayı geçerlerse atladırlardı.
Köprünün yarısını geçtiklerinde Steve nin ayağı kaydı. Brine hemen geri döndü ve onu kaldırdı. Yaratıklar yakınlaşmıştı. Ama bir engel kalmamıştı. O sırada Bir yıldırım daha duyuldu. Bu gecenin son yıldırımıydı.
Bu yıldırım Brine nin gözlerine çaktı. Brine yere yığıldı.
Steve Kardeşine son kez baktı. Son kez seslendi artık gözleri yerinde olmayan kardeşine.
"BRİNEE, BRİNEEE, HERO BRİNE"
Steve kurtulmuştu ama arkasında çok önemli bir şey bırakmıştı.