Betimleme yapıyoruz

Kovalski

Hayalet Avcısı
En iyi cevaplar
0
Konu: Rahatlatıcı bir ortam

Rize yollarında bisiklet sürerken aniden yağmur bastırdı, üşüdüm tabi. Hızlıca çantamdan bir mont çıkardım ve yoluma devam ettim. Ben giderken yağmur hızlanmaya, şimşekler çakmaya, rüzgar şiddetlenmeye başladı. Artık yağmur altında değil resmen fırtınaya tutulmuştum. Hızlıca ağaçların orada kuru bir yer bulup çadırımı kurdum. Sıcak bir kahve yaptım. Çadırıma çarpan yağmur damlaları, kahvenin kokusunu içime çekerek yağmurun dinmesini bekledim.
 

PASCIA

Eren Bülbül
Oyun Geliştirici
En iyi cevaplar
0
Rizede bir köy yolunda bedenen kayıp, ruhen ise kendimi bulmuştum. Yanımda bir bavuldan başka hiçbir şeyim yoktu. Bavulun içinde sattığım evimin parası ve acele bir şekilde indiriğim kıyafetlerim vardı. Birde dedemden kalma tahta bir çakıyı almıştım yanıma. Ne yapacaktım bilmiyorum. Ama umrumda değildi. Yağmur aniden bastırmasıyla adeta bir rüyadan uyandım. Delicesine ıslanıyordum. Üstümdeki kapşonlu siyah giysi su çekerek ağırlaşırken ayakkabım çamur doluyordu. Bavulumu çekiştire çekiştire ilerliyordum. İlerde bir köy olsa gerek. Işıklar belli belirsiz. Yağmur damlarının arasından geçen ışık parıltılarını izlemeye koyuldum. Belki yeni hayatımın doğum yeri olacak o köye girdiğimde fırtına hala şiddetliydi. Her yerim ıslanmıştı. Tekerlekli bavulumun içinin ıslanmaması için dua ederken köyde dışarıda kimsenin olmadığını fark ettim.
 

lSincapl

Nether Yerlisi
En iyi cevaplar
0
Rizede bir köyde inek ve koyun sesleri arasında bulutlu bir havada yürümekteydim. Yavaş yavaş hayvan sesleri yerini rüzgarın çalılara çarparak çıkarttığı seslere dönüştü. Bulutlar gri tonları ile tepemden aşağı bakıyor ve ağırlıklarını bırakabilmek için kükrüyorlardı. Kapşonumu taktım, istifimi bozmadan yürümeye devam ettim. İlk damla, ikinci damla derken yağmur tüm şiddeti ile bastırdı, toprak yollar çamur oldu, hayvanlar ahırlarına kaçtı. Yanımdan insanlar geçiyordu konuşa konuşa, yağmurdan ve enfes kokusundan kaçıyorlardı. Ne dediklerini duyabilmek için kulaklığımı yavaşça çıkardım. Yağmura karışık insan sesi ile mest olmak için kendimi hazırlamıştım. Orta yaşlı bir amca ve bir hanımefendi yanımda hızla geçerek konuşuyorlardı ne dediklerini anlayabilmek için seslerine odaklandım ve yağmur suyu ile ıslanmış narin seslerinden çıkan kelimeleri ile mest oldum "Uyyy haçan, nasiiiii, uşaaauumm, daaaa, ne deysun."
 

Erkutay_

DragonBlock
En iyi cevaplar
10
Rizede bir köy yolunda bedenen kayıp, ruhen ise kendimi bulmuştum. Yanımda bir bavuldan başka hiçbir şeyim yoktu. Bavulun içinde sattığım evimin parası ve acele bir şekilde indiriğim kıyafetlerim vardı. Birde dedemden kalma tahta bir çakıyı almıştım yanıma. Ne yapacaktım bilmiyorum. Ama umrumda değildi. Yağmur aniden bastırmasıyla adeta bir rüyadan uyandım. Delicesine ıslanıyordum. Üstümdeki kapşonlu siyah giysi su çekerek ağırlaşırken ayakkabım çamur doluyordu. Bavulumu çekiştire çekiştire ilerliyordum. İlerde bir köy olsa gerek. Işıklar belli belirsiz. Yağmur damlarının arasından geçen ışık parıltılarını izlemeye koyuldum. Belki yeni hayatımın doğum yeri olacak o köye girdiğimde fırtına hala şiddetliydi. Her yerim ıslanmıştı. Tekerlekli bavulumun içinin ıslanmaması için dua ederken köyde dışarıda kimsenin olmadığını fark ettim.
Cin li köy
 
Üst