[Adragos]2004 - Bölüm 1(Geçmişin Kırıntıları) *Kitap*

Kitabımın konusunu beğendiniz mi?

  • Evet, hoşuma gitti.

  • Hayır, pek sevmedim.

  • Okumayı fazla sevmiyorum.


Sonuçlar yalnızca oylamadan sonra görülebilir.

Adragos

Kızıltaş Madencisi
Emektar Üye
En iyi cevaplar
0
Linki görebilmek için üye olmanız gerekiyor. Giriş yap veya üye ol.

Linki görebilmek için üye olmanız gerekiyor. Giriş yap veya üye ol.

Merhabalar,
yeni bir kitap yazmaya karar verdim ve konusunu burada açmaktayım fakat bu kitap için farklı planlarım var bu nedenle devam bölümlerini bu forum
üzerinden paylaşmamaya karar verdim.
Fikrim değişebilir, bunun üzerine daha konuşmayacağım.

Linki görebilmek için üye olmanız gerekiyor. Giriş yap veya üye ol.

Bölüm 1 - Geçmişin Kırıntıları
4 Ocak 2004, Yer Londra.
Sabaha karşı 04:04.
---
Adam gecenin soğuğuna karşı gelememiş, yorgun bir şekilde uyuyordu ancak yatağının yanıbaşında kesilmiş katilin avuçları içindeki tabancayı
korkusuz bir şekilde kafasına doğrulttuğunu hissedemeyecek kadar derin bir uykudaydı.
Aynı zamanda katil, yeterince yüksek olan bu apartmana camdan girmek fazlasıyla sorun değilmiş gibi, bir de sigarasının bittiğini dert görüyordu.
Bir kaç saniye düşündü oracıkta katil; Bu adamda fazladan sigara var mıydı acaba?
Gecenin donuk havası ve evin içerisini hafif ve parça parça aydınlatan ay ışığı gençliğini hatırlatıyordu katile.

13 Haziran 1988;

Genç yıllarını hakettiği gibi geçirememiş olması aşikardı, kendiside ne yazık ki bu durumu biliyor ve yüzleşmeye çalışıyordu.
O zamanlar en yakın arkadaşının evindeki doğum günü partisinde tanışmış olduğu genç bir bayan olan Emily'yi görmüştü ve düpedüz tutulmuştu.
Kızın gözleri, bir zamanlar babası ile Eastbourne'de ki denizin mavisini anımsatıyordu Damian'a.
Bütün partidekilerle irtibatını kesmişti ve doğruca ona odaklanıyordu ki kızında kendisine baktığını fark etmişti ve bunun farkındalığı ile
kalbi hızlıca çarpmaya başlamıştı. Kendisini daha fazla tutamadı ve ufak, tedbirli adımlarla ona doğru yürümeye çalışıyordu.
Şansı yaver gitmişti ve kızı parti sonrası, babasının binasına doğru götürmek için sarfetmesi gereken yola koyulmuşlardı.
Eve vardıklarında evin kapısı aralıktı ve içeriden hiçbir ses gelmiyordu. "Burada bekle" diyerek arabanın içinde kalmasını istemişti kızdan ve
aralık kapıya doğru sessizce yaklaşmış, ardından elini kullanarak kapıyı hafifçe ittirmişti. Açılırken tiksinç bir gıcırdama yapan kapı eşliğinde
evin içinden hızlı bir adımlama sesleri duyulmuştu. "Merhaba, kimse var mı?" demişti Damian, fakat içeriden hiçbir ses gelmemişti tekrar.
İçeriye doğru yavaşça girmmişti ve ışığı yakmak için lambaya doğru yönelmişti fakat evin neden bu kadar pis koktuğunu hala anlayamamıştı.
İçeride ki ışığı açtıktan sonra salonda babasının kanlar içinde hareketsiz bedenini görmüştü. Telaşlar içinde ne yapacağını bilemedi ve babasına doğru koşup,
sımsıkı sarılmıştı. Gözyaşları babasının ruhsuz yüzünü görmesini engelliyordu. Arabasında ki kız aklına gelmişti bir de, babasını bırakıp Emily'yi
uyarmaya giderken bir patlama sesi gelmişti. Düşündüğünün olmasından korkuyordu, daha hızlı adımlamalar ile evden çıkmıştı fakat kız
yerde yatıyor ve her kim olduğu bilinmeyen adam, Damian'ın arabasını çalmış gidiyordu...

Gerçekten kötü zamanlardı ve kendisini ruhsuz hissettirmesine, hayatını bir hiç kılmaya yeterliydi yaşananlar ayrıca
bu kadar derin düşüncelere dalmak Damian içinde yetmişti. Derin bir nefes almış, susturucunun takılı olduğu eski ve
kaliteli silahın ser tetiğine basmış, mermiyi doğruca hedefin kafatasına ateşlemişti.

Linki görebilmek için üye olmanız gerekiyor. Giriş yap veya üye ol.

İyi forumlar, iyi ramazanlar dilerim..
:şapka:
Linki görebilmek için üye olmanız gerekiyor. Giriş yap veya üye ol.

*Kapak resmi için @detlayt 'a teşekkürlerimi sunuyorum. :)*​
 
Son düzenleme:
Üst