De4D_L4nDeR
Zombi Katili
- En iyi cevaplar
- 0
Bağzılarınız bilir Turkcraft ta (reklam amacım yok) böyle bir serim vardı çokta beğenilmişti.Artık buradayım ama farklı hikayelerle.
Bölüm1
Merhaba sevgili can dostlarım.İşte bu benim öyküm.Alpha sırasında arkadaşım Hopidiku(Steve) ile ağaçların altında geziyorduk. tabii o zamanlar gigant vs. vardı. henüz yatak diye bir şey yoktu ancak biz Hopidiku ile moblardan kaçmak için ölüm kalım savaşı verirken günler hızla geçiyordu.Ayağım domuzun birine takılınca yere yapıştım.Yeter artık diye mırıldandım olduğum yerden.Ne bu böyle.Hopidiku beni kaldırmasa yerden kalkamazdım.Ne oldu, diye sordu.Ona sinirle baktım ^^Hiiç ben manyağım ya kendimi bilerek yüz üstü yere attım!^^ dedim sinirle. ^tamam kızma bukadar domuzun biri düşürdü işte oldu bitti'' Sonra birden kafama dank etti.
Domuz mu? daha önceden oyunda domuz yoktu?Hopidiku ile bir süre bakışıp durduk. Sende benim düşündüğümümü mü düşünüyorsun? dedim.''Evet gece olmadan eve gitmeliyiz''. Sinirle iç çektim. ''salak domuz var domuz oyunda domuz yoktu!''.''haaa doğru o zaman yeni güncelleme geldi''. Anca jeton düştü.
''bu arada gökyüzüne bak gece olmak üzere'' dedi. AAoo ben bunu unutmuştum. yanımıza domuzuda alıp eve doğru koştuk....
Bölüm2
kapıyı az daha kırıyorduk sıkış tepis eve girdik. yani elinde bir domuzla eve koşturarak dalman zordur.'nihayet vardık ohh!' dedim. Hopidiku ise :
-ben şu yatağa uzanayım dedi. Ne Ne Ne NE?????????? Yatakmı? Yeni güncellemede yataktamı vardı? tam ağzımı açacakkenHopidiku bana demir kürekle bir vurdu yatağa bayıldım. sabah olunca az daha şaşkın lıktan dilimi yutacaktım!! her yerde Domuz!? Ne yaptıııqqnnseeennnnnnn!!, d,iye haykırdım Hopidikuya. o ise Ne yaptım beeeğğğnnn? dedi. Ulan evimizi ahıra çevirdim şimdide dalgamı geçiyon?? Evet dedi . hıh sinir şey
neyse çabuk toparlan dışarı çıkıyoruz bu güncellemeyi araştıralım dedim. İlk madene inelim dedi.Tamam dedim. Biraz bedrock kırsak iyi olurdu. En alt karta indik bedrocku kırmaya başladık.Ama o ne bedrock kırılmıyor??Nee bu nee iye bağırdım. Bu iş böyle olmaz dedi. Ulu Notchun yanına gitmeliyiz dedi. Hopidikudan bu olgunluğu beklemezdim ama olmuştu işte. haydi gidelim dedim.Ve notchun sarayına doğru yola çıktık (ve tabii ki yolda bir kaç kez yere yapıştım)
Bölüm3
Sonunda Ulu Notchun sarayına vardığımızda az daha küçük dilimizi yutacaktık her yerde turuncu üzerinde çirkin bir yüz şekli olan şeyler vardı.Kapıdaki Nöbetçilerin Notchun taht odasına daldık. Ve en güzel şeyi gördüm orada mavi parıl parıl bişeyi Notch elinde tutuyordu
Buraya güncelemeler için geldiğinizi biliyorum ama güncellemeleri söyleyemem.
Bunun için sizi Kaşif olarak atıyorum.Güncellemeleri Araştıracaksınız.
Bölüm4
Hopidiku ve ben dışarı çıktığımızda üzerimize binlerce şimşek çaktı ve bayıldım.
Uyandığımda bir yatakta uzanıyordum.Burasıda neresi? Hopidiku nerede? Ben neredeyim? Kafamda binlerce soru vardı. duvarlara baktım. üç başlı rahip kıyafeti giymiş bir yaratık tabloda bana bakıyordu. Sonra orada bir kapıda olduğunu fark ettim.
Derken kapı açıldı. Hemen ayağa fırladım. Gelen Notchdu. Bana ''Otur evlat''dedi
Yatağa oturdum. Ve bana bakıp şöyle dedi: Seni neden buraya getirdiğimi merak ediyorsundur. Şöyle ki sen normal biri değilsin. ''Ha?'' Evet bunu daha önce açıklamam gerekirdi. Ama zamanım yoktu. İçimden tabi zamanın olmaz durmadan elmaslara bakıp durduğun için diye düşündüm. Ve asıl konulara gelirsek senin özel güçlerin var.
Neden gözlerin beyaz sence hiç düşündün mü? Duyduklarıma inanamıyordum. Ben bunu bir hastalık sanarken özel güç nereden çıktı? Beynim allak bullak olmuştu.
Doğru düşünemiyordum. Sadece: Hopidiku nerede diye sorabildim. O iyi şu an mantar güveci yiyor. Acıkmış. Sanırım ilk keşfimi yaptım dedim. Nedir o ? dedi. Açlık!
oyunda açlık yoktu. Notch : seni tebrik ederim. Hopidikuyu bulman için 2 kat aşağıya inmen gerek. Özel güçlerini keşif te bulabileceğini ümit ediyorum. Ben kapıdan çıkarken: Bu arada Aşağı katta 320 nolu tabelası olan odada biri var onuda yanına alıp gitmeni istiyorum dedi. Tamam dedim. Aşağı katta 320 nolu odadaki kişiyi görünce nefsim kesildi. Bir süre dondum kaldım. Bu bir Kız ???
Bölüm5
Evet bir kız !! camdan dışarısını seyrediyordu. Kahverengi saçları beline kadar iniyordu
henüz beni görmemişti. Notch neden bu kızın bizimle gitmesini istemişti anlamıyordum.
sıkıntıyla ofluyordu. Belki canı sıkılmasın diye istemişti. Arkanızı dönünce beyaz gözlü birinin size baktığını görünce ne yaparsanız onu yaptı. çığlık çığlığa geriye sendeledi pencere den aşağı düşmek üzereydi. Ama nasıl olduysa yanına ışınlanıp onu elinden
yakaladım . İtiraf edeyim nasıl ışınlandım bilmiyorum ama müthiş bir duyguydu.
Onu içeri çektim. Yere ayak basar basmaz bana korkuyla şu soruyu sordu: gözlerin neden bembeyaz? Neden herkes bana aynı soruyu soruyor? Bende şöyle sordum:
Peki senin gözlerin mor? Bütün ailemin göz rengi mor dedi. Her neyse beni buraya Notch gönderdi benimle gel. İsteksizce kabul etti (beyaz gözlerim ve ışınlanmam onu korkutmuş olduğu içinde gelmiş olabilir). Aşşağısı bir yemekhaneydi. İlk önce ben aşağı inince Hopidiku bana el salladı. Arkamdaki kızı görünce duraksadı. Onun yanına gittiğimizde bu da kim dedi. Kız cevap verdi: Benim adım Zuzia. İsmini duyunca Az daha haykıracaktım kahkahayla. zar zor şöyle dedim keşif maceramıza oda katılacak.
Devam edecek...
Bölüm1
Merhaba sevgili can dostlarım.İşte bu benim öyküm.Alpha sırasında arkadaşım Hopidiku(Steve) ile ağaçların altında geziyorduk. tabii o zamanlar gigant vs. vardı. henüz yatak diye bir şey yoktu ancak biz Hopidiku ile moblardan kaçmak için ölüm kalım savaşı verirken günler hızla geçiyordu.Ayağım domuzun birine takılınca yere yapıştım.Yeter artık diye mırıldandım olduğum yerden.Ne bu böyle.Hopidiku beni kaldırmasa yerden kalkamazdım.Ne oldu, diye sordu.Ona sinirle baktım ^^Hiiç ben manyağım ya kendimi bilerek yüz üstü yere attım!^^ dedim sinirle. ^tamam kızma bukadar domuzun biri düşürdü işte oldu bitti'' Sonra birden kafama dank etti.
Domuz mu? daha önceden oyunda domuz yoktu?Hopidiku ile bir süre bakışıp durduk. Sende benim düşündüğümümü mü düşünüyorsun? dedim.''Evet gece olmadan eve gitmeliyiz''. Sinirle iç çektim. ''salak domuz var domuz oyunda domuz yoktu!''.''haaa doğru o zaman yeni güncelleme geldi''. Anca jeton düştü.
''bu arada gökyüzüne bak gece olmak üzere'' dedi. AAoo ben bunu unutmuştum. yanımıza domuzuda alıp eve doğru koştuk....
Bölüm2
kapıyı az daha kırıyorduk sıkış tepis eve girdik. yani elinde bir domuzla eve koşturarak dalman zordur.'nihayet vardık ohh!' dedim. Hopidiku ise :
-ben şu yatağa uzanayım dedi. Ne Ne Ne NE?????????? Yatakmı? Yeni güncellemede yataktamı vardı? tam ağzımı açacakkenHopidiku bana demir kürekle bir vurdu yatağa bayıldım. sabah olunca az daha şaşkın lıktan dilimi yutacaktım!! her yerde Domuz!? Ne yaptıııqqnnseeennnnnnn!!, d,iye haykırdım Hopidikuya. o ise Ne yaptım beeeğğğnnn? dedi. Ulan evimizi ahıra çevirdim şimdide dalgamı geçiyon?? Evet dedi . hıh sinir şey
neyse çabuk toparlan dışarı çıkıyoruz bu güncellemeyi araştıralım dedim. İlk madene inelim dedi.Tamam dedim. Biraz bedrock kırsak iyi olurdu. En alt karta indik bedrocku kırmaya başladık.Ama o ne bedrock kırılmıyor??Nee bu nee iye bağırdım. Bu iş böyle olmaz dedi. Ulu Notchun yanına gitmeliyiz dedi. Hopidikudan bu olgunluğu beklemezdim ama olmuştu işte. haydi gidelim dedim.Ve notchun sarayına doğru yola çıktık (ve tabii ki yolda bir kaç kez yere yapıştım)
Bölüm3
Sonunda Ulu Notchun sarayına vardığımızda az daha küçük dilimizi yutacaktık her yerde turuncu üzerinde çirkin bir yüz şekli olan şeyler vardı.Kapıdaki Nöbetçilerin Notchun taht odasına daldık. Ve en güzel şeyi gördüm orada mavi parıl parıl bişeyi Notch elinde tutuyordu
Buraya güncelemeler için geldiğinizi biliyorum ama güncellemeleri söyleyemem.
Bunun için sizi Kaşif olarak atıyorum.Güncellemeleri Araştıracaksınız.
Bölüm4
Hopidiku ve ben dışarı çıktığımızda üzerimize binlerce şimşek çaktı ve bayıldım.
Uyandığımda bir yatakta uzanıyordum.Burasıda neresi? Hopidiku nerede? Ben neredeyim? Kafamda binlerce soru vardı. duvarlara baktım. üç başlı rahip kıyafeti giymiş bir yaratık tabloda bana bakıyordu. Sonra orada bir kapıda olduğunu fark ettim.
Derken kapı açıldı. Hemen ayağa fırladım. Gelen Notchdu. Bana ''Otur evlat''dedi
Yatağa oturdum. Ve bana bakıp şöyle dedi: Seni neden buraya getirdiğimi merak ediyorsundur. Şöyle ki sen normal biri değilsin. ''Ha?'' Evet bunu daha önce açıklamam gerekirdi. Ama zamanım yoktu. İçimden tabi zamanın olmaz durmadan elmaslara bakıp durduğun için diye düşündüm. Ve asıl konulara gelirsek senin özel güçlerin var.
Neden gözlerin beyaz sence hiç düşündün mü? Duyduklarıma inanamıyordum. Ben bunu bir hastalık sanarken özel güç nereden çıktı? Beynim allak bullak olmuştu.
Doğru düşünemiyordum. Sadece: Hopidiku nerede diye sorabildim. O iyi şu an mantar güveci yiyor. Acıkmış. Sanırım ilk keşfimi yaptım dedim. Nedir o ? dedi. Açlık!
oyunda açlık yoktu. Notch : seni tebrik ederim. Hopidikuyu bulman için 2 kat aşağıya inmen gerek. Özel güçlerini keşif te bulabileceğini ümit ediyorum. Ben kapıdan çıkarken: Bu arada Aşağı katta 320 nolu tabelası olan odada biri var onuda yanına alıp gitmeni istiyorum dedi. Tamam dedim. Aşağı katta 320 nolu odadaki kişiyi görünce nefsim kesildi. Bir süre dondum kaldım. Bu bir Kız ???
Bölüm5
Evet bir kız !! camdan dışarısını seyrediyordu. Kahverengi saçları beline kadar iniyordu
henüz beni görmemişti. Notch neden bu kızın bizimle gitmesini istemişti anlamıyordum.
sıkıntıyla ofluyordu. Belki canı sıkılmasın diye istemişti. Arkanızı dönünce beyaz gözlü birinin size baktığını görünce ne yaparsanız onu yaptı. çığlık çığlığa geriye sendeledi pencere den aşağı düşmek üzereydi. Ama nasıl olduysa yanına ışınlanıp onu elinden
yakaladım . İtiraf edeyim nasıl ışınlandım bilmiyorum ama müthiş bir duyguydu.
Onu içeri çektim. Yere ayak basar basmaz bana korkuyla şu soruyu sordu: gözlerin neden bembeyaz? Neden herkes bana aynı soruyu soruyor? Bende şöyle sordum:
Peki senin gözlerin mor? Bütün ailemin göz rengi mor dedi. Her neyse beni buraya Notch gönderdi benimle gel. İsteksizce kabul etti (beyaz gözlerim ve ışınlanmam onu korkutmuş olduğu içinde gelmiş olabilir). Aşşağısı bir yemekhaneydi. İlk önce ben aşağı inince Hopidiku bana el salladı. Arkamdaki kızı görünce duraksadı. Onun yanına gittiğimizde bu da kim dedi. Kız cevap verdi: Benim adım Zuzia. İsmini duyunca Az daha haykıracaktım kahkahayla. zar zor şöyle dedim keşif maceramıza oda katılacak.
Devam edecek...