Bir Klanın Yükselişi | Bölüm 2

3. Bölüm Çıksın mı?


  • Kullanılan toplam oy
    4

RedFail

Elmas Madencisi
En iyi cevaplar
0
Bir Klanın Yükselişi​
______________________________
Bölüm 2

(Bölüm 1'e gitmek için resme tıkla)

İsterseniz biraz geçmişe gidelim ha? Hatta, tüm olayların başladığı yere gitmeye ne dersiniz? Hadi öyleyse. Minecraft'ta bir kış gecesi gözlerimi açtım. Sanki derin, acımasız bir uykudan uyandırılmış gibi hissediyordum. Bir yönetici... sanki bir yönetici tarafından uyandırılmıştım. Uyanmadan önce gördüğüm bir yüz vardı. Boğuluyordum. Beni masmavi, buz gibi suların içinde boğuyorlardı sanki, ve cam hücrenin dışında bana biri bakıyordu. Bana şöyle dedi, "Vaktin geldi, Jason... Vaktin, geldi.". Bu sözleri duyduktan sonra yavaş yavaş gözüm kapandı. Ve gözümü açtığımda işte, burdayım! Usta mimarların eli değmiş, renk renk, göze çok çarpmayan bir yapıtın içindeydim. Bana dümdüz ilerlememi söyleyen bir tabela vardı. İlerledim. Dışarının dondurucu soğuğu adeta beni esir almıştı. Dışarıya her baktığımda sanki karanlık beni içine bir adım daha çekiyordu. İlerlemeye devam ettim. Önümde bir ışınlayıcı yani "Portal" duruyordu. Portalın yanında ise "Devam Edin..." adlı bir tabela vardı. Portaldan ürkütücü, dehşet verici sesler çıkıyordu. "Sanırım başka çarem yok?" diyerek tamda portala adım atacakken ayak sesleri duydum. Bu ayak sesleri, arkamdan geliyordu. Daha ben arkama bakamadan... biri beni hızla portala itti. Portala girdiğimde, içerisi o kadar karmaşıktı ki! Gökyüzü mor, sanki bir şeritte ilerliyordum. Yanımda bir sürü halüsinasyon vardı. Çoğu halüsinasyon savaşmakla ilgiliydi. Bir halüsinasyon yanından geçerken "Thieves, git gide güçleniyor! Git gide... güçleniyoruz!" diye bir cümle duydum. Adam yürek yemiş gibi davranıyordu. Yaklaşık bir kaç saniye sonra bir ışık gördüm. Mor bir ışık, git gide yaklaşıyordu. Muhtemelen bu portalın sonuydu! Acaba bu bir tuzak mıydı? Ya portaldan çıkınca ölürsem? Ya birileri beni alıp köle yaparsa? Ben bu sorular ile uğraşırken portaldan zaten çıkmıştım. Yine bir yapıttaydım. Bu yapıt, önceki gibi büyük ve iyi değildi. Aksine, bir yumruk ile yıkılacak gibi duruyordu. Buradan çıkmak istiyordum. Artık sabah olmuştu. Her yer bembeyaz kar ile kaplanmıştı. Yapıttan çıkmaya çalışırken aniden bir ses geldi. Ve yere deriden yapılmış, eski, yırtık dandik bir zırh ve taştan yapılmış sanki 2 tane vursam kırılacak bükülmüş tozlanmış bir kılıç düştü. "Hiç yoktan iyidir." dedim ve zırhlarımı giydim, kılıcımı elime aldım ve dışarı çıktım. Dışarısı çok soğuktu. bu paçavralar beni soğuktan korumaya yetmiyordu. Artık birinin beni öldürmesinden ziyade, soğuktan ölmekten korkuyordum. Arkama bakmadan dümdüz devam ettim. Dost canlısı birilerini bulmak umuduyla, yola koyuldum.
-RedFail

 
Üst