Büyük Yıkım

Writer

Yeni Doğmuş
En iyi cevaplar
0
Merhaba Minecraft türk kullanıcıları size yazdığım hikayemin ilk 2 bölümünü sunuyorum umarım beğenirsiniz desteğiniz benim için çok önemli....

Bölüm 1 Herşeyin Başlangıcı
Steve sarayın büyük ve gösterişli bahçesinde toplanmış halkın arasına karıştı ve bekledi kendini gizlemek için insanları kullanmak en iyi yol… Gözünü tepeye dikti Steve, balkon hazırlanmıştı kralın halkına seslenişi çok şık olacaktı peki ya kral kim olacaktı hak ediyor muydu yerini? Hayır, hak etmiyordu hem de hiç Steve o yüzden buradaydı balkondan gözlerini çekerek sarayın çatısına baktı ‘’Yerli 1 konuşuyor durum raporu istiyorum Kartal’’ dedi. Son derece kısık sesle söylediği halde yukarıdakiler anlamıştı ve işaret verdiler (Ellerlindeki ayna ile Steve’e ışık tuttular) ‘’Kartal 1 konuşuyor durumumuz sabit hedef görülmedi bekleme süresi 16 dakika 42 saniye hedefin çıkış süresi yaklaşık 4 dakika sonra’’ ‘’Yerli 1 onayladı’’ dedi Steve ve beklemeye devam etti ardından megafondan çıkan ince ve cılız ses herkesin kulaklarını tırmaladı ardından ‘’Ahh aptal makine ses ses beni duyan var mı? Bu şey çalışıyor mu? Ah pardon pardon evet konumuza dönelim Ihm sevgili halkımız gönüllerimizin taçsız kralı bugün hak ettiğini alıyor ve tacını giyiyor siz onu istediniz ve o yine size olan sevgisinden dolayı sizi kırmadı, güçlü ve istikrarlı bir adam ülkeyi yönetecek en iyi kişi Minecraft’ın sonsuz kralı Herobrine geliyor.’’ Steve, bu konuşmanın ardından ‘’Yerli 1 konuşuyor Demir kuş hedef’in görünmesini 20 saniye durumunuzu koruyun’’ dedi.‘’Anlaşıldı Yerli 1 Demir kuş harekete hazır emrinizle’’ diye cevap verdiler. Steve elini cebine attı Herobrine tam o sırada balkonda gözüktü Steve ‘’Şimdi’’ dedi ve tabancasını çıkarıp ateş etti. Ancak Herobrine durumu önceden anlamıştı tabanca sesi ile birlikte Herobrine Steve’in yanına ışınlandı ve kollarıyla onun boynunu sarıp nefes almasını engelledi ‘’Ahh Ajan S37 neden benim sevgili arkadaşım neden bana ihanet ettin’’ dedi. Steve ‘’Sen o tahtı hak etmiyorsun’’ diye cevap verdi. Herobrine sinirlenmişti ‘’Demek öyle peki benim yerime tahta kim oturacak sen mi? Bir düşünelim aptal bir adam aptalca bir planla gelmiş beni öldürmeye çalışıyor bunu daha önce de yaşadım senin diğer insanlardan ne farkın var’’ dedi. Steve ise ‘’Ben yalnız değilim’’ dedi ve cebinden bir ayna çıkarıp sarayın çatısına tuttu. Sarayın çatısına doğru uzanan ışık huzmesi ile birlikte bir silah sesi ve ardından acı içinde bir bağrış sesi çıktı…

Peki, kim vuruldu kim öldü bu olanlar neden oldu Minecraft neresi sorular aklınızı mı karıştırıyor durun size anlatayım…


Yer: Dünya

Yıl: Belirsiz

Zaman:16.42


Her şey o gün olmuştu Dünya gitgide teknolojik bir hale geliyordu ancak doğa her geçen gün katlediliyor ozon tabakası yok oluyordu. Ben (Steve) 10 yaşındaydım annem bulaşıklarla uğraşıyor babam ise haberleri izleyip kahvesini yudumluyordu ben ise küçük hayal dünyamda hiç olmadığım kadar mutluydum bir ara kafa kaldırdım ve haberlere baktım haberlerde ‘’Evet sayın izleyiciler çok garip ama yetkililer bugün kar yağacağını söylüyorlar yanlış duymadınız Haziran ayında ancak meteoroloji uzmanlarına göre kutuplardan gelen soğuk hava dalgası dünyayı sarmış yani bu demek oluyor ki tüm dünya da eş zamanlı kar yağacak. Kışlık kıyafetleri bir günlüğüne hazırlasanız iyi olur’’ demesiyle beraber babam kanalı değiştirdi ‘’Hah karmış Haziran ayında kar mı yağar kıyamet alameti midir nedir canım’’ deyip güldü annem ise ‘’Jason çocuğumuzun yanında öyle şeyler söyleme’’ dedi. Babam ise ona tebessüm ederek başını onaylama anlamında salladı. Ben ise anneme bakıp ‘’anne kar yağarsa oynamaya gidebilir miyim’’ dedim. ‘’Tabi ki oğlum baban seni götürür’’ diyerek cevap verdi annem, babam ise ‘’Oğlum kar yağacağı yok hadi gel biz gidelim’’ dedi bende bir anda havaya sıçradım babamla dışarı çıkmak en sevdiğim işti babam ceketini aldı ve beraber dışarı çıktık parka gidip dondurma falan yedik ve oyunlar oynadık yani çocukça işler işte dışarıya çıktığımız 30 dakika falan olmuştu babamın siyah ceketinin üstünde beyaz bir şey fark ettim bende elimle onu oradan ittirdim. Çok geçmeden bir beyaz şey daha babamın ceketinin üstüne kondu yine ittirdim. Babam ‘’ne oldu evlat’’ dedi, ben de ‘’baba ceketine beyaz şeyler konuyor bende seni o istilacılardan koruyorum ben bir süper kahramanım’’ dedim. Babam ‘’Aferin sana’’ deyip başımı okşadı sonra aynı şeylerden üstüme kondu ve gittikçe artmaya başladı babam da sonradan bu durumu fark etti ve sonra gökyüzünden beyaz kar taneleri inmeye başladı çok mutluydum ‘’Baba, baba kar yağıyor’’ diye bağırdım. Babam ‘’Gördüm oğlum gördüm’’ deyip gökyüzüne hayran hayran bakıyordu etrafta deli gibi zıplıyordum arkamda ‘’Çok uzaklaşma oğlum’’ diye bir ses duydum arkamı dönüp ‘’Tamam baba’’ derken yer benim bulunduğum noktadan başlayıp yarılarak babamın olduğunu noktada durdu.’’Baba yer’’ dedim babam duymamıştı tam bir kez daha seslenecektim yer açıldı ve içinden lav fışkırdı babam karşımda cayır cayır canlı canlı yanıyordu.’’Baba’’ diyerek ona doğru koştum ardımdan bir adam geldi. Beni sırtımdan tutup çekti ve kucağına aldı ‘’Dur oraya gitme’’ dedi ve kucağında ben varken koşmaya başladı. Bir kâffeye sığındık ben camı yumruklayıp ‘’baba’’ diye sayıklıyordum adam beni camın önünden çekti ve ‘’Bak evlat dışarıya bakmak veya dışarıya çıkmak yasak orası tehlikeli’’ dedi Ben ise şaşkın bir şekilde yanağımdan boynuma doğru inen gözyaşımla ‘’Bu ne böyle’’ diye haykırdım adam ise başını öne eğdi ve ‘’Evlat sanırım bu son’’ dedi…




Bölüm 2 Arama

Son işte her şeyin sonu başlamıştı babam şimdiden ölmüştü ve beni kurtaran adam ise annemi bulmaya çalışıyordu. Bana ‘’Evlat adın ne senin?’’ dedi ‘’Steve bayım’’ dedim o da ‘’Ben Roger tanıştığımıza sevindim evlat, şimdi annen nerede’’ diye sordu bende ‘’Evdeydi ama şimdi belki kaçmıştır’’ dedim ‘’Tamam o zaman Steve anneni bulmaya gidiyoruz’’ dedi. Ona adresi verdim ve kâffeden dışarıya çıktık yolun karşında bir araba vardı hurdaya benzer bir tipi vardı Roger arabaya yaklaştı ve camdan içeri baktı ardından dönüp ‘’Arabanın benzini az ama evine gitmemize yeter şimdi biraz geride dur Steve’’ dedi. 5 adım geriye çekildim, Roger ise yerden bir taş alıp arabanın camına tüm gücüyle yakın mesafen fırlattı. Camın kırılmasıyla ortaya çıkan ses kulaklarımda yankılanıyordu. Roger arabanının kırık camının olduğu yerden elini içeriye soktu ben onu heyecanlı bakışlar ile izliyordum Roger arabanın kapısı açtı ve düz kontak yapmaya çalıştı ilk 2 denemesi başarısızdı, ancak 5 denemesinin sonunda aracı çalıştırabildi ‘’Tamam Steve başardım hadi bin arabaya’’ dedi. Ben ise kulağımda ki çınlamanın gitmesi ile rahatlamış bir şekilde arabaya bindim. Roger emniyet kemerini taktı ve ardından benimkini de taktı. Roger gaza var gücü ile bastı ve ilerlemeye başladık yolda kaçışan insanlar ve cesetler görüyordum, Roger durumu fark etti ve ‘’Evlat camdan uzaklaş sakın dışarıya bakma tamam mı?’’ dedi bende başımı öne eğdim ve dediğini yaptım. Yaklaşık 23 dakika sonra eve gelmiştik arabadan hızla çıkıp eve doğru koştum kapıyı sertçe açtım ama evin içerisinde ki manzarayı görünce koşmayı bırak kıpırdayamadım bile sanki bütün bedenim donmuştu ev ise yıkılmış gibiydi bütün eşyalarımız yere dökülmüştü etraf harabe gibiydi yerde mutfağa giden kan izleri gördüm ve yavaş adımlar ile oraya doğru ilerledim Roger da beni görüp arkamdan geldi. Mutfağa girdiğimde ikinci şok ile karşılaştım annem orada öylece yatıyordu kıpırdamaya çalışıyordu ancak hareketli çok yavaş ve küçük çaplıydı. Hemen annemin yanına koşup ona sarıldım ve ‘’anne ne olur dayan lütfen ben geldim ve Roger ile sana yardım edeceğiz’’ dedim. Roger durumu görünce hemen elini telefonuna attı ardından bana bakıp ‘’evlat annenin adı ne?’’ dedi.’’Anna, Anna Walker’’ diye cevap verdim. Ardından Roger telefonu kulağına dayayıp ‘’Merhaba 911 mi Ben Ajan Roger kod adım R67 yanımda şuanda bir yaralı var adı Anna Walker yaklaşık 38 yaşında orta boylu bir kadın böbreğinin biraz üstüne bir bıçak darbesi almış ve kanaması var nefes alması gittikçe güçleşiyor ve hareketleri yavaşlıyor 5 dakika içinde tahliye olması gerek vereceğim adrese bir yardım helikopteri istiyorum’’ dedi. Ben ise onu izliyordum ardından anneme dönüp ‘’kurtulacaksın anne’’ dedim. Roger hemen yanıma koştu, annemin kanama olan bölgesindeki tişörtü yırttı ve kendi tişört’ünden bir parça alarak yaraya tampon uyguladı 3 dakika sonra bir helikopter sesi duyuldu ve mahallenin ortasına kondu ardın içerden çıkan adamlar bir sedye ile annemi helikoptere taşıdılar ben ve Roger’da helikoptere bindik ve Atlas Okyanusunun ortasında bir uçak gemisine indik. Roger ve bana kalacak yer ayarladılar. Annemi de hemen ameliyata aldılar ameliyat aralıklar ile 3 gün sürdü 3. günün sonunda annemin öldüğü Roger’a bildirildi ve oda bana söylemeye gönüllü oldu. Annem öldüğünde yetim kalmıştım ağlamaktan gözyaşım bitmişti. Roger ise beni teselli ediyordu. Aradan 20 gün geçmişti şimdiden 6 Eyalet 30 şehir ve 1000’e yakın ilçe yok olmuştu dünyada ki insan nüfusu %16 azalmıştı karaların ise %20’si yok olmuştu kutuplar %36 erimiş ve suları dünyayı yok etmeye devam ediyordu bu sonu durduramayacaklarını anlayan devlet başkanları birleşip NASA ile birlikte çalıştılar ve yeni bir gezegen bulundu bu gezene ‘’MCN-96’’ ismi verildi. Kısa süre sonra NASA bu gezende atmosfer olduğunu doğruladı ve gezene taşınma başladı. Her gün 20 adet uzay gemisini gezene gidiyordu ilk gemide ben ve Roger vardık. Roger devlet başkanlarının olduğu bu gemiyi koruma görevini üstlenmişti ben de onun yanında gitmiştim pek hoş karşılanmadık istilacı adını aldık. Bu gezegenin asıl adının Minecraft atmosfere benzeyen tabakanın adının İSON olduğunu öğrendik buradaki yaşam formları insanlara çok benziyordu yaklaşık 3 ay içinde bu gezegene taşındık ve 1 ay sonra Dünya yok oldu. Ben 18 yaşıma geldiğimde Roger benim bir ajan olmamı istedi ve beni bir ajan gibi eğitti. Bilgisayar kullanımı, gizlilik, devlet adamlarını koruma, takım lideri ve keskin nişancılık konularında ustalaştım ve bana S37 kod adını verdiler. Bu gezegende kalmamızın tek bir şartı vardı bu gezenin devlet başkanı bizim kralımız olarak nitelendirilecekti, bilim ve sosyal hayat konularında onların dediğini yapacak ve kurallarına uyacaktık. Öylede oldu hayat çok güzel gidiyordu ancak o lanet gün gelmeseydi daha güzel olabilirdi. Kral Okano yeni bir deney emri verdi SÜPER ASKER yaratmak ve bütün bu maaşlı askerlerden kurtulmak istedi ancak insanlar buna tepki gösterdi yapmak istemedi. Kral onları gezegenin kurallarını açıkladı ve ‘’istemeyen gidebilir sizi burada tutan yok’’ dedi. İnsanlar karşı geldi savaştı Kral tam yenilecekken İSON’u yok etmekle insanları tehdit etti. Onlar İSON olmadan da yaşabilirlerdi ama biz yaşamazdık. Bu yüzden onlara karşı kaybettiğimizi açıkladık ardından deneylere başladık. Yaklaşık 10 yılın sonunda yapay zekâyı insan bedenine geçirme deneylerimiz meyvesini veriyordu farelerde yapılan bu deneyler fareleri onlarca yıl eğitim almış bir köpek gibi yaptı sonra insan deneylerine başladık. Gönüllü aradık ve sonunda Brine gönüllü olmayı kabul etti. 3 ay üzerinde testler yapıldı bu süre içerisinde ona ben göz kulak oldum, çok yakın dost olduk ve testler sonucunda deney başladı vücuduna enjekte edilen atom hücreleri Brine’ı 3 hafta uyuttu. En sonunda Brine uyandı ona verilen komutları harfiyen yerine getiriyordu. Adına Herobrine denildi ve bir ikon haline geldi. İçecek ve yiyecek kutularında onun yüzü vardı, reklamlarda, programlarda hep o vardı. Sonra yapay zekânın yetersiz olduğuna karar verildi ve Brine’nın yapay zekâsı yenilendi. Brine artık kendi düşünebiliyordu insanların duygularını anlayabiliyor ve ona göre talimatları yerine getiriyordu eskiden olsa bir hırsız ‘’Git şu kadının çantasını’’ çal dese bile gider yapardı ama şimdi ise insanların ne istediğini anlıyordu. Kötülüğe başkaldıran mükemmel bir asker Minecraft’ın başka neye ihtiyacı var ki. Kısa süre sonra Brine’a yeni birkaç güncelleme daha yapıldı. Brine artık mükemmeldi ancak işler ters gitmeye başladı. Brine kendi kendine güncelleniyordu. Beyni normalleşiyordu ve kendisini güçlendirecek güncellemeler yaratıyordu çok kısa sürede ışınlanmayı icat etti ve istediği yere girip çıkar oldu, hırsızlık ve dolandırıcılık yaptı bu yüzden hapsedildi. Sonra hapisten kaçtı ve 3 ay kimseye gözükmedi. Bu aylar arasında kral tahtını idare edemedi ve tahtan indirildi ardından gezegen batacak duruma geldi sonra Herobrine ortaya çıktı ve gezegeni kurtardı onu sevdiler. Eskiye döndüğünü sandılar ancak onun başka planları vardı…

Arkadaşlar 2. Bölümde aksiyonun az olduğunu biliyorum ve bölümlerin Minecraft ile pek ilişkili olmadığını ama 3. bölüm ve sonrası bol aksiyonlu ve Minecraftla bağlantılı olacak...İYİ GÜNLER DİLERİM...
 
Üst