D
Doğan Can
Ziyaretçi
Merhaba arkadaşlar. Bu benim hikayem.Sadece hafta sonu gelebilir. İlk bölüm sıkıcı oldu lütfen 2.de okuyup değerlendirin...
Bölüm 1-
Savaş Akademisi Wardemy! Belki de beni bu sıkıcı hayattan kurtaran yer. Burası Greenglasses şehrinin en muazzam savaş akademisiydi. Yüzyıllardır devam eden ölümsüz Lord Deather'ın planlarına karşı savaşmaktaydı.
Ben Rien bu akademide çok prestijli bir konumdayımdır ki müdürü babam olur. Ama şu var ki kendisi çok adil olup evdeyken babam, akademide müdürüm olur. Okulda en güçsüz savaşçı olmam cabası. Akademide 7 sınıf (f,e,d,c,b,a,s) bulunmaktadır. 11 yaşımda başladım. 4 yıldır okulda olsam da hala E'de olduğum bir gerçek. Sınıfları başarılarına göre geçiyorsun.
Gelgelelim asıl hikayeye. Bu 4. senem olup babam bir sene daha kalırsam Akademi Heyeti'nin ruhsal silahımı (kılıç) elimden alacağını söyledi. Ruhsal Silah bize bağlı birer ruhtur. Duygularımızdan etkilenir. Ama şu ki tek bir silah değildir. Mesela benim ana silahım kılıç olsa da onu bir baltaya (d sınıf gerektirir) çevirebilirim. Bu nedenle ki bu sene olabildiğince çok kılıç eğitimi aldım. Sol kesit, sağ kesit, blok, ters kalkış...
Yine bir gün yenilgi listeme bakarken "17! Tam 17 yenilgi! Acil gelişme göstermeliyim." diye düşünüyordum. Ve olan yarının sabahı oldu.
...................................................
Okulda arkadaşım Rare ile geziyordum. Bana kitabını unuttuğunu söyleyip hızla gitti. Ben ise yoluma devam ederken bir kıza çarptım. Kahverengi saçları olan, boyu 1.65 civarında olan; kot pantolon ve siyah bir ceket giyen, zayıf yapılı bir kızdı. Oldukça sert bakıyordu. Ama sert bakan o siyah gözlerin bir şey arar gibi derinlerde bakışı bana çok farklı bir şey hissettiriyordu. Ama neydi bu his. "Özür dilerim!" dedim bir anlık duraklama ile. Onun cevabı ise pek affedici olmadı. "Önüne baksaydın, özür dilemen gerekmezdi!" dedi. Kendimi afalanmış hissettim. Hayır! Altta kalamazdım. "Sen de dikkat edebilirdin." dedim. Daha da sinirlenmişti. "Böyle kızgın kızgın bakacağına, neden arenada bir savaşı kabul etmiyorsun!" dedim. Belki de bu bir şanstı yada bir *******dan başka bir şey değildi. "Asla bir savaştan kaçmadım, kaçmayacağım!" dedi ve yarın öğlen bir savaş beni bekliyordu. Giderken belindeki hançeri gördüm. Bu iş çantada keklikti. Yada ben öyle sandım.
Arena. Tıpkı normal arenalar gibi. Hançerini çekti. Ne olduysa olan oldu. Hançer bir anda bir katanaya (uzun kılıç vb. şey.) dönüştü. Farkedemeden üzerime atıldı. Kılıçla savurma yaptım ama oda yana kaçtı. Kılıcı omzuna doğru düzgün bir kesimle ittim ama omzunu eydi ve kılıç duvara çarptı. Ayağıma bir çelme takıp yere düşürdü. Hızla kalkıp üzerine tekrar atıldım. Katanasının kabzası ile belime vurdu. Bir an geri çekildim ama kılıcımı tekrar savurdum. Geri çekilip karnıma bir tekme attı ve geri savruldum. Ama kılıcımla dengemi salayıp ileri atıldım. Kolunu çizmeyi başarmıştım ki omzu ile burnuma vurup beni yere yıktı. Kalkmaya çalışırken göğsümde demir boyunun baskısını hissettim. Kaybetmiştim. Ama neden? Neden silahı katanayken, hançer olarak gösterdi. "Arena'da bir kural vardır. Bu ölümüne bir savaştır." dedi ve hızla Katanasını bana doğru savurdu!
Bölüm 1-
Savaş Akademisi Wardemy! Belki de beni bu sıkıcı hayattan kurtaran yer. Burası Greenglasses şehrinin en muazzam savaş akademisiydi. Yüzyıllardır devam eden ölümsüz Lord Deather'ın planlarına karşı savaşmaktaydı.
Ben Rien bu akademide çok prestijli bir konumdayımdır ki müdürü babam olur. Ama şu var ki kendisi çok adil olup evdeyken babam, akademide müdürüm olur. Okulda en güçsüz savaşçı olmam cabası. Akademide 7 sınıf (f,e,d,c,b,a,s) bulunmaktadır. 11 yaşımda başladım. 4 yıldır okulda olsam da hala E'de olduğum bir gerçek. Sınıfları başarılarına göre geçiyorsun.
Gelgelelim asıl hikayeye. Bu 4. senem olup babam bir sene daha kalırsam Akademi Heyeti'nin ruhsal silahımı (kılıç) elimden alacağını söyledi. Ruhsal Silah bize bağlı birer ruhtur. Duygularımızdan etkilenir. Ama şu ki tek bir silah değildir. Mesela benim ana silahım kılıç olsa da onu bir baltaya (d sınıf gerektirir) çevirebilirim. Bu nedenle ki bu sene olabildiğince çok kılıç eğitimi aldım. Sol kesit, sağ kesit, blok, ters kalkış...
Yine bir gün yenilgi listeme bakarken "17! Tam 17 yenilgi! Acil gelişme göstermeliyim." diye düşünüyordum. Ve olan yarının sabahı oldu.
...................................................
Okulda arkadaşım Rare ile geziyordum. Bana kitabını unuttuğunu söyleyip hızla gitti. Ben ise yoluma devam ederken bir kıza çarptım. Kahverengi saçları olan, boyu 1.65 civarında olan; kot pantolon ve siyah bir ceket giyen, zayıf yapılı bir kızdı. Oldukça sert bakıyordu. Ama sert bakan o siyah gözlerin bir şey arar gibi derinlerde bakışı bana çok farklı bir şey hissettiriyordu. Ama neydi bu his. "Özür dilerim!" dedim bir anlık duraklama ile. Onun cevabı ise pek affedici olmadı. "Önüne baksaydın, özür dilemen gerekmezdi!" dedi. Kendimi afalanmış hissettim. Hayır! Altta kalamazdım. "Sen de dikkat edebilirdin." dedim. Daha da sinirlenmişti. "Böyle kızgın kızgın bakacağına, neden arenada bir savaşı kabul etmiyorsun!" dedim. Belki de bu bir şanstı yada bir *******dan başka bir şey değildi. "Asla bir savaştan kaçmadım, kaçmayacağım!" dedi ve yarın öğlen bir savaş beni bekliyordu. Giderken belindeki hançeri gördüm. Bu iş çantada keklikti. Yada ben öyle sandım.
Arena. Tıpkı normal arenalar gibi. Hançerini çekti. Ne olduysa olan oldu. Hançer bir anda bir katanaya (uzun kılıç vb. şey.) dönüştü. Farkedemeden üzerime atıldı. Kılıçla savurma yaptım ama oda yana kaçtı. Kılıcı omzuna doğru düzgün bir kesimle ittim ama omzunu eydi ve kılıç duvara çarptı. Ayağıma bir çelme takıp yere düşürdü. Hızla kalkıp üzerine tekrar atıldım. Katanasının kabzası ile belime vurdu. Bir an geri çekildim ama kılıcımı tekrar savurdum. Geri çekilip karnıma bir tekme attı ve geri savruldum. Ama kılıcımla dengemi salayıp ileri atıldım. Kolunu çizmeyi başarmıştım ki omzu ile burnuma vurup beni yere yıktı. Kalkmaya çalışırken göğsümde demir boyunun baskısını hissettim. Kaybetmiştim. Ama neden? Neden silahı katanayken, hançer olarak gösterdi. "Arena'da bir kural vardır. Bu ölümüne bir savaştır." dedi ve hızla Katanasını bana doğru savurdu!
Moderatör tarafından düzenlendi: