Herobrine Hikayesi-2

Sizce Ben Hikaye Yazmalımıyım?


  • Kullanılan toplam oy
    1

Gangsta

Kömür Madencisi
En iyi cevaplar
0
Bölüm 3
Kendi yaptığı kulübeye vardığında aklına cam yapmak geldi. Fakat camı nasıl yapacaktı. Camın kum yakılarak yapıldığını biliyordu. Gece yarısı evinde kendisine tahtadan bir torna tezgahı yaptı ve torna tezgahına birkaç tahta ve sopa koydu. Önceden yaptığı ve parçalanmak üzere olan baltasıyla sopayı sertleştirdi. Kılıç yapacaktı ve kılıç için sopa şeklinde bir tahta daha aldı. Küçük dallarla sopaları birbirine bağladı ve kılıç şeklinde keskinleştirdi. Denemek için dışarıya çıktı hem deneyecekti hemde yemek bulacaktı. Fakat kaybolmaktan ve yaptığı evi birdaha bulamamaktan korkuyordu. Burası bir adaydı fakat büyükde olabilirdi küçükte. Riske giremezdi. Dışarıda sessiz adımlarla yürüdü. Ta ki kemik çarpması gibi bir ses duyana kadar. O sesi duyunca panikledi koşmaya başladı arkasına baktı ve bir iskelet ok atıyordu. İskelet peşinden gelmemişti bu yüzden şanslıydı ve hiçbir ok kendisine saplanmadı. Sağına baktı ve büyük bir çığlık attı. Çünkü sağında 3 tane domuz vardı. Hemen domuzlara saldırdı ve üçünüde kılıcı ile parçalara ayırdı. Etleri yerden topladıktan sonra hızlı adımlarla evine gitti. Evine gelince yavaşladı ve korkuya kapıldı çünkü evinin önünde siyah ince uzun bacaklı uzun kolları olan ve mor gözleri olan bir şey duruyordu. Adamın evinin önundeki topraktan blokları taşıyordu. Korkudan ona bakamadı ve koşarak evine girmeyi düşündü. Koştu koştu ve ona bakarak ilk gece açılan çukurdan karşıya atladı. Yaratık ona baktığını anlayınca Steve'e korkutucu şekilde dik dik baktı ve yanına ışınlandı. Steve yaratığa vuramadan tekrar Steve'in arkasında belirdi. Steve bir kaç kere yaratığa vurdu fakat öldüremeden yaratık yok oldu. Steve evine girdi ve etleri pişirmek istedi fakat ateşi yoktu. Açlıktan ölmemek için bazılarını çiğ çiğ yedi ve diğerlerini evinde saklamaya karar verdi. Steve daha sonra tahtalarla aynı şekilde torna tezgahında biraz uğraşarak kendisine kürek,kazma,balta, gibi aletler yaptı. Kürek ile evinin köşesinden aşağıya doğru kazmaya başlayan Steve açlığını giderdiği için mutluydu. Fakat hala buradan kurtulmak istiyordu. Yavaş yavaş aşağıya doğru kazdı. Kazdığı yerleri merdiven gibi yapıyordu çünkü geriye çıkmasını bu şekilde kolaylaştırabilirdi. Bir adada yeraltında toprakların arasında örümceklerle boğuşmak çok kötü bir şey olur diye düşünmüştü. Kazarken taş gördü ve kazma ile daha kolay kırıldığını farketti. Sürekli kazıryordu. Yaklaşık 20 tane taş toplayınca bunları blok haline getirdi. Torna tezgahında sopa ile taş kullanarak kılıç ve kazma yaptı. Dışarıya baktı sabah olduğunu aldırmadı. Kazarak belki buradan kurtulurum diye düşündü. Bu arada kardeşini merak ediyordu acaba o da buraya mı düştü diye. Kız arkadaşının ölümü aklına geldi ve başka şeyler düşünmeye çalıştı. Kazıyordu hala evet çok aşağıya inmişti. Duvarlara baktı ve birisinde siyah kömür olduğunu gördü taş kazma ile kazarak aldı. Fakat daha fazla aşağıya gidemedi çünkü çok karanlık olmuştu. Kömürü bulmak bunun içinde işine yarayacaktı. Yukarıya çıktığında tekrar geceydi ve kapısının önünde iki beyaz göz farketti. Fakat gözler ona bakıldığını anlayınca kayboldu. Steve çok korkmuştu Minecraft Efsanesi kitabında beyaz gözlü hiçbir yaratık yazmıyordu. Kardeşi ona bir şaka yapıyor olabilir mi diye düşündü. Korka korka dışarıya çıkmak için kapıya yöneldi.
Bölüm 4
Kapının yanına yaklaştı kapıyı itmeye hazırlanıyordu. Yağmur yağmaya başlamıştı. Heralde kazı yaparken başladı diye düşündü. Sert bir şimsek kulaklarını zonklattı. Kapıyı sakince ittirdi. İçeriden bakınca kimse yok gibiydi. Dışarıya çıktı ve ilk önce etrafa dikkatlice baktı. Kimseyi göremedi. Kapısının önüne sign koyulmuştu. Üzerinde burayı terket,öleceksin. Yazıyordu çok korktu ve ağlamaya başladı elindeki taş kılıcı ile sağa sola bağırarak yürüyordu. Evinin arkasına gitti arkayada not bırakılmıştı. Okudu şöyle yazıyordu. Merhaba, biliyorsun sen bu adaya düştün. Normalde burası dışarıdaki dünyada görünmüyor. Şimdi kendine soruyorsun peki ben nasıl buraya düşebildim diye. Sen buranın varlığına inandın. Minecraft adasına inandın ve artık buradasın. Hatırlamıyor musun bir gece uyumadan önce keşke orada olup da hayatımı yaşayabilseydim demiştin. Benim nerden bildiğime gelirsek ben seni her zaman izliyordum. hiçbir zaman izlemeyi bırakmadım. şu an da bile seni izlemek ile meşgulüm. Boşuna etrafına bakma beni görmen imkansız. Belki sadece gözlerimi görebilirsin. Başka türlü beni gece ve yağmur yağarken görmen çok zor. Zaten havada sisli herneyse evinde sana bir süpriz bıraktım. Görünce belki bana kızacaksın ama yapmak istedim kusura bakma. Sevgiler. Bunu okuduktan sonra aklına garip bir şey takıldı. Bir saniye dedi bu kadar şey bir sign'a nasıl sığdı ? Daha sonra neyse diye düşündü ve evine gitti. Korkmuyor da değildi. Aslında çok fazla korkuyordu ama yinede girdi. Girdiğinde yerdeki plate'i farketmeden üzerine bastı. Yaklaşık beş saniye sonra ''çşşşş'' diye bir ses geldi. Kitabı okuduğundan biliyordu sadece Creeper ve tnt blokları bu şekilde ses çıkarıyordu. İkisi de patlayıcı olduğu için bunu düşünerek evinde dışarıya attı kendisini. Evinin dışındaki küçük gölete düştü. Gölet iyiki derin değildi ve ayakları yere deyiyordu. Bir kaç saniye sonra evinin dağılışını izledi. Çok üzüldü ve sudan çıkarak evine bir kere daha baktı. Dağılmış tahta yığınına. Daha sonra ilerledi etrafı araştıracaktı. Yürüdü yürüdü, sabah oldu akşam oldu, yürümeye devam etti. Acıktığında kılıcı ile domuz gördüğünde kesti yedi. Yaratıklarla kaçarak öldürerek savaştı. Yaklaşık 3 gündür uyumuyordu. Yürürken karşısına koyun çıktı ve koyunu yakaladı. Koyunun tüylerini yatak yapımında kullanacaktı. Yürümeye devam etti. Yürüken etrafına bakındı takip eden izleyen birisi var mı ? diye. Fakat kimseyi görememişti. Sonunda bir köye ulaştı. Burada bir sürü ev ve insanlar vardı. Çok sevindi yanlarına koştu fakat onlar cevap vermiyordu. Ne kadar yalvarsada onları konuşturamadı. Onları tek tek öldürmeye başladı. Evlerinde geçindi tarlalarındaki tahılları çaldı ve hergün bir ev patlıyordu köyde. Her gün farklı tuzaklar ve yazılar buluyordu. Böyle geçiniyordu yaklaşık 1 ay sonra köy dağılmıştı. Fakat Steve 'in elinde çok fazla malzeme vardı. Elmas'dan renkli wool'a demire, altına kadar. Bir sürü kullanıcak blok da elindeydi ve büyük bir ev inşa etti. Evini brickstone'dan inşa etti. İçini güzel birşekilde dizayn ettikten sonra balkonuna çıktı. Manzarayı seyrediyordu. Dışarıda bir kurt gördü ve onu eğitmeye karar verdi. Fakat ağaçların arasına bakınca çok korkutucu bir şekilde iki beyaz göz tekrar orada duruyordu. Bu sefer suratıda görebilmişti. Çok korkmuştu fakat gözlerin sahibi yine farkedildiğini anlayınca kayboldu. Dışarıya kurdun yanına yaklaştı kurt hırlıyordu.
 
Üst