- En iyi cevaplar
- 0
Bir Zindan Vardır ki Kudret Taşırır,
Bir İnsan Vardır ki Kudret'i Aşırır,
Bir Hayvan Vardır ki İnsan'ı Kaçırır,
Bir Güç Vardır ki Kudret'i Yaratır.
Günü gelince yayılacak,
Her taraftan kudret fışkıracak,
O Zaman Görünecek O İnsan Ki,
Gücü İyiye Kullanacak.
------------------------------------------------
Kudret Zindanı Bölüm-1:
-Hey, Steve! diye bağırdı sakallı bir adam.
Steve her zamanki rutin işlerini yaparken o adamı görünce heyecanlanmıştı. Steve, üstü başı yırtık giysiler giyen, bir köyle yaşayan, orta boylu ve 13 yaşında bir gençti. Steve'in bir abisi vardı. Annesi ve babası onur uğruna ölmüşlerdi.
+Abi? Abi!
Gelen Steve'in Abisi idi...
-He he hey! Aslan kardeşim! N'apıyorsun bakalım?
-Tarlayı biçiyordum. Az sonra Krekk Amca gelecek, ona buğday topluyorum. Senin raycılık işleri nasıl?
-Raycılık değil, makinist Steve, makinist.
-Her neyse sonunda rayla uğraşıyorsun...
İki kardeş birbirine bakışıp kucaklaştılar ve Krekk'in evine yöneldiler.
Krekk, turuncu sakallı, koca burunlu, her zaman hasır şapkasını başından eksik etmeyen şişman bir adamdı.
-N'abersiniz gençler?
-Yorulduk. dedi abi ve kardeş bir ağızdan.
- Gelin, gelinde bir yemek yiyin bari.
-Sağol Krekk Amca.
Steve'in abisinin adı John'du. John, sıska, zayıf ama güçlü, evli çocuklu ve sakalsız bebek yüzü gibi yüzü olan bir herifti.
Aniden, dışarıdan bir ses geldi, bu ses iki kardeşinde yüreklerinin hoplamasına yol açtı;
-O ses de neydi?
-Tırstım!
-Ah, merak etmeyin! Her zaman yaşadığım şey bu! Sadece dışarıdaki Fluffy. Köpeğim!
Kapının Önünde Hakikaten de Bir Köpek Vardı ve Deli Gibi Kapıya Vuruyordu.
-Fluffy! Mızmızlanma!
Ama köpek havlamayı kesmeyecek gibi görünüyordu. Aniden, köpeğin sesi bir "ısırık" sesi ile kesildi. Bu ısırığı yiyen sanırsam köpekti.
-Fluffy?
Dışarıdan korkunç bir tıslama sesi geldi ve bir şey kapıya vurmaya başladı.
Kapıdan parçalar içeri dökülüyordu, kapının kırılmasına ramak kala Steve, John ve Krekk kapıyı dışarı zorladı.
-Siz ikiniz kapıyı tutun, dedi Krekk. Ben onların icabına bakarım, artık her neyseler, diye fısıldadı ayrıca.
-Ne yapacaksınki?
-Silahlımısın?
-Hemde onlardan çok...
Krekk bir sandık açtı ve sandığın içinden bir kol çıkardı, Kolu oyuk bir yere taktı ve aşağı indirdi. Sağ alt köşeden bir takım savaş giysisi çıktı.
Bunlar zincir zırh takımı ve elmas işlemeli bir demir kılıçtı.
-Çekilin!
Krekk kapıya tekme attı ve kapı kırıldı, dışarıyo doğru koştu ve önünde hiç görmediği leş gibi kokan iki adam vardı. Bu iki adam kemik sesleri çıkartarak ona yaklaşıyordu. Krekk, onlar ay ışığına çıkana kadar tanıyamadı. Ay ışığı iki adamın yüzüne vurunca Krekk kapıya koştu ve onu kendine siper olarak kullandı...
-Kapı için başka bir şey bulun ve ne olursa olsun pencereden bakmayın! diye bağırdı.
Steve ve John eline gelen herşeyi kapının önüne yığıyordu.
Dışarıdan Krekk:
-Sizi lanet şeyler, nereden hortladınız! diye anırdı.
Bu bağırması üzerine bütün köylüler sokağa atıldılar. Hepsinin ellerinde meşale ve tırpanlar, birinde kılıç ve birinde sapan, birinde kürek ve diğerinde lav kovası bile vardı.
Dışarıda cümbüş kopmuştu.
Steve ve John'da bir kılıç bulup dışarı atıldılar.
Herkes garip yaratıklarla savaşıyordu.
bir şey John'un omzuna dokununca John ileri septi, arkasına baktı ve gözleri dehşetle açıldı.
Karşısında duran yeşil tenli ölü bir adamdı. En azından John şimdilik öyle sanıyordu.
-Eğil! diye bağırdı Steve'e.
Kılıç Steve'in kafasının üstünden geçip hortlağın kafasını kopardı.
Steve gördüğü her yeşil şeye kılıç sallıyordu.
John ise onları kesiyordu.
Ama aniden Steve'in beklemediği büyüklükte John'dan bir "Ah!"lama koptu.
John'a baktı ve onu yerde kanlar içinde, boynunda bir ok ve kolunda bir ısırık varken gördü. Bu ısırığın aynısı köpektede vardı.
John'un teni yeşile dönmeye başladı.
John ayaklandı ve Steve onunda bir hortlak olduğunu anladı.
Ama Steve John'un zarar görmesini istemediğinden sadece bacak bağlarını kesti.
John Yerde Öylece Yatıyordu ve Garip Sesler Çıkartıyordu.
Steve Onu İçeri Taşıdı ve Mahzen Gibi Bir Yere Kilitledi.
-Sen Burda Kal. dedi ama bu lafını iğrenç bir gırlama bozdu.
Arkasına baktığında kendisini gördü.
Fakat gözleri beyazdı.
Felç olmuş gibiydi kıpırdamak elinden gelmiyordu.
Adam yaklaştı ve dedi:
-Bu sana uyarıydı. Yakında senin ve ailenin sonu gelecek. Bunu engellemeye kalkma. Ayrıca, abin öldü. Onu geri getiremezsin. dedi.
-Kimsin Sen?
-Senden bir parça ezik insan.
-Yalancı!
Adam, Steve'in boynunu bir iki metre uzaktan tuttu ve onu duvara yapıştırdı. Bunu dokunmadan yapıyordu. Steve'in nefesi kesilmişti. Tam Steve Havasızlıktan Öleceğim Diye Düşünürken adamdan bir ses geldi. Biri onun kolunun biryerini kesmişti. Steve'in bayılmadan görebileceği son şey bu oldu.
Ertesi Gün Krekk Onu Uyandırdı:
-Kalk, Onu Bulup Amacını Bozmalıyız. dedi.
-Ama John?
-Tedavisi Bulunur. Hadi!
------------------------------------------
Bölüm sonu.
[DOUBLEPOST=1390813566,1390766001][/DOUBLEPOST]9 Görüntülenme ve 0 Yorum'mu Bir İnsan Vardır ki Kudret'i Aşırır,
Bir Hayvan Vardır ki İnsan'ı Kaçırır,
Bir Güç Vardır ki Kudret'i Yaratır.
Günü gelince yayılacak,
Her taraftan kudret fışkıracak,
O Zaman Görünecek O İnsan Ki,
Gücü İyiye Kullanacak.
------------------------------------------------
Kudret Zindanı Bölüm-1:
-Hey, Steve! diye bağırdı sakallı bir adam.
Steve her zamanki rutin işlerini yaparken o adamı görünce heyecanlanmıştı. Steve, üstü başı yırtık giysiler giyen, bir köyle yaşayan, orta boylu ve 13 yaşında bir gençti. Steve'in bir abisi vardı. Annesi ve babası onur uğruna ölmüşlerdi.
+Abi? Abi!
Gelen Steve'in Abisi idi...
-He he hey! Aslan kardeşim! N'apıyorsun bakalım?
-Tarlayı biçiyordum. Az sonra Krekk Amca gelecek, ona buğday topluyorum. Senin raycılık işleri nasıl?
-Raycılık değil, makinist Steve, makinist.
-Her neyse sonunda rayla uğraşıyorsun...
İki kardeş birbirine bakışıp kucaklaştılar ve Krekk'in evine yöneldiler.
Krekk, turuncu sakallı, koca burunlu, her zaman hasır şapkasını başından eksik etmeyen şişman bir adamdı.
-N'abersiniz gençler?
-Yorulduk. dedi abi ve kardeş bir ağızdan.
- Gelin, gelinde bir yemek yiyin bari.
-Sağol Krekk Amca.
Steve'in abisinin adı John'du. John, sıska, zayıf ama güçlü, evli çocuklu ve sakalsız bebek yüzü gibi yüzü olan bir herifti.
Aniden, dışarıdan bir ses geldi, bu ses iki kardeşinde yüreklerinin hoplamasına yol açtı;
-O ses de neydi?
-Tırstım!
-Ah, merak etmeyin! Her zaman yaşadığım şey bu! Sadece dışarıdaki Fluffy. Köpeğim!
Kapının Önünde Hakikaten de Bir Köpek Vardı ve Deli Gibi Kapıya Vuruyordu.
-Fluffy! Mızmızlanma!
Ama köpek havlamayı kesmeyecek gibi görünüyordu. Aniden, köpeğin sesi bir "ısırık" sesi ile kesildi. Bu ısırığı yiyen sanırsam köpekti.
-Fluffy?
Dışarıdan korkunç bir tıslama sesi geldi ve bir şey kapıya vurmaya başladı.
Kapıdan parçalar içeri dökülüyordu, kapının kırılmasına ramak kala Steve, John ve Krekk kapıyı dışarı zorladı.
-Siz ikiniz kapıyı tutun, dedi Krekk. Ben onların icabına bakarım, artık her neyseler, diye fısıldadı ayrıca.
-Ne yapacaksınki?
-Silahlımısın?
-Hemde onlardan çok...
Krekk bir sandık açtı ve sandığın içinden bir kol çıkardı, Kolu oyuk bir yere taktı ve aşağı indirdi. Sağ alt köşeden bir takım savaş giysisi çıktı.
Bunlar zincir zırh takımı ve elmas işlemeli bir demir kılıçtı.
-Çekilin!
Krekk kapıya tekme attı ve kapı kırıldı, dışarıyo doğru koştu ve önünde hiç görmediği leş gibi kokan iki adam vardı. Bu iki adam kemik sesleri çıkartarak ona yaklaşıyordu. Krekk, onlar ay ışığına çıkana kadar tanıyamadı. Ay ışığı iki adamın yüzüne vurunca Krekk kapıya koştu ve onu kendine siper olarak kullandı...
-Kapı için başka bir şey bulun ve ne olursa olsun pencereden bakmayın! diye bağırdı.
Steve ve John eline gelen herşeyi kapının önüne yığıyordu.
Dışarıdan Krekk:
-Sizi lanet şeyler, nereden hortladınız! diye anırdı.
Bu bağırması üzerine bütün köylüler sokağa atıldılar. Hepsinin ellerinde meşale ve tırpanlar, birinde kılıç ve birinde sapan, birinde kürek ve diğerinde lav kovası bile vardı.
Dışarıda cümbüş kopmuştu.
Steve ve John'da bir kılıç bulup dışarı atıldılar.
Herkes garip yaratıklarla savaşıyordu.
bir şey John'un omzuna dokununca John ileri septi, arkasına baktı ve gözleri dehşetle açıldı.
Karşısında duran yeşil tenli ölü bir adamdı. En azından John şimdilik öyle sanıyordu.
-Eğil! diye bağırdı Steve'e.
Kılıç Steve'in kafasının üstünden geçip hortlağın kafasını kopardı.
Steve gördüğü her yeşil şeye kılıç sallıyordu.
John ise onları kesiyordu.
Ama aniden Steve'in beklemediği büyüklükte John'dan bir "Ah!"lama koptu.
John'a baktı ve onu yerde kanlar içinde, boynunda bir ok ve kolunda bir ısırık varken gördü. Bu ısırığın aynısı köpektede vardı.
John'un teni yeşile dönmeye başladı.
John ayaklandı ve Steve onunda bir hortlak olduğunu anladı.
Ama Steve John'un zarar görmesini istemediğinden sadece bacak bağlarını kesti.
John Yerde Öylece Yatıyordu ve Garip Sesler Çıkartıyordu.
Steve Onu İçeri Taşıdı ve Mahzen Gibi Bir Yere Kilitledi.
-Sen Burda Kal. dedi ama bu lafını iğrenç bir gırlama bozdu.
Arkasına baktığında kendisini gördü.
Fakat gözleri beyazdı.
Felç olmuş gibiydi kıpırdamak elinden gelmiyordu.
Adam yaklaştı ve dedi:
-Bu sana uyarıydı. Yakında senin ve ailenin sonu gelecek. Bunu engellemeye kalkma. Ayrıca, abin öldü. Onu geri getiremezsin. dedi.
-Kimsin Sen?
-Senden bir parça ezik insan.
-Yalancı!
Adam, Steve'in boynunu bir iki metre uzaktan tuttu ve onu duvara yapıştırdı. Bunu dokunmadan yapıyordu. Steve'in nefesi kesilmişti. Tam Steve Havasızlıktan Öleceğim Diye Düşünürken adamdan bir ses geldi. Biri onun kolunun biryerini kesmişti. Steve'in bayılmadan görebileceği son şey bu oldu.
Ertesi Gün Krekk Onu Uyandırdı:
-Kalk, Onu Bulup Amacını Bozmalıyız. dedi.
-Ama John?
-Tedavisi Bulunur. Hadi!
------------------------------------------
Bölüm sonu.