Yolda bir domuz gördü ve onu evine götürüp çay ikrâm etti.Bir müddet muhabbet ettikten sonra domuz yoluna devam etti.Steve evinden çıktı ve sahile doğru yola koyuldu.Yolda bir tavuk gördü ve onu evine davet etti.Tavuk, Steve'e kendisinin otostopçu olmadığını söylemesine rağmen Steve hâlâ tavuğun bir otostopçu olduğuna inanıyordu.Tavuğa servis ettiği çayın içinde zehir vardı.Tavuğu yatağa yatırdı ve yeniden yollara koyuldu.Evin yakınlarında hiçbir ağaç bulunmaması onu üzdü.Biraz evden uzaklaşarak ağaçlık yerlere gitmeyi düşündü.Bir Ormanlık bölge buldu.Geniş bir ormandı.Birkaç ağaca kafa atarak Fidan topladı.Evin yolunu tuttu Steve...
Ama Steve eve geldiğinde şaşırmıştı.Tavuk ortada yoktu ve Sandıklarının hepsi boşalmıştı!Elindeki fidanları bıraktı ve evden çıkıp etrafına bakındı.Bağırarak bir küfür savurdu ve silkindi.O Tavuğu bulup eşyalarını geri alması gerekiyordu.Çantasından birkaç giysi ve teçhizat çıkarıp evden olabildiğince hızlı çıktı.Tavuk fazla uzaklaşmış olamaz.Steve çöle doğru koştu.Dikkatli bir şekilde suya baktı.Bir Mürekkep balığı gördü.Konuşmaya daldılar.Bir süre sonra Mürekkep Balığı Tavuktan bahsetti.Steve düşündüğü şeyleri bıraktı ve Tavuğu sordu.Mürekkep balığı "Abicim şimdi ben bu tavuğu gördüm tamam mı.Böyle yardırıyordu batıya doğru.Yani bi' selam ver. Bi' selam ver değil mi yani? Bu dünyada hepimiz kardeşiz sonuçta!" dedi. Steve bilerek gülümsese de içinde nefret çığlıkları atıyordu.Steve kılıcını alıp Mürekkep Balığını öldürdü.Mürekkepleri çantasına koyup , Batıya yöneldi.Biraz yürüdükten sonra Devasa bir yapıt gördü.
Gerisi sizin hayal gücünüzde...
( ENVANTERE BAKMAYIN. İNTERNETTEN ALDIM RESMİ )