Hayatım şu iki şeyden ibarettir: Sonsuz öfke, efsanevi nefret;
Söz gümüştür ama nefrete karşı kömürden bile daha değersiz kalır sükunet.
Kavga, hakaret görünce başlar çalışmaya bendeki öfkeli adalet...
Kaçışınız yok bendeki şu devasa efsanevi öfkeden,
Bir ses duyuyorum yine, yoksa başladı mı ötmeye sizdeki siren?
Çekip gitmeli burada haksızken saldırıp da yenilen;
Yoksa tadar benim gazabımdan bir parça!
Bu kavgaların sonunda olacak gururunuz parça parça!
*Yov*ov*vov*
Bilirsiniz; uyuyan yılanı uyandırmamalısınız, bu yüzden emin olun bana dokunmadığınızdan,
Yoksa size de ayırtırım cehennemimden büyük bir VIP zindan;
Uyuyan aslan fırladı mağarasından,
İndirecek kafanıza pençesiyle bir şahmerdan,
Şahit olacaksınız ormanların kralının öfkesine doğrudan!
*Yov*ov*vov*
Var mı daha insanlara nedensiz saldıracak bir babayiğit?
Hiç acımayacağım, saldırana vereceğim karşılığını eşit eşit,
Geçireceğim kafasına kırk tane kocaman kiremit,
Alırım altıma, olur size yoldaki beyaz şerit!
Geçersiniz üzerinden transit transit,
Kusura bakma, bendeki kafa gelgit;
Herkes benim bu kara öfkeme şahit!
*Yov*ov*vov
Pekala, sana başlayayım vermeye nasihatlerimi taksit taksit,
Birinci nasihat ile başlayalım: Yakabilirsin karşındakini, olabilirsin bir damla asit;
Ama asla olmamalısın yanındakileri satan bir it!
Üzgünüm, bende de sonsuz değil bu vakit;
Bu yüzden vururum üstüne bir kilit,
Atacaksın ben dönene kadar odada cirit!
Etmeye kalkışma beni taklit,
Gelir, yakarım bir kibrit;
Oluverirsin kızarmış bir mezgit!
-The Enraged Broly