FarukYazici
YASAKLANDI
- En iyi cevaplar
- 0
Değerli forum üyeleri ve öğrenci meslektaşlarım,
Ders, ders, ders... Hemen hemen hayatımızın 15-16 yılını alan okul süreci, türlü zorluklarla geçmektedir. Ben de çok uzun yılların ardından bu gerçeğin farkına varmam sebebiyle hem sizinle biraz daha kaynaşmak hem de bazı önemli noktalara değinmek adına böyle bir konu açma gereksinimi duydum. Size dersanelerinizdeki ya da okullarınızdaki rehber öğretmen ağzıyla konuşmayacağım. Yani; bir öğrencinin halinden ancak bir öğrenci anlar yine. O klasik; program yapın, odanıza kapanın ders çalışın, demeyeceğim...
Ders, ders, ders... Hemen hemen hayatımızın 15-16 yılını alan okul süreci, türlü zorluklarla geçmektedir. Ben de çok uzun yılların ardından bu gerçeğin farkına varmam sebebiyle hem sizinle biraz daha kaynaşmak hem de bazı önemli noktalara değinmek adına böyle bir konu açma gereksinimi duydum. Size dersanelerinizdeki ya da okullarınızdaki rehber öğretmen ağzıyla konuşmayacağım. Yani; bir öğrencinin halinden ancak bir öğrenci anlar yine. O klasik; program yapın, odanıza kapanın ders çalışın, demeyeceğim...
- Çok çalışmak, verimli çalışmak değildir! Kimimizin 1 saatte anladığını kimimiz 4 saatte anlayabiliyor. Burada vurgulanmak istenen durum çalışmayın demek değil. 15 dakika dahi çalışsanız kafanızı vererek çalışın. Odanızdan içeri girdiğinizde Minecraft'taki zombileri, oyunda geçeceğiniz bölümleri ya da sokaktaki arkadaşınızı unutun. Tek amacınız, ders çalışmak olsun. Çalışırken de tamamen kafanızı verin. Böylece çalışmanızdan verim alacaksınız.
- Bugünün işini yarına bırakma! Bu atasözünü duymayanınız ve önemini yaşayarak görmeyeniniz yoktur sanıyorum. Velev ki bir ödeviniz var ve 2 gün süre verilmiş. Bunu 2.güne bırakmak yerine ya bugün yapın ya da günlere bölüştürün. Son güne bırakılan ödev sizi sıkacak ve o dersten nefret etmenize biraz daha katkı sağlayacaktır.
- Bilgisayarı unutun! Tam bir baş belası... Buna çok tepki göstereniniz, o olmazsa yaşayamam diyeniniz çok olacaktır biliyorum. Size hiç oynamayın da demiyorum. Ancak haftada yalnızca 1 veya 2 saat. Başarınızın önündeki en büyük engel budur, inanın bana. Ailenizin emeklerini boşa çıkarmayın...
- Pratik yapın! Çok mu çalıştınız, her şeyi sular seller gibi mi ezberlediniz ? Çok iyi. Kitabı, defteri kapatın ve ayağa kalkın şimdi. Konuyu baştan sona karşınızda biri varmışcasına anlatın. Kullanılmayan bilgi, kullanılmayan bir demir gibidir. Zamanla paslanır ve sonunda yok olur...
- Ailenizin emeklerine cevap verin! Bu benim en çok etkilendiğim husus. Aileleriniz sizleri okutmak için var güçleri ile çalışıyorlar. Yeter ki siz okuyun diye. Derslerinizin düzelmesi için ellerinden ne gelirse yapmaya hazırlar da! Onların bu emeklerine karşılık, tek göreviniz biraz çalışmak ve onları mutlu etmek. Unutmayın, onlar sizden karşılık beklemiyorlar...