Seçim | S1 B1

FFHD

orda her kiminleysen, belki sevgilinleysen...
En iyi cevaplar
21
Gözümü açtığımda tek gördüğüm; askerlerin cephede koşuşturmasıydı ve o an kulakları sağır edici bir ses duyuldu. Daha ne olduğunu anlamadan geriye doğru savruldum, ağır darbeler alıyordum ama gözlerimi açamıyordum. Birden kendimi boşlukta hissettim. Gözümü açmaya çalıştım ama yapamıyordum. Kaslarım iflas etmişti. Sadece duyabiliyor ve hissedebiliyordum...


Gözümü hastanede açtım. Başımda annem ve babam, ayak ucumda da doktor duruyordu. Anneme baktım. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Kafamı ters yöne çevirdim. Babamı gördüm. Ağlamamak için kendini kasıyordu, belliydi. Güçlü durmaya çalışıyordu. Annem, uyandığımı gördü ve heyecanla bir çığlık attı "Uyandı! Kızım uyandı. Şükürler olsun tanrım. Kızımı bana verdin.". Babam da annemin çığlığını duyan babam, "Biliyordum, uyanacağını biliyordum kızım. Nasılsın? İyi misin? Bir yerin ağrıyor mu?" diye sorularla beni bunaltmaya başladı. Doktor, durumu anladığında olaya müdahale etti "Tamam, hastayı fazla yormayalım. Büyük bir badire atlattı.". Devam etti; "Kızımız çok iyi. Hayati değerleri normalin üstünde. Böyle büyük bir patlamadan hasar almadan çıkması bir mucize.". Ama mucize değildi. Kendimi çok zinde hissediyordum. Doktor, bir iki gün sonra hastaneden taburcu olabileceğimi söylediğinde, annem ve babam havalara uçtu.


2 GÜN SONRA


Artık evdeydim. Savaş son bulmuştu. Binden fazla asker kaybımız olmuştu. Oturma odasına gidip televizyonu açtım. Kanalı haberlere çevirdim. Ülkede son on yıldır görülmeyen; kasırga, fırtına, hortum olayları olmuş, yüzden fazla kişinin evi yerle bir olmuştu. Hava durumu hep değişiyor; bir gün güneş açıyor, bir gün kar yağıyordu. Biz de taşınma kararı almıştık. Birden fenalaştım. Bayılmak üzeredeydim ki annem mutfaktan çıkageldi. Hemen beni hastaneye götürdü. Testler yapıldı, çıkan sonuç ise korkunçtu! Bana H-G* teşhisi koyulmuştu. Yani ben normal bir insan değilim artık. Patlamadan hiç yara almadan çıktığımın kanıtıydı. Ertesi gün, polis departmanı başkanı Woper beni ziyarete gelmişti. Ziyaretinde banaözel polis olmam için bir teklif sundu. Düşüneceğimi, yarın teklife cevap vereceğimi söyledim. Woper odadan çıkar çıkmaz odaya babam girdi. Elimdeki sözleşmeye bakıp "Sen kabul ediyor musun?" dedi. Ben istekliydim. H-G olmanın avantajları vardı. Düşündükçe mutlu oluyordum. Dezavantajları aklıma bile gelmiyordu. Ama bir yanım da polise ihtiyacım olmadığını, tek başıma bir yolculuğa çıkmam gerektiğini söylüyordu. Woper'ı arayıp, teklifini geri çevirdiğimi söyledim. Ve artık anne ve babama kararamı açıklayabilirdim. Koridordan sesler geldi. Sanki biri gelip hastaneyi birbirine katıyordu. Dışarı çıktım ve koridorun yandığını gördüm. Odadan su şisemi alıp, kapımın önündeki alev kümesine döktüm. Alev sönmüyordu, su işlemiyor gibiydi. O sırada kalbimde bir acı hissettim. Düşüncelerim değişti. H-G olduğum aklıma geldi. Tam dışarı çıkacaktım ki, arkama bir kapı açıldı. Çok korkmuştum. Kapının içinden sarı saçlı, kırmızı gözlü bir kız çıktı. Üstünde siyah penye, altında da siyah, dar bir kot vardı. Ama yüzüne zor bakabiliyordum. Sanki bir güç beni engelliyordu. Bir an hareketsiz kaldım. Kız, "Hadi buradan gidiyoruz, çabuk ol!" diye fısıldadı. Ailemi bırakıp gidemezdim. Ama tek yolu buydu. Burada YANACAKTIM! Kızın elinden tutup, kapıya girdim. Kendimi ormanın içinde buldum. Kız bana kendisini takip etmemi söyledi. Hiç korkmuyordum. Kıza nedense çok güveniyordum. Biraz yürüdükten sonra, eski püskü, ahşap, dökük bir evle karşılaştı. Kız bana evin içine gireceğimizi söyledi. Ben de kızı takip edip, evin içine girdim. Eve girdiğimde çok büyük bir alanla karşılaştım. Işıl ışıldı. Alışmam biraz sürdü. Gözlerimi nihayet açabildiğimde etrafımda çiçeklerle, ağaçlarla süslenmiş bir bahçe ve biraz ilerisinde siyah, kareli desenli bir saray gördüm. Kız ile birlikte saraya girdik. Etraftan çok büyülenmiştim. Saraya girdik, koridorda yürüyorduk. Koridorun ortasında kırmızı bir halı bulunuyordu. Çok temizdi. Sağım da ve solumda ahşap büyükçe kapılar gözüküyordu. Kapıları merak edip kıza sordum "Bu kapılar ne işe yarıyor, biz neredeyiz?". Kız ise bana dönüp "Soru sorma, birazdan öğreneceksin." dedi. Çok meraklanmıştım. İleride beyaz bir kapı gözüktü. Oradan geçtiğimizde bir mahkeme salonuna girdik. Kız, yanına oturmamı söyledi. Ben de yanına oturdum. Bir adam gelip, "Birazdan N burada olur, bekleyin." dedi. Kıza dönüp merakla sordum "N kim?". Kız ise susmamı işaret etti...


*H-G: Özel güçlere sahip insanlar.
 
Üst