Steve of Life - Steve'in Yaşamı - Bölüm 1

Devamı gelsin mi, nasıldı?

  • Hayır devamı gelmesin, basit ve sıradan bir hikaye.

    Kullanılan: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    4

TonySTRK

Ağaç Yumruklayıcı
En iyi cevaplar
0
Steve, turkuaz tişörtü ve mavi pantolonuyla mutlu mesut yaşayan, Gladstone'un kadim dostu ve ineklerin en yakın arkadaşıydı. Ta ki...

1891 - New Mexico
her şey 1891'de, San Fransisco'da başladı. Güzel zamanlardı, evet. 1891'in son gecesiydi. Aynı zamanda 1892'nin ilk sabahı. O gece, köpeği Gladstone ile, uçsuz bucaksız yağmur ormanlarındaki evinde, yapayalnız öylece oturmuş, şömine karşısında kahvelerinin son damlalarını yudumluyorlardı. Nereden bilsin ki Steve? O son yudumların hayatını değiştireceğini...

Kahvesini bitirdi Steve. Küçük evinin camından şöyle bir etrafı kolaçan etti. bir şey yok gibi görünüyordu. Belki de gerçekten yoktu. İç çekerek evinin alt katındaki depoya indi. Eski hatıralar... Depodaki örtülerin önüne geldiğinde gözlerini kapattı. Şöyle bir elini gezdirdi Steve. Yavaş ve nazikçe, gayet yumuşak bir şekilde. Neyi arıyordu ki? Onca şeyin arasında gözleri kapalı neyi arıyor olabilirdi? Elini bir süre aynı yerde dolaştırdıktan sonra birden durdu. Yavaşça 2 adım attı ve gözlerini açtı. Titrek bir şekilde örtüyü kaldırıyordu, ki o anda Gladstone geldi. Çok telaşlı bir şekilde havlıyordu. Steve Gladstone'u yatıştırmaya çalışırken yukarıdan sesler duymaya başladı. Korktuğu şey miydi acaba? Gerçekten onlar mı gelmişti? Yıllarca o ormanın derinliklerinde saklandıktan sonra, Steve'i bulmuşlar mıydı? Sakin ve sessiz adımlarla merdivenlerden tırmandı. Kafasının üstündeki kapıyı iğne ucu kadar araladı ve o anda içeriye fırlayan birkaç zombi yukarıyı darma dağın etmeye başladı. Steve hemen deposundan o parlak ve keskin kılıcını aldı ve sahip olduğu tek şeyi korumak uğruna yukarıya fırladı. Bir zombiyi öldürdü, iki, üç, dört, beş... Derken sonu yok gibi görünüyordu. Tam kılıcını salladı ki önündeki o yeşil parlamayı gördü ve...

Gözlerini açtığında alevlerin ortasında bir yerde öylece yatıyordu. Telaşla fırlayacaktı yerinden ki, fırlayamadı. Bacağında derin bir ağrı hissetti. Hafifçe doğruldu, etrafına baktı. Aradığı şeyi görmüyordu. Sık ağaçların içinde hiçbir şeyi göremiyordu. İçinden; "Neden, neden böyle olmak zorundaydı ki!" diye geçirdi. Gözlerinden birkaç damla yaş... Aradığı şey Gladstone'du. Yoktu, ölmüş müydü? Nereden bilsin ki...

Kendini biraz zorladı ve kalktı ayağa Steve. Yalçın Steve! Bir kaç adım attı topallayarak. Ne gördü dersiniz? Bir kaç odun parçası, yanık bir örtü. Kısacası belirsiz bir harabe, fakat Steve için dünyalar kadar değerli bir hazine. Hemen fırladı oraya Steve. Fırladı ve tırnakları kırılana kadar kazmaya çalıştı yeri. Son bir umut! Aradığı şey son bir umuttu. Tam bulamadım demişken...

DEVAMI İSTEK ÜZERİNE GELECEK !!!
 
Son düzenleme:

98IamLegend98

Hayalet Avcısı
En iyi cevaplar
0
süppppppppppppeeeeeeeeeeeeeeeer inanılmaz süper nolur ama nolur devam ettttttttttttt!!!!!!!!!!!!!!!
 
Üst