TheBloodyMask
Kızıltaş Madencisi
- En iyi cevaplar
- 0
Beyler kaçıncı hikayem bilmiyorum neyse takılmadan girelim hikayeye
Bölüm 1 Herşeyin başlangıcı....
Gözümü bir çölde kabilemle yolculuk yaparken açtım 10 yaşımdaydım sadece yürüyordum güneş gözüme vuruyordu.Yürürken iki yakın dostun konuşmalarına kulak misafiri oldum:
-Sence nereye gidiyoruz?
-Bilmiyorum harita lanetli mahzeni gösteriyor
Konuşmayı bunları duyduğum anda katıldım
-Lanetli mahzen da neresi?
İkiside:
-John bunları duymak için çok küçüksün!
Dediler.Bende bu sözlere karşılık meraklı olduğum halde sustum.
Bir süre sonra güneş battı herkes zombilerin kendilerini yiyeceği korkusuyla çadırları hazırlıyorlardı nöbetçiler seçilmiş ekipmanları verilmişdi.
Gece yarısı olduktan biraz sonra bir patlama duyulmuştu herkes oraya koştu nöbetçilerin çoğu bir creeper yüzünden ölmüştü. Sanki bir ordu olan canavarlar üstümüze yürüyordu birden babam aklıma geldi o yaşıyormuydu ölen nöbetçiler tanınamadığından bilmiyordum ancak bir anda içime bir nefret doğdu.Yerdeki kılıçlardan bir tanesinin alıp canavarların kafasını teker teker kesiyordum heryer kan revan içindeydi,Yinede korkmuyordum sanki intikam delisi olan bir canavarmışçasına önüme gelen canavarları teker tker kesiyordum sonra ise tüm köyleler fırsat bilip kaçtılar canavarlar geri çekildikten sonra arkamda bir çadır bile görememiştim sadece ailemin cesetlerini gördüm ve o köylülerin hepsini öldürmeye and içtim.
(Nasıl beyler ilk bölüm (karekterin kimliğini ileriki bölümlerde daha fazla açacağım bu yüzden meraklanmayın ve sadece yeni bölümleri bekleyin) )
(Beş dakika dayanamadım alın size yeni bölüm
)
Bölüm 2 2 ay sonra
Yaklaşık iki ay geçmişti herzamanki gibi yürüyor idim yağmur yağıyordu . Biraz sonra bir şimşek önüme çaktı ve beyaz gözlü bir yabancı gördüm
bana:
y:Merhaba genç insan benmi adım Herobrine. Yanlış duymadıysam canavar ordumu sen yenmişsin oldukça güçlü bir insanın senin gibi küçük bir insan olabileceğini hiç düşünmemiştim.
Bunu duyduğum anda elimdeki kılıçla beraber fırladım sonra o adama değmem ile birlikte obsidian ve nether brick ile yapılmış bir kaleye ışınlandım ve o yabancı şöyle dedi.
-O kadarda güçlü sayılmazsın ancak sani o bahsettiğim güçlü insana dönüştürebilirim JOHN SLAYER.
O ismi duyduğum anda şaşkınlıktan ağzım açık kaldı ismimi biliyor idi.Sonra ise sözüne devam etti.
Evet sana bu yıldızı veriyorum bunun adı nether star değil END STAR bu yıldız ile kendini isterse 10.000 km çapındaki herkezi parmağını şıklattığı anda öldürebilecek bir canavara dönüşebilirsin.Evet seçim senin.
O anda oldukça cazip bir fikir olsa bile o yemini kendi başıma yerine getirmek istediğimi hatırladım sonra ise ağzımdan şu kelimeler oldukça anlaşılmaz bir ses tonu ile döküldü.
-Hayır sağolun ancak bu yıldızı kullanamam.
Ve sözüm bittiği anda kendimi kan revan içindeki bir lavabotuarda buldum.
Yabancı Bağırarak
-O zaman içindeki güce elveda de!
O anda kendimi kızıl olarak parlayan ve oldukça dayanıklı bir zırhın içindeki bir asker olarak buldum.
Elimdeki kılıçla yabancı insanı ortadan ikiye ayırdım sonra bir baktımki arkamda elinde beyazbir ışık tutarken duruyor idi.
Y-İYİ GECELER DE!
Elindeki topu fırlatmışdı sanırsbilememi kolum parçalanmıştı.. evet kolumun parçaları etrafa yayılmıştı acı hissetmiyordum hatta kolum yeniden çıkmıştı ama o kol normal bir kol değildi metalden idi avcumun içine baktığımda orada mavi bir taş olduğunu gördüm .
-Sende kimsin lanet olası herif!
Ben mi? Ben senin hem en yakın dostun hemde en kabusunum benim adım HEROBRİNE!
elleride 2 top tutuyordu biri parlıyor diğeri parlamıyordu ancak parlamayan benim elimdeki taşa benziyordu.
Sonra o iki birleştirdi ve bana kristal parçaları halinde makineli tüfek gibi fırlattı birden kolum olan metalik parça kalkana ve elimdeki taş kılıca dönüştü üstelik bir gözüm mavi bir gözüm kırmızı görmeye başlamıştı kılıcımla bir atak yapdım ve o adamı kesebiliyordum üstelik tekrar iyileşemiyordu onu parçalara ayırdım ve her nekadar istemesemde o adamı öldürdüğüm için ödül olarak saydığım end starı aldım.
Bölüm 3 Mutasyon ve hoşgeldin yeni düşman
Bölüm 1 Herşeyin başlangıcı....
Gözümü bir çölde kabilemle yolculuk yaparken açtım 10 yaşımdaydım sadece yürüyordum güneş gözüme vuruyordu.Yürürken iki yakın dostun konuşmalarına kulak misafiri oldum:
-Sence nereye gidiyoruz?
-Bilmiyorum harita lanetli mahzeni gösteriyor
Konuşmayı bunları duyduğum anda katıldım
-Lanetli mahzen da neresi?
İkiside:
-John bunları duymak için çok küçüksün!
Dediler.Bende bu sözlere karşılık meraklı olduğum halde sustum.
Bir süre sonra güneş battı herkes zombilerin kendilerini yiyeceği korkusuyla çadırları hazırlıyorlardı nöbetçiler seçilmiş ekipmanları verilmişdi.
Gece yarısı olduktan biraz sonra bir patlama duyulmuştu herkes oraya koştu nöbetçilerin çoğu bir creeper yüzünden ölmüştü. Sanki bir ordu olan canavarlar üstümüze yürüyordu birden babam aklıma geldi o yaşıyormuydu ölen nöbetçiler tanınamadığından bilmiyordum ancak bir anda içime bir nefret doğdu.Yerdeki kılıçlardan bir tanesinin alıp canavarların kafasını teker teker kesiyordum heryer kan revan içindeydi,Yinede korkmuyordum sanki intikam delisi olan bir canavarmışçasına önüme gelen canavarları teker tker kesiyordum sonra ise tüm köyleler fırsat bilip kaçtılar canavarlar geri çekildikten sonra arkamda bir çadır bile görememiştim sadece ailemin cesetlerini gördüm ve o köylülerin hepsini öldürmeye and içtim.
(Nasıl beyler ilk bölüm (karekterin kimliğini ileriki bölümlerde daha fazla açacağım bu yüzden meraklanmayın ve sadece yeni bölümleri bekleyin) )
(Beş dakika dayanamadım alın size yeni bölüm
Bölüm 2 2 ay sonra
Yaklaşık iki ay geçmişti herzamanki gibi yürüyor idim yağmur yağıyordu . Biraz sonra bir şimşek önüme çaktı ve beyaz gözlü bir yabancı gördüm
bana:
y:Merhaba genç insan benmi adım Herobrine. Yanlış duymadıysam canavar ordumu sen yenmişsin oldukça güçlü bir insanın senin gibi küçük bir insan olabileceğini hiç düşünmemiştim.
Bunu duyduğum anda elimdeki kılıçla beraber fırladım sonra o adama değmem ile birlikte obsidian ve nether brick ile yapılmış bir kaleye ışınlandım ve o yabancı şöyle dedi.
-O kadarda güçlü sayılmazsın ancak sani o bahsettiğim güçlü insana dönüştürebilirim JOHN SLAYER.
O ismi duyduğum anda şaşkınlıktan ağzım açık kaldı ismimi biliyor idi.Sonra ise sözüne devam etti.
Evet sana bu yıldızı veriyorum bunun adı nether star değil END STAR bu yıldız ile kendini isterse 10.000 km çapındaki herkezi parmağını şıklattığı anda öldürebilecek bir canavara dönüşebilirsin.Evet seçim senin.
O anda oldukça cazip bir fikir olsa bile o yemini kendi başıma yerine getirmek istediğimi hatırladım sonra ise ağzımdan şu kelimeler oldukça anlaşılmaz bir ses tonu ile döküldü.
-Hayır sağolun ancak bu yıldızı kullanamam.
Ve sözüm bittiği anda kendimi kan revan içindeki bir lavabotuarda buldum.
Yabancı Bağırarak
-O zaman içindeki güce elveda de!
O anda kendimi kızıl olarak parlayan ve oldukça dayanıklı bir zırhın içindeki bir asker olarak buldum.
Elimdeki kılıçla yabancı insanı ortadan ikiye ayırdım sonra bir baktımki arkamda elinde beyazbir ışık tutarken duruyor idi.
Y-İYİ GECELER DE!
Elindeki topu fırlatmışdı sanırsbilememi kolum parçalanmıştı.. evet kolumun parçaları etrafa yayılmıştı acı hissetmiyordum hatta kolum yeniden çıkmıştı ama o kol normal bir kol değildi metalden idi avcumun içine baktığımda orada mavi bir taş olduğunu gördüm .
-Sende kimsin lanet olası herif!
Ben mi? Ben senin hem en yakın dostun hemde en kabusunum benim adım HEROBRİNE!
elleride 2 top tutuyordu biri parlıyor diğeri parlamıyordu ancak parlamayan benim elimdeki taşa benziyordu.
Sonra o iki birleştirdi ve bana kristal parçaları halinde makineli tüfek gibi fırlattı birden kolum olan metalik parça kalkana ve elimdeki taş kılıca dönüştü üstelik bir gözüm mavi bir gözüm kırmızı görmeye başlamıştı kılıcımla bir atak yapdım ve o adamı kesebiliyordum üstelik tekrar iyileşemiyordu onu parçalara ayırdım ve her nekadar istemesemde o adamı öldürdüğüm için ödül olarak saydığım end starı aldım.
Bölüm 3 Mutasyon ve hoşgeldin yeni düşman
Son düzenleme: