- En iyi cevaplar
- 0
Malesef.
Zaman makinesi ileri zamanlarda icat olsa bile, hükumet dışı herhangi bir vatandaşa verilmeyecek. CIA'in aldığı bu özel karar eğer kabul edilmeseydi, şimdiden batmış olabilirdik. Karışıksa şöyle anlatmak isterim:
Diyelim, herkesin taşınabilir bir zaman makinesi var. Hem geleceğe gidebiliyor, hem geçmişe. Normal zamana dönebiliyor ve ya aynı zamanda başka bir yere ışık hızı ile gidiyor.
Bunu bilinçsiz kullanan birini düşünün. Zamanda geri gitmenin hırsı ile hiçbir talimatı okumadan vortekse kapılan biri.
O kişi ne yaptığınız bilmezse, her yönden, her şekilde dünyanın sonunu getirebilir.
-Geçmişe Gitse Ne Olurdu?-
Muhtemelen, kendi içinde yaşadığı geleceği değiştirirdi.
Ya hatayla birinin vaktini çalıp, dengeyi bozabilirdi, ya yanlışlıkla birini hasta bırakıp-öldürüp geleceği değiştirebilirdi.
Çünkü bir karıncanın bile ezilmesi taktirde, her türlü değişiklik olabilir.
Bu yüzden kader yazılabilir, şu an biz bir geçmişteyiz ve geleceğimiz ile oynuyoruz.
-Geleceğe Gitse Neler Olabilirdi?-
Yanlışlıkla geçmişteki yaşadığı asıl hayatını bozabilirdi. Bir "tuzak" gibi paradoks yaratarak, geçmiş hayatını tehlikeye atar, kendi haline de "kaderine" bırakırdı. Eğer geçmişteki hasar alırsa o da alır, ölürse o da ölürdü. Zaman dalgalarının ultra bir seviyesindeyken ölmek paradoks yaratır ve bu paradoks, dalga şeklinde yayılarak zamana nüfuz eder. Bu da geleceğin geleceğini etkiler.
-Normal Zamanda Gezseydi Ne Olurdu?-
Vorteksin nereye açılacağını bilemezsiniz. Teorik olarak değişkendir ve düzeltilemez. Amazon ormanından açılan bir vorteks ya New York'a, ya da Altair yıldızının dibine açılabilir, yıldızı içine çekip Dünya'ya atabilir (ki buy felaket olur).
Ya da muhtemelen CIA tarafından tutuklanırdı.
Çünkü yasaklı bölgeye girme izni de oluyor bu sayede.
Bu yüzden hükumet tarafından eğitilen bir kimse hariç zaman makinesini kullanamayacağız. Ve eğer, elimizdeki kaynakları hızla tüketirsek, geleceğimizi değiştirerek "doğru frekansı kaçırır" ve zaman makinesine asla erişemeye biliriz.
Eğer John Titor'u araştırırsanız, kendisi bir zaman yolcusudur ve gelecekten geldiğini iddia etmektedir. İstediği bir bilgisayar parçasını aldıktan bir gün sonra, kaldığı otelde birden yok oldu. Resepsiyonist belboyu gönderdikten sonra belboy olayı şöyle anlatıyor:
"Odasına bavulları taşıdım, kapıyı kapattım ve biraz durdum. Yorulmuştum. Birden o anda, odaya flaş bombası atılmış gibi bir ışık geldi, maviydi ve gözümü çok pis bir şekilde almıştı. Odaya daldım ve çarşaf yanmıştı. Adamdan eser yoktu."
Bilim adamları ise bunu, zaman çizgisinin gelecek tarafı bir şekilde frekanstan çıktı ve böyle bir gelecek olmadı diye öne sürüyor ki mantıklı bence.
Yani, eğer biri bir madeni bile azaltıp frekansı kaybetmemize sebep olduysa, neden olmasın. Frekans derken demek istediğim, bizim zaman dalgalarımızın, gelecek zaman dalgaları ile uyuşmasıdır.
-ShadowFlex
Zaman makinesi ileri zamanlarda icat olsa bile, hükumet dışı herhangi bir vatandaşa verilmeyecek. CIA'in aldığı bu özel karar eğer kabul edilmeseydi, şimdiden batmış olabilirdik. Karışıksa şöyle anlatmak isterim:
Diyelim, herkesin taşınabilir bir zaman makinesi var. Hem geleceğe gidebiliyor, hem geçmişe. Normal zamana dönebiliyor ve ya aynı zamanda başka bir yere ışık hızı ile gidiyor.
Bunu bilinçsiz kullanan birini düşünün. Zamanda geri gitmenin hırsı ile hiçbir talimatı okumadan vortekse kapılan biri.
O kişi ne yaptığınız bilmezse, her yönden, her şekilde dünyanın sonunu getirebilir.
-Geçmişe Gitse Ne Olurdu?-
Muhtemelen, kendi içinde yaşadığı geleceği değiştirirdi.
Ya hatayla birinin vaktini çalıp, dengeyi bozabilirdi, ya yanlışlıkla birini hasta bırakıp-öldürüp geleceği değiştirebilirdi.
Çünkü bir karıncanın bile ezilmesi taktirde, her türlü değişiklik olabilir.
Bu yüzden kader yazılabilir, şu an biz bir geçmişteyiz ve geleceğimiz ile oynuyoruz.
-Geleceğe Gitse Neler Olabilirdi?-
Yanlışlıkla geçmişteki yaşadığı asıl hayatını bozabilirdi. Bir "tuzak" gibi paradoks yaratarak, geçmiş hayatını tehlikeye atar, kendi haline de "kaderine" bırakırdı. Eğer geçmişteki hasar alırsa o da alır, ölürse o da ölürdü. Zaman dalgalarının ultra bir seviyesindeyken ölmek paradoks yaratır ve bu paradoks, dalga şeklinde yayılarak zamana nüfuz eder. Bu da geleceğin geleceğini etkiler.
-Normal Zamanda Gezseydi Ne Olurdu?-
Vorteksin nereye açılacağını bilemezsiniz. Teorik olarak değişkendir ve düzeltilemez. Amazon ormanından açılan bir vorteks ya New York'a, ya da Altair yıldızının dibine açılabilir, yıldızı içine çekip Dünya'ya atabilir (ki buy felaket olur).
Ya da muhtemelen CIA tarafından tutuklanırdı.
Çünkü yasaklı bölgeye girme izni de oluyor bu sayede.
Bu yüzden hükumet tarafından eğitilen bir kimse hariç zaman makinesini kullanamayacağız. Ve eğer, elimizdeki kaynakları hızla tüketirsek, geleceğimizi değiştirerek "doğru frekansı kaçırır" ve zaman makinesine asla erişemeye biliriz.
Eğer John Titor'u araştırırsanız, kendisi bir zaman yolcusudur ve gelecekten geldiğini iddia etmektedir. İstediği bir bilgisayar parçasını aldıktan bir gün sonra, kaldığı otelde birden yok oldu. Resepsiyonist belboyu gönderdikten sonra belboy olayı şöyle anlatıyor:
"Odasına bavulları taşıdım, kapıyı kapattım ve biraz durdum. Yorulmuştum. Birden o anda, odaya flaş bombası atılmış gibi bir ışık geldi, maviydi ve gözümü çok pis bir şekilde almıştı. Odaya daldım ve çarşaf yanmıştı. Adamdan eser yoktu."
Bilim adamları ise bunu, zaman çizgisinin gelecek tarafı bir şekilde frekanstan çıktı ve böyle bir gelecek olmadı diye öne sürüyor ki mantıklı bence.
Yani, eğer biri bir madeni bile azaltıp frekansı kaybetmemize sebep olduysa, neden olmasın. Frekans derken demek istediğim, bizim zaman dalgalarımızın, gelecek zaman dalgaları ile uyuşmasıdır.
-ShadowFlex