_Iskefiyeli_
YASAKLANDI
- En iyi cevaplar
- 0
Her işe bulaşan ben, bir de hikaye yazayım dedim. Buyruuğn.
@cbg2002 @zombiespaceman1 @Red_ @Yeselectro @Vienicome @AtomTR @Cobra_HD @craft_woman @_Kiritokun_ @erenbulbul @Acar_z
Gerçekten çıkacak mıydı? Bunu yapabilirdi. Sabahın köründe, geceden kalanların olma ihtimali vardı fakat geceleri dışarıda onu nelerin beklediğini bilmiyordu. Adımını atıyordu, henüz dışarı çıkamadan içini büyük bir korku kaplamıştı, fakat özgürlük duygusu bunu bastırmaya yetiyordu. Ayağını çalıkara zorlanarak koyduğunda sanki onu bir şey çekti, adımları peş peşe attı, fakat deli gibi, mutlulukla yanıp tutuşarak. Fakat bu mutluluk koşusunu o inanılmaz şey bozdu, örümcek! Steve küçücük örümceklerden bile korkardı, buna dayanması imkansızdı. Neredeyse insan kadardı! Lanet olsun, ne yapacaktı! Tekrar deli gibi koşuyordu, fakat içinde mutlukuk yoktu. Korku! Dehşet! Yorgunluğunu hissetmiyordu, inanılmaz bir korku hissetmişti. Fazla uzaklaştığının farkına vardığında arkasına baktı, hiçbir şey yoktu, evini de göremiyordu! Geri dönemezdi, korku sarhoşluğunda geldiği yolun farkında değildi. Kendine küfrediyordu, büyük de olsa saldırmayan bir örümcek yüzünden evini kaybetmişti. Ne yapacaktı..?
Umutsuzca yürüyordu. Tek tesellisi, saatin erken olmasıydı.. Evinde fazla eşya yoktu, 4 duvardı sadece, çatısı yapraktandı fakat yine de iş görüyordu, bu yüzden aklından çıkmıyordu.. O da ne! Bir duvar mıydı gördüğü? Yaklaştı, yaklaştı.. Sessiz olmaya çalışıyordu fakat sevinç kahkahalarını engelleyemiyordu. İyice yalaştığında fark etti, bu bir surdu! Sur demek, insan demekti. Eğer insan olmasa bile yaşanabilecek bir yerdi. Girişi neredeydi? Etrafını dolanmaya başladı, tahta bir kapı buldu. Fakat önünde içi su dolu bir hendek vardı. Anlaşılan kapı inip kalkabiliyordu. Peki içeri nasıl girecekti? Bulduğu bütün taşları kapıya atıyor, bağırıyor, sesini duyurmaya çalışıyordu. İçerden gürültüler gelmeye başladı, anlaşılan insan vardı. Bu mutlu ediciydi, fakat içeri girebilecek miydi? Birden tahta kapı hafifçe aralandı.. Steve taş atmayı kesti, bağırmıyordu da. İçerden bağırdılar;
--Sen de kimsin!?
Kendisine doğrultulan bir yay gördüğü için konuşamıyordu;
--Steve, ben Steve..
--Ne istiyorsun?
--Evimi kaybettim, yardım istiyorum.
--1 dakika bekle..
Bekliyordum fakat içerideki sesleri duyabiliyordum. Birini çağırdılar. Muhtemelen buranın büyüğüydü. İçerden konuşmalar geldi fakat anlayamadım. Kapı yavaşça inmeye başladı, kapı inerken çıkan gıcırtı insana acı verecek düzeydeydi. Anlaşılan uzun süredir açılmamıştı. Kapı indiğinde beni çağırdılar;
-Sana güvendik, hadi gel.
Adım atmaya korkuyordum. Bu eski kapı çürümüş olmalıydı.
--Bu kırılmaz değil mi..?
@cbg2002 @zombiespaceman1 @Red_ @Yeselectro @Vienicome @AtomTR @Cobra_HD @craft_woman @_Kiritokun_ @erenbulbul @Acar_z
BÖLÜM 1
Korkunu Yen!
Korkunu Yen!
Bu garip yerden iyice sıkılmaya başlamıştı.. Küçük bir barınaktan ve bir sopadan başka bir şeye sahip olmadan 2 ay yaşamıştı fakat daha ne kadar dayanabileceğini bilmiyordu. Tek besini elma ve koyun etiydi. Son günlerde patates bulup kızartma yaparak yerine gelen keyfi çok da uzun sürecek gibi görünmüyordu. Burada kaldığı 2 ay boyunca sadece öğle saatlerinde dışarı çıkıyordu çünkü bu ıssız yerde başına neler geleceğini bilemezdi. Ama korkusunu yenmesi gerekiyordu çünkü camı bile olmayan barınağında güneşsizlikten beti benzi atmış, rengi gitmişti. Belki de bunu simdi yapmalıydı, evet evet şimdi tam zamanıydı.. Fakt kendine bir şeyler yapmalıydı. Sopasını keskinleştirerek kılıca çevıjrmek iyi bir fikirdi, burada tek eğlence kaynağı marangozluk olduğu için bunu yapmak onun için oldukça kolaydı. İşini hemen bitirdi ve evine derin derin baktı. Çünkü evini bir daha göremeyebilirdi.. Bu duygusal anı karın gurultusu yerle bir etti. Patateslerden üç tanesini ağzına attı. Kapıyı araladı ve...
BÖLÜM 2
İlk Adımlar!
İlk Adımlar!
Gerçekten çıkacak mıydı? Bunu yapabilirdi. Sabahın köründe, geceden kalanların olma ihtimali vardı fakat geceleri dışarıda onu nelerin beklediğini bilmiyordu. Adımını atıyordu, henüz dışarı çıkamadan içini büyük bir korku kaplamıştı, fakat özgürlük duygusu bunu bastırmaya yetiyordu. Ayağını çalıkara zorlanarak koyduğunda sanki onu bir şey çekti, adımları peş peşe attı, fakat deli gibi, mutlulukla yanıp tutuşarak. Fakat bu mutluluk koşusunu o inanılmaz şey bozdu, örümcek! Steve küçücük örümceklerden bile korkardı, buna dayanması imkansızdı. Neredeyse insan kadardı! Lanet olsun, ne yapacaktı! Tekrar deli gibi koşuyordu, fakat içinde mutlukuk yoktu. Korku! Dehşet! Yorgunluğunu hissetmiyordu, inanılmaz bir korku hissetmişti. Fazla uzaklaştığının farkına vardığında arkasına baktı, hiçbir şey yoktu, evini de göremiyordu! Geri dönemezdi, korku sarhoşluğunda geldiği yolun farkında değildi. Kendine küfrediyordu, büyük de olsa saldırmayan bir örümcek yüzünden evini kaybetmişti. Ne yapacaktı..?
BÖLÜM 3
"Bu mükkemmel!"
"Bu mükkemmel!"
Umutsuzca yürüyordu. Tek tesellisi, saatin erken olmasıydı.. Evinde fazla eşya yoktu, 4 duvardı sadece, çatısı yapraktandı fakat yine de iş görüyordu, bu yüzden aklından çıkmıyordu.. O da ne! Bir duvar mıydı gördüğü? Yaklaştı, yaklaştı.. Sessiz olmaya çalışıyordu fakat sevinç kahkahalarını engelleyemiyordu. İyice yalaştığında fark etti, bu bir surdu! Sur demek, insan demekti. Eğer insan olmasa bile yaşanabilecek bir yerdi. Girişi neredeydi? Etrafını dolanmaya başladı, tahta bir kapı buldu. Fakat önünde içi su dolu bir hendek vardı. Anlaşılan kapı inip kalkabiliyordu. Peki içeri nasıl girecekti? Bulduğu bütün taşları kapıya atıyor, bağırıyor, sesini duyurmaya çalışıyordu. İçerden gürültüler gelmeye başladı, anlaşılan insan vardı. Bu mutlu ediciydi, fakat içeri girebilecek miydi? Birden tahta kapı hafifçe aralandı.. Steve taş atmayı kesti, bağırmıyordu da. İçerden bağırdılar;
--Sen de kimsin!?
Kendisine doğrultulan bir yay gördüğü için konuşamıyordu;
--Steve, ben Steve..
BÖLÜM 4
"Alındın!"
Ben çok korkmuştum, fakat köylülerin benden daha çok korktuğunun farkındaydım. Bana doğrultulan yay bile titriyordu. Sopadan bozma kılıcı yere attım ve ellerimi kaldırdım. Kılıca tekme savurup hendeğe düşürdüm. Kendimi onlara kabullendirebilmek için şov yapıyordum. Yüzümdeki korkuyu gizlemeye çalışıyordum ve masum göstermeye uğraşıyordum. Bana doğrultulan yaydaki titreme duruyordu, anlaşılan bana güvenmişlerdi. Seslendiler;"Alındın!"
--Ne istiyorsun?
--Evimi kaybettim, yardım istiyorum.
--1 dakika bekle..
Bekliyordum fakat içerideki sesleri duyabiliyordum. Birini çağırdılar. Muhtemelen buranın büyüğüydü. İçerden konuşmalar geldi fakat anlayamadım. Kapı yavaşça inmeye başladı, kapı inerken çıkan gıcırtı insana acı verecek düzeydeydi. Anlaşılan uzun süredir açılmamıştı. Kapı indiğinde beni çağırdılar;
-Sana güvendik, hadi gel.
Adım atmaya korkuyordum. Bu eski kapı çürümüş olmalıydı.
--Bu kırılmaz değil mi..?
Son düzenleme: