Küçüklüğünüzden bahsedin | Al çayını buyur :)

mciltrot34

International Rias Fanclup President
En iyi cevaplar
1
Bu konuyu görenler küçüklüğünde yaptığı şeyleri daha çok komedi yönelikli olarak paylaşırsa sevinirim. Herkezin illaki küçükken yaptığı şeyler vardır ben başlıyorum :

8 yaşında idim. Askeri kampta idik. Yaz kampıydı sanırsam. Neyse bizim ev askeri arabaların parkedildiği 200 300m ötesinde. Bir gece babama demiştim bana araba al diye oda daha küçüksün, olmadı kanıtla alalım demişti. O sabah gidip askeri garajtan anahtarı üstünde olan bir arabaya binmiştim. Tabi manyağım leblebi tozuyla kafa felan buluyorum o aralar neyse bi *** bilmiyorum açıkçası. Babamlarda 30 40 M ileride. Bendekide o akıl debriyaja basmadan kontağı açtım araba şahlanır gibi ileri atıldı genellikle yazın arabaların üstünü çıkartırlar. Üstü açık olduğu için korkudan hemen aşşağı atlamıştım. Babama gidip olayı anlattım olayı anlatırken araba yanımızdan geçti ne oluyor demeden teleferiğin birine bayır aşşağı girmişti. Babam gülsemmi ağlasammı diye düşünürken ben sıvışıp eve gitmiştim. Parasıda iyi girmişti hatırlayınca hala utanıyorum :p


Not : Daha çok sınav haftasında olanlar için komedi konusudur. Sizde anlatın onlar gülsün. Onlar anlatsın siz gülün :) Katılırsanız sevinirim.
 

LordTs

Umut
Emektar Üye
En iyi cevaplar
0
Küçükken dayak yemiştim.
Buda güzel bi anım .-.


 
Son düzenleme:

Vienicome

Hayalet Avcısı
En iyi cevaplar
0
Çok yada hiç komedi değil ama çok acı bir şekilde bütün çocukluğum erkek çocuklarla kavga ederek ve kızlarla can dostu olarak geçti*
6. Sınıfa kadar*
Şimdi onun dertlerini çekiyorum*
 

Mockingjayy

Obsidyen Madencisi
En iyi cevaplar
0
Anaokulunda çok popülerdim* :(
Sınıfa konser verdiğimi hatırlıyorum* :(
Rezaletti :(


Sent from my iPhone using Tapatalk
 

ExtendedFox

Obsidyen Madencisi
En iyi cevaplar
0
7 yaşında falan ilk space tuşunu öğrendiğimde aklıma değişik şeyler gelmesi*
Alatıcı olaylar*
 

rayandu06

Nether Yerlisi
En iyi cevaplar
0
Tam hatırlamıyorum. 10 yaşındaydım sanırsam. Profesyonel dövüşe heves duyduğum zamanlardı. Yastığa john cena'nın hareketini yapardım tuş yapardım ve kendi kendime sevinirdim.
Sonra izledikçe yeni hareketler öğreniyor, uyguluyordum. Sonra bir tekme hareketi gördüm. Aslında vücudum çok çevikti ve bu doğuştandı. Tekme uygulamak için çok hızlı 90 derece çeneye tekme atmak gerekiyordu.
Sonra okulda arkadaşıma "şu tahtayı tut" tarzı şeyler söyledim. Ve herkes beni izliyordu. Tam ayağı kaldırdım vuracağım arkadaş tahtayı çekti trollemek için. Benim ayak boşluğa gitti. Yerde olan sağ ayak müthiş bir şekilde kaydı ve 90 derece saat yönünde dönerek yere yapışmıştım. En azından bir şey olmamıştı. Herkes kahkaha ile gülüyordu. Ben rezillikten yerin dibine girmiştim ayağa kalkmadım bir süre...


Ve o tekme...

6 - 7 sene öncesi ne günlerdi çocukluğum ya.

 

BatuhanSteveÖzbatir

Zombi Katili
En iyi cevaplar
0
Tam hatırlamıyorum. 10 yaşındaydım sanırsam. Profesyonel dövüşe heves duyduğum zamanlardı. Yastığa john cena'nın hareketini yapardım tuş yapardım ve kendi kendime sevinirdim.
Sonra izledikçe yeni hareketler öğreniyor, uyguluyordum. Sonra bir tekme hareketi gördüm. Aslında vücudum çok çevikti ve bu doğuştandı. Tekme uygulamak için çok hızlı 90 derece çeneye tekme atmak gerekiyordu.
Sonra okulda arkadaşıma "şu tahtayı tut" tarzı şeyler söyledim. Ve herkes beni izliyordu. Tam ayağı kaldırdım vuracağım arkadaş tahtayı çekti trollemek için. Benim ayak boşluğa gitti. Yerde olan sağ ayak müthiş bir şekilde kaydı ve 90 derece saat yönünde dönerek yere yapışmıştım. En azından bir şey olmamıştı. Herkes kahkaha ile gülüyordu. Ben rezillikten yerin dibine girmiştim ayağa kalkmadım bir süre...


Ve o tekme...

6 - 7 sene öncesi ne günlerdi çocukluğum ya.
O arkadaş benim olsa o öğrendiğim taktiği arkadaşımın üstünde uygulardım:D
 

BurnerTroll

Doktor, sadece doktor.
En iyi cevaplar
0
Ehm ehm, ben kendi çayımı getirmiştim ama bitirip bir de sizinkinden alırım; kimse üzülmemiş olur. B)

Not: Hikaye biraz uzun ama bir kez başlarsanız bitireceğinizden eminim.



Olay yine BurnerTroll, büyük kuzen, (Benden 2 yaş küçük, büyük kuzen demiş olmam yanıltmasın.) ve kardeşi olan küçük kuzen olarak tanınan şeytan üçlüsü arasında geçiyor.

Yine bir yaz ayı ve BurnerTroll'ün kuzenleri, aileleriyle birlikte evlerine birkaç günlüğüne kalmaya gelmiş durumda. Sıcak geçen bu yaz günlerinde öğleden önce dışarı çıkmak zararlı olduğu için o saatlerde güneş almayan balkonda oturup oyun oynuyoruz. Hatırladığım kadarıyla ilk olarak ben balkonda oynamaktaydım ve kokumu alan, oyun oynamaya aç kuzenlerim de balkona sonradan gelmişlerdi. Oyuncakları yere dizmiş oynarken (Çoğunluğunu oyuncak askerlerin oluşturduğu bir yığın, bilirsiniz; çoğu erkek çocuğunun en az bir kere oyuncak asker seti olmuştur.) kuzenlerimin geldiğini fark etmemle tehlike çanlarını çalmam bir olmuştu. Çünkü küçük kuzenim yaşından dolayı oyuncak askerlerle nasıl oynandığını bilmiyor, şanslı günümüzdeysek oyuncakları sadece burnundan çıkarmakla yetiniyorduk.

Ne olduysa tehlike çanları çalarken oldu. Küçük kuzen en sevdiğim piyade askerlerimin birini yakalamış, kafasını ısırmıştı. Bundan zevk alıyor gibiydi, kimse buna bir şey diyemezdi çünkü çocuk olmak aptal olmak demekti. Ancak ben buna tahammül edebilecek durumda değildim. Kalkmamla öfkeli bir tokadı kafasının arka kısmına geçirmem bir oldu.

İki saniyelik bir sinir boşalmasından sonra gözlerimin etrafındaki bulanıklık efekti kaybolmaya başlamıştı ve öfkemin neye sebep olduğunu yavaş yavaş görmeye başlamıştım. Evet, gördüğüm doğruydu; çizgi filmlerde rastladığım sahnelerden birinin içinde az önce bizzat rol almıştım. Öfkeyle attığım tokat kuzenimin kafasının arkasına tam oturmuş olacak ki kafası kenarlara sapmadan balkon korkuluklarının arasına sıkışmıştı. (Bunda farkında olmadan yaptığım zamanlamayla küçük kuzenimin boş anına denk gelmiş olmasının da etkisi var tabii.)

Küçük kuzenim burada neyin dönmekte olduğunu anlayamamış bir halde kısa bir süre etrafına baktıktan sonra ağlamaya başladı. Haklıydı çocukcağız, en sevdiğiniz kuzeninize oyun oynamakta eşlik ediyorsunuz; oyuncak askerleri kusursuzca (!) oynatıyorsunuz ve bir anda kafanızı demirlerin arasında buluyorsunuz. Çok geçmedi ki büyük kuzen dediğimiz ablası -o da böyle bir şeyin nasıl olduğunu tam olarak anlamadığından da olsa gerek- ağlamaya başladı. Telaşım iyice artmıştı çünkü yengemle bu konularda daha önce çok kez karşı karşıya gelme tehlikesi yaşamıştım. Tekrardan böyle bir risk almak istemediğim için refleks olarak önce küçük kuzenimin ağzını kapadım. Ablasını da elimle "sus" işareti yaparak susturmaya çalıştım.

Daha fazla anlatmak isterdim ama olayı nasıl bitirdiğimi kısaca anlatacak olursak ters taraftan küçük kuzenimin alnına vurmuştum (balkona doğru, içeri tarafa çıkmasını sağlayacaktı) ve demirlerin arasından çıkarmıştık.

Şu anda ikisi de iyi durumda merak etmeyin.B)
 

DirenCan

Kızıltaş Madencisi
En iyi cevaplar
0
2 / 2.5 metre yükseklikteki merdivende Korkuluk olmaması yüzünden elimdeki şemsiyenin dengemi kaybetmesi sonucunda dinamoya kafa üstü düşmüştüm.
--İstiklal marşı okunurken beni rahatsız eden arkadaş, o arkadaş yerine beni uyaran bir öğretmen, küfür ederek olay yerinden[bütün okulun önünde] uzaklaşmama,çıkışta arkadaşın servisinin önünde nöbet tutup geldiğinde çocğu dövmüş olmama neden oldu
henüz 4.5 sınıfta geç vakitte okuldan ayrılırken sınıf arkadaşımı (bay an ) eve bırakmak istemiştim. yarı yolda tamam ben giderim deyip bırakıp gitmişti beni.
--bir arkadaşım beni kırdığı için özür dilemeye geliyordu [yer okul bahçesi] bende konuşmak istemediğimden okul sınırlarında dönüp duruyordum. tenefüs boyunca benimle birlikte dönüp durdu .
renkli renkli anılar işte :(

edit : Hediye aldığım kitapta henüz bilmediğim harfler var diye ağlamıştım.
küçükken kendi süper kahraman grubum vardı
 

mciltrot34

International Rias Fanclup President
En iyi cevaplar
1
Ehm ehm, ben kendi çayımı getirmiştim ama bitirip bir de sizinkinden alırım; kimse üzülmemiş olur. B)

Not: Hikaye biraz uzun ama bir kez başlarsanız bitireceğinizden eminim.



Olay yine BurnerTroll, büyük kuzen, (Benden 2 yaş küçük, büyük kuzen demiş olmam yanıltmasın.) ve kardeşi olan küçük kuzen olarak tanınan şeytan üçlüsü arasında geçiyor.

Yine bir yaz ayı ve BurnerTroll'ün kuzenleri, aileleriyle birlikte evlerine birkaç günlüğüne kalmaya gelmiş durumda. Sıcak geçen bu yaz günlerinde öğleden önce dışarı çıkmak zararlı olduğu için o saatlerde güneş almayan balkonda oturup oyun oynuyoruz. Hatırladığım kadarıyla ilk olarak ben balkonda oynamaktaydım ve kokumu alan, oyun oynamaya aç kuzenlerim de balkona sonradan gelmişlerdi. Oyuncakları yere dizmiş oynarken (Çoğunluğunu oyuncak askerlerin oluşturduğu bir yığın, bilirsiniz; çoğu erkek çocuğunun en az bir kere oyuncak asker seti olmuştur.) kuzenlerimin geldiğini fark etmemle tehlike çanlarını çalmam bir olmuştu. Çünkü küçük kuzenim yaşından dolayı oyuncak askerlerle nasıl oynandığını bilmiyor, şanslı günümüzdeysek oyuncakları sadece burnundan çıkarmakla yetiniyorduk.

Ne olduysa tehlike çanları çalarken oldu. Küçük kuzen en sevdiğim piyade askerlerimin birini yakalamış, kafasını ısırmıştı. Bundan zevk alıyor gibiydi, kimse buna bir şey diyemezdi çünkü çocuk olmak aptal olmak demekti. Ancak ben buna tahammül edebilecek durumda değildim. Kalkmamla öfkeli bir tokadı kafasının arka kısmına geçirmem bir oldu.

İki saniyelik bir sinir boşalmasından sonra gözlerimin etrafındaki bulanıklık efekti kaybolmaya başlamıştı ve öfkemin neye sebep olduğunu yavaş yavaş görmeye başlamıştım. Evet, gördüğüm doğruydu; çizgi filmlerde rastladığım sahnelerden birinin içinde az önce bizzat rol almıştım. Öfkeyle attığım tokat kuzenimin kafasının arkasına tam oturmuş olacak ki kafası kenarlara sapmadan balkon korkuluklarının arasına sıkışmıştı. (Bunda farkında olmadan yaptığım zamanlamayla küçük kuzenimin boş anına denk gelmiş olmasının da etkisi var tabii.)

Küçük kuzenim burada neyin dönmekte olduğunu anlayamamış bir halde kısa bir süre etrafına baktıktan sonra ağlamaya başladı. Haklıydı çocukcağız, en sevdiğiniz kuzeninize oyun oynamakta eşlik ediyorsunuz; oyuncak askerleri kusursuzca (!) oynatıyorsunuz ve bir anda kafanızı demirlerin arasında buluyorsunuz. Çok geçmedi ki büyük kuzen dediğimiz ablası -o da böyle bir şeyin nasıl olduğunu tam olarak anlamadığından da olsa gerek- ağlamaya başladı. Telaşım iyice artmıştı çünkü yengemle bu konularda daha önce çok kez karşı karşıya gelme tehlikesi yaşamıştım. Tekrardan böyle bir risk almak istemediğim için refleks olarak önce küçük kuzenimin ağzını kapadım. Ablasını da elimle "sus" işareti yaparak susturmaya çalıştım.

Daha fazla anlatmak isterdim ama olayı nasıl bitirdiğimi kısaca anlatacak olursak ters taraftan küçük kuzenimin alnına vurmuştum (balkona doğru, içeri tarafa çıkmasını sağlayacaktı) ve demirlerin arasından çıkarmıştık.

Şu anda ikisi de iyi durumda merak etmeyin.B)
İyi yine sizde maddi zarar yokmuş :D
 
Üst