Uchiha_Madara
Demir Madencisi
- En iyi cevaplar
- 0
Begendiyseniz lütfen yorum yapın, begenmediyseniz de eksikleri söyleyin. İyi okumalar.
Bölüm 1- Karanlıktan bakan beyaz gözler
Koşuyordum. Arkama bile bakmadan koşuyordum. Karanlık uzun bir tüneldi. Hatırlamıyordum. Neden koştugumu bile. Ama koşmam gerektiğini biliyordum. Tünelin çıkışını bile göremiyordum. Belki de çıkmaz yola varacaktım. Arkama baktım. Sadece karanlıktı. Bir şey yoktu. Durdum. Biraz bekledim. Sesler gelmeye başladı. Yürüme sesiydi. Yavaş adımlarla yaklaşıyordu. İçimi ürperten bir soğuklukdu bu. Karanlığın arasından, parlayan iki göz belirdi. Hemen önümdeydi. Yüzünü göremiyordum. Ama soluk bir ışıkla parlayan o iki gözü görmüştüm. "Se-en! Buraya beni hapsetdiğin andan beri..." Sustu. Yavaşça görüntü bulanıklaştı. Tünel yıkılıyordu. Yukarı baktığım an üzerime bir taş düşmüştü.
Gözlerimi açtım. Tavana bakıyordum. Ahşap bir evde, yatakta yatıyordum. Burası benim evimdi. Sadece bir kabustu. Ama bunun 18 yaşında kendimi bir adada bulmam ve geçmişi hatırlayamamam ile ilgisi olabilir. Geceydi halen. Camdan dışarı baktım Garip yaratıklar kol geziyordu. Mor uzun bir adam, yürüyen ölüler ve kolsuz yeşil canlılar gibi. Kapıya vurma sesi geldi. Zombi mi vardı! Kılıcımı aldım. Demir kılıçtı. Biraz körelmişti. Kapı önüne geçtim. Kapıyı açtım. Kimse yoktu. Zombi de yoktu. Ses rüzgar da olamazdı. Bir el sesiydi. Bir insa mı? Dışarı çıktım. Etrafa baktım. Kimse yoktu. Ama canavarlar beni görmüştü. Üzerime geliyorlardı. Kılıcımı tuttum. Issız bir ada. Kimse olamazdı. Yoksa yanılıyormuydum? Canavarlar yaklaşıyordu. Çok fazlalardı. İleri atıldım. Kılıcı rastgele savurdum. Bir kaç zombiye hasar vermiştim. Ama ölmemişlerdi. Amacım öldürmek değildi. Kılıcı etrafa savurarak yol açtım. Hızla koşmaya başladım. Önümde bir ana o mor yaratık belirdi. Etrafımı ise dev örümcekler sarmıştı. O an bir anda bütün canlılar yok oldu. Hiç iz bırakmadan yok olmuşlardı. Arkamda bir ses duydum. "Seni canlı yakalamam gerekecek..." Arkama baktım. hiçbir şey yoktu. Kalbim hızla atıyordu. Önüme geri döndüm. O iki beyaz gözü gördüm. " Sen-sen kimsin?" diye bağırdım. Cevap vermedi. Bana yavaşça yaklaştı. Etrafa karanlık bir hava yayılıyordu. Kendimi birkaç saniye içinde yerde buldum. Bayılıyordum. Gözüm kararıyordu. "Sana olan bir borcum vardı..." dedi bana. Beni tanıyor muydu? Beni benden daha iyi tanıdığına artık emindim. Kimdi ki o?
Begendiyseniz lütfen yorum yapın. Okudugunuz için teşekkürler.
Bölüm 1- Karanlıktan bakan beyaz gözler
Koşuyordum. Arkama bile bakmadan koşuyordum. Karanlık uzun bir tüneldi. Hatırlamıyordum. Neden koştugumu bile. Ama koşmam gerektiğini biliyordum. Tünelin çıkışını bile göremiyordum. Belki de çıkmaz yola varacaktım. Arkama baktım. Sadece karanlıktı. Bir şey yoktu. Durdum. Biraz bekledim. Sesler gelmeye başladı. Yürüme sesiydi. Yavaş adımlarla yaklaşıyordu. İçimi ürperten bir soğuklukdu bu. Karanlığın arasından, parlayan iki göz belirdi. Hemen önümdeydi. Yüzünü göremiyordum. Ama soluk bir ışıkla parlayan o iki gözü görmüştüm. "Se-en! Buraya beni hapsetdiğin andan beri..." Sustu. Yavaşça görüntü bulanıklaştı. Tünel yıkılıyordu. Yukarı baktığım an üzerime bir taş düşmüştü.
Gözlerimi açtım. Tavana bakıyordum. Ahşap bir evde, yatakta yatıyordum. Burası benim evimdi. Sadece bir kabustu. Ama bunun 18 yaşında kendimi bir adada bulmam ve geçmişi hatırlayamamam ile ilgisi olabilir. Geceydi halen. Camdan dışarı baktım Garip yaratıklar kol geziyordu. Mor uzun bir adam, yürüyen ölüler ve kolsuz yeşil canlılar gibi. Kapıya vurma sesi geldi. Zombi mi vardı! Kılıcımı aldım. Demir kılıçtı. Biraz körelmişti. Kapı önüne geçtim. Kapıyı açtım. Kimse yoktu. Zombi de yoktu. Ses rüzgar da olamazdı. Bir el sesiydi. Bir insa mı? Dışarı çıktım. Etrafa baktım. Kimse yoktu. Ama canavarlar beni görmüştü. Üzerime geliyorlardı. Kılıcımı tuttum. Issız bir ada. Kimse olamazdı. Yoksa yanılıyormuydum? Canavarlar yaklaşıyordu. Çok fazlalardı. İleri atıldım. Kılıcı rastgele savurdum. Bir kaç zombiye hasar vermiştim. Ama ölmemişlerdi. Amacım öldürmek değildi. Kılıcı etrafa savurarak yol açtım. Hızla koşmaya başladım. Önümde bir ana o mor yaratık belirdi. Etrafımı ise dev örümcekler sarmıştı. O an bir anda bütün canlılar yok oldu. Hiç iz bırakmadan yok olmuşlardı. Arkamda bir ses duydum. "Seni canlı yakalamam gerekecek..." Arkama baktım. hiçbir şey yoktu. Kalbim hızla atıyordu. Önüme geri döndüm. O iki beyaz gözü gördüm. " Sen-sen kimsin?" diye bağırdım. Cevap vermedi. Bana yavaşça yaklaştı. Etrafa karanlık bir hava yayılıyordu. Kendimi birkaç saniye içinde yerde buldum. Bayılıyordum. Gözüm kararıyordu. "Sana olan bir borcum vardı..." dedi bana. Beni tanıyor muydu? Beni benden daha iyi tanıdığına artık emindim. Kimdi ki o?
Begendiyseniz lütfen yorum yapın. Okudugunuz için teşekkürler.