FoxExtended
Sudan Çıkmış
- En iyi cevaplar
- 0
Merhaba forumun değerli üyeleri, işsiz üyeleri, post kasan (
) üyeleri ve @Erenbulbul
Bugün sizlerle acımı paylaşmak için bu konuyu açıyorum. Hemen hikayeye geçiyim.
Ben kendimi bildim bileli hayvanları çok seven bir çocuk olmuşumdur. 1-2. sınıftaydım o zamanlar. Önceden bir balığımız vardı, o ölmüştü (2 yıl falan yaşamıştı). Ben de bunun üzerine ailemden bir hayvan istedim ve beraber petshop'a gittik. Orada sorup soruşturduktan sonra iki tane yavru semender almaya karar verdik.
Onları aldıktan sonra kafesi ve suyuyla beraber odama koymuştum. Ailem bana sorumluluklarımı anlatıyordu.
Ne zaman nasıl besleyeceğimi falan her şeyi öğrenmiştim artık. Tek bir sorun vardı,
suyunu değiştirmek. Henüz çok küçük
olduğum
için
suyunu değiştiremiyordum bu yüzden ailemden yardım alıyordum. Böyle böyle giderken ailem artık suyunu değiştirirken daha isteksiz olmaya başladı ve su genelde kirli olmaya başlamıştı. Bunun üzerine verdiğim yemekleri yemek istemeyen semenderlerimden biri öldü. Ben çok üzülmüştüm ama
ailem hiç ciddiye almıyordu. Bunu bir oyun gibi gördüklerini düşünmüştüm ve daha
da üzülmüştüm. Artık bakmam gereken tek bir semender kalmıştı.
Ona da elimden geldiğince bakmaya çalışıyordum
ama verdiğim yemekleri yemiyordu.
Hiç de veterinere falan
gitmemiştik
sorunu
anlamak
için.
Bunun üzerine (hala sebebini anlayamadığım bir şekilde) verdiğim yemekleri yemeyen ve pis suda yüzen öteki semenderim de öldü. Tam olarak nasıl bir duygu içindeydim
hatırlamıyorum ama üzüldüğüm kesin. Ama üzülemedim çünkü ailem bunu hala bir oyun gibi görüyordu. Sonra aradan yıllar geçti.
Bu olanlar unutuldu. Bir ara aklıma geldi sordum neden suyunu değiştirmemiştiniz diye. Ve aldığım cevap;
"Sen değiştirseydin oğlum."
Bugün sizlerle acımı paylaşmak için bu konuyu açıyorum. Hemen hikayeye geçiyim.
Ben kendimi bildim bileli hayvanları çok seven bir çocuk olmuşumdur. 1-2. sınıftaydım o zamanlar. Önceden bir balığımız vardı, o ölmüştü (2 yıl falan yaşamıştı). Ben de bunun üzerine ailemden bir hayvan istedim ve beraber petshop'a gittik. Orada sorup soruşturduktan sonra iki tane yavru semender almaya karar verdik.
Onları aldıktan sonra kafesi ve suyuyla beraber odama koymuştum. Ailem bana sorumluluklarımı anlatıyordu.
Ne zaman nasıl besleyeceğimi falan her şeyi öğrenmiştim artık. Tek bir sorun vardı,
suyunu değiştirmek. Henüz çok küçük
olduğum
için
suyunu değiştiremiyordum bu yüzden ailemden yardım alıyordum. Böyle böyle giderken ailem artık suyunu değiştirirken daha isteksiz olmaya başladı ve su genelde kirli olmaya başlamıştı. Bunun üzerine verdiğim yemekleri yemek istemeyen semenderlerimden biri öldü. Ben çok üzülmüştüm ama
ailem hiç ciddiye almıyordu. Bunu bir oyun gibi gördüklerini düşünmüştüm ve daha
da üzülmüştüm. Artık bakmam gereken tek bir semender kalmıştı.
Ona da elimden geldiğince bakmaya çalışıyordum
ama verdiğim yemekleri yemiyordu.
Hiç de veterinere falan
gitmemiştik
sorunu
anlamak
için.
Bunun üzerine (hala sebebini anlayamadığım bir şekilde) verdiğim yemekleri yemeyen ve pis suda yüzen öteki semenderim de öldü. Tam olarak nasıl bir duygu içindeydim
hatırlamıyorum ama üzüldüğüm kesin. Ama üzülemedim çünkü ailem bunu hala bir oyun gibi görüyordu. Sonra aradan yıllar geçti.
Bu olanlar unutuldu. Bir ara aklıma geldi sordum neden suyunu değiştirmemiştiniz diye. Ve aldığım cevap;
"Sen değiştirseydin oğlum."
Acımı paylaştığın için teşekkür ederim değerli forum halkı. Bu renk de güzelmiş he. Neyse altı okumaya devam edin.
Ana fikir: Evcil hayvanların da canı vardır.
Verilen mesaj: Ebeveynler çok sorumsuz ama kendi çocuklarına sorumluk almayı öğretiyorlar.
Editli not: Semenderlerin birisinin adı Fıstık birisinin adı Fındık'tı ._. (nasıl ayırt ediyordum onu ben bile bilmiyorum)
Son düzenleme: