- En iyi cevaplar
- 0
Spoiler İstemiyorsanız Okumayın.
Türkiye'deki eğitim sistemine değinmek istiyorum.
En dandik sistem bizdekidir, ki bu sistem sanki sokakta geçen hurdacının mallarını satın aldığı kişiden çıkmış gibi.
Avrupa'ya girsek ne olacak? Sonuçta bizim keçi inatlı diktatörlerimiz varken bizden pek profesör çıkmayacak.
Kısaca anlatayım.
Türkiye'deki eğitim sistemi tamamı ile Ezberdir.
Ha, şu an bu yaptığım konuşma, ne bir şikayet, ne de bir kötülemedir; aksine, bu yaptığım bilgilendirmedir, hatta ve hatta Fensel bir açıklamadır. Bunu okuyup bildi iseniz, nasıl bir ülkede yaşadığınızı anlayacaksınızdır.
Türkiye'de sizin zekanızı değil, hafızanızı ölçerler.
Fakat Atatürk böyle istememişti.
O bizlerden iyi bir nesil ortaya çıkacağına inanmıştı fakat bu dik kafalı-inatçı-moron yönetmenler bu sistemden bir şey anlamayınca nesilde nesile böyle geçti ve şu an eğer sokağa çıkacak olursanız, dışarıda her şeye saldıran, saldırırken de dili ile tıslayan, 13-14 yaşları arasında, sigara içen, (umrumda değiller) tipsiz, aşağılık, kendini bir güç sanan ezik tipler görürsünüz.
Fotoğraflarını çekin çünkü bunlar daha iyileri olabilir.
Bir süre sonra bu yobazlık aşırı kaçacak ve o zaman bu bilgi yoksunu nesil daha da çökecek.
Eğer Türkiye kapsamına bakarsanız eğitimini tamamlayanlar çok, evet, tamam.
Onlar ezber konusunda ne bileyim, Bir Mordekaiser, bir Sauron, bir Voldemort ve ya bir Darth Vader. Fakat işverenlerin girdiği eğitim düzeyi düşük olunca onlar da işsiz kalıyor, fakat suç öğrencilere; "İşsizlik oğlum işsizlik. Daha çok okusaydın da bari yurtdışına gitseydin." diye patlıyor!
Şu ülkenin bayağı bir bu iğrençlikten kurtulması lazım.
Bundan kurtulunca bizden de bir dahi yetişebileceğine inanıyorum.
Şimdi söyleyeceklerimi pek dikkate almak istemezsiniz belki, hafiften de olsa siyasete gireceğim.
Bizden çıkan profesörler nedir biliyor musunuz?
Para ve zevk için umursuzca çalışan Jinekolog-Ürologlar, Dinler hakkında sanki bir ilah, sanki yeni bir peygameristik ego taşıyan o (her ne kadarlarsa artık) "Dindar toplum", makinist (Adamsın) ve de çoğu kesimle çevre uyumunun yaşam akıntısını en leş kuyuya atan, üstüne de işeyip torba dolusu azot döken o "Dış Mimar"lar.
(Cidden, mimarlar bir binayı da renk ekosistemine uydurabilseler burası bir New York'tu şu an.)
Fakat bunlara bu işi verenleri biliyor musunuz?
Genelde bu kesim ise sınıfta kavgacı, notları çok düşük olan, cahil görünümlü fakat zengin ego manyaklarıdır.
CEO'lar mesela. Ülkemizdeki CEO'ların karnelerinde "Düz" bile var. Araştırabilirsiniz.
Şöyle açıklayabiliriz:
Koyun sürü olarak gezer.
Eğer biri koparsa diğeri de ayrılır. Diğeri ayrılırsa öbürü. Öbürü ayrılırsa diğeri ve bu böylece tekrar Çobana yansır.
Artık anlamışsınızdır umarım.
Peki neden bu kadarız?
Neden fazlası değiliz?
Şöyle başlayayım,
TEMBELİZ, MİSKİNİZ, ŞU ANKİ HALKIN GÜCÜ SADECE BELKİ BENİM GİBİ, BELKİ BÜTÜN TÜRKİYE'DEKİ FORUMLAR GİBİ İNTERNET ÜZERİNE YETİYOR.
Ben hayret ediyorum ya.
Amerikalılar uzaya "Kinetik Bombardıman Sistemi" yollamışken 2014'te biz ancak milli silahımızı üretiyoruz. Neden???
PARACIKLAR.
Türkler paraya düşkündür. Ben bazen keşke Moğol olsaymışım diyorum.
O kadar para istiyoruz ki Smaug'un hazinesini versen bırak altınları, yapıtı yıkar sütunlarını satarız.
Şimdiki nesil cahil. Cidden.
"Kinetik Bombardıman Sistemi" desen; "Künetik ney ney?" diye bir cevap alırsın.
Biz araştırmıyoruz.
Kağıt üstünde en birinciyiz, fakat uygulamaya gelince iş:
Eğer iyi bir insan olmak istiyorsanız Türkiye'ya bakın.
Fakat eğer iyi ve akıllı bir insan olmak istiyorsanız Rusya'ya gidebilirsiniz.
Adamların karatahtasının üstünde formüller var. Bildiğiniz, fizik fen vb. derslerin formülleri yazıyor.
Fakat bu kopya değil. Neden biliyor musunuz?
Onlar, problem çözmeyi "öğreniyor, benimsiyorlar". Biz ise ebesinin nikahına kadar ezberliyoruz.
AB'ye girsek bile benim seçimim İsviçre arkadaşlar.
İsviçre'de okuyup, fen ve fizik konusunda tam not alırsanız sizi direkt CERN'e yollayan kuruluşlar var. Türkiye'de daha şeker fabrikalarına insan sokmazken...
-Yeselectro
Türkiye'deki eğitim sistemine değinmek istiyorum.
En dandik sistem bizdekidir, ki bu sistem sanki sokakta geçen hurdacının mallarını satın aldığı kişiden çıkmış gibi.
Avrupa'ya girsek ne olacak? Sonuçta bizim keçi inatlı diktatörlerimiz varken bizden pek profesör çıkmayacak.
Kısaca anlatayım.
Türkiye'deki eğitim sistemi tamamı ile Ezberdir.
Ha, şu an bu yaptığım konuşma, ne bir şikayet, ne de bir kötülemedir; aksine, bu yaptığım bilgilendirmedir, hatta ve hatta Fensel bir açıklamadır. Bunu okuyup bildi iseniz, nasıl bir ülkede yaşadığınızı anlayacaksınızdır.
Türkiye'de sizin zekanızı değil, hafızanızı ölçerler.
Fakat Atatürk böyle istememişti.
O bizlerden iyi bir nesil ortaya çıkacağına inanmıştı fakat bu dik kafalı-inatçı-moron yönetmenler bu sistemden bir şey anlamayınca nesilde nesile böyle geçti ve şu an eğer sokağa çıkacak olursanız, dışarıda her şeye saldıran, saldırırken de dili ile tıslayan, 13-14 yaşları arasında, sigara içen, (umrumda değiller) tipsiz, aşağılık, kendini bir güç sanan ezik tipler görürsünüz.
Fotoğraflarını çekin çünkü bunlar daha iyileri olabilir.
Bir süre sonra bu yobazlık aşırı kaçacak ve o zaman bu bilgi yoksunu nesil daha da çökecek.
Eğer Türkiye kapsamına bakarsanız eğitimini tamamlayanlar çok, evet, tamam.
Onlar ezber konusunda ne bileyim, Bir Mordekaiser, bir Sauron, bir Voldemort ve ya bir Darth Vader. Fakat işverenlerin girdiği eğitim düzeyi düşük olunca onlar da işsiz kalıyor, fakat suç öğrencilere; "İşsizlik oğlum işsizlik. Daha çok okusaydın da bari yurtdışına gitseydin." diye patlıyor!
Şu ülkenin bayağı bir bu iğrençlikten kurtulması lazım.
Bundan kurtulunca bizden de bir dahi yetişebileceğine inanıyorum.
Şimdi söyleyeceklerimi pek dikkate almak istemezsiniz belki, hafiften de olsa siyasete gireceğim.
Bizden çıkan profesörler nedir biliyor musunuz?
Para ve zevk için umursuzca çalışan Jinekolog-Ürologlar, Dinler hakkında sanki bir ilah, sanki yeni bir peygameristik ego taşıyan o (her ne kadarlarsa artık) "Dindar toplum", makinist (Adamsın) ve de çoğu kesimle çevre uyumunun yaşam akıntısını en leş kuyuya atan, üstüne de işeyip torba dolusu azot döken o "Dış Mimar"lar.
(Cidden, mimarlar bir binayı da renk ekosistemine uydurabilseler burası bir New York'tu şu an.)
Fakat bunlara bu işi verenleri biliyor musunuz?
Genelde bu kesim ise sınıfta kavgacı, notları çok düşük olan, cahil görünümlü fakat zengin ego manyaklarıdır.
CEO'lar mesela. Ülkemizdeki CEO'ların karnelerinde "Düz" bile var. Araştırabilirsiniz.
Şöyle açıklayabiliriz:
Koyun sürü olarak gezer.
Eğer biri koparsa diğeri de ayrılır. Diğeri ayrılırsa öbürü. Öbürü ayrılırsa diğeri ve bu böylece tekrar Çobana yansır.
Artık anlamışsınızdır umarım.
Peki neden bu kadarız?
Neden fazlası değiliz?
Şöyle başlayayım,
TEMBELİZ, MİSKİNİZ, ŞU ANKİ HALKIN GÜCÜ SADECE BELKİ BENİM GİBİ, BELKİ BÜTÜN TÜRKİYE'DEKİ FORUMLAR GİBİ İNTERNET ÜZERİNE YETİYOR.
Ben hayret ediyorum ya.
Amerikalılar uzaya "Kinetik Bombardıman Sistemi" yollamışken 2014'te biz ancak milli silahımızı üretiyoruz. Neden???
PARACIKLAR.
Türkler paraya düşkündür. Ben bazen keşke Moğol olsaymışım diyorum.
O kadar para istiyoruz ki Smaug'un hazinesini versen bırak altınları, yapıtı yıkar sütunlarını satarız.
Şimdiki nesil cahil. Cidden.
"Kinetik Bombardıman Sistemi" desen; "Künetik ney ney?" diye bir cevap alırsın.
Biz araştırmıyoruz.
Kağıt üstünde en birinciyiz, fakat uygulamaya gelince iş:
Eğer iyi bir insan olmak istiyorsanız Türkiye'ya bakın.
Fakat eğer iyi ve akıllı bir insan olmak istiyorsanız Rusya'ya gidebilirsiniz.
Adamların karatahtasının üstünde formüller var. Bildiğiniz, fizik fen vb. derslerin formülleri yazıyor.
Fakat bu kopya değil. Neden biliyor musunuz?
Onlar, problem çözmeyi "öğreniyor, benimsiyorlar". Biz ise ebesinin nikahına kadar ezberliyoruz.
AB'ye girsek bile benim seçimim İsviçre arkadaşlar.
İsviçre'de okuyup, fen ve fizik konusunda tam not alırsanız sizi direkt CERN'e yollayan kuruluşlar var. Türkiye'de daha şeker fabrikalarına insan sokmazken...
-Yeselectro