muhammed1841
Bedrock Kaşifi
- En iyi cevaplar
- 0
Şimdiki bölümde bina yıkıldıktan sonra Mark'a ne olmuş onu göreceğiz.
13.Mark'ın hikayesi
Bina yıkıldıktan yaklaşık 2 saat sonra,Steve ve mülteciler iyice uzaklaşmışken Mark kendini Garip bir yerde buldu.Etrafta birkaç adet Siyah kule bulunuyordu,her kulenin üstünde alevler ve bu alevlerin üzerinde uçan altıgen prizmalar vardı.Yerler çok sert sarımsı bir tür taşla kaplıydı.Etrafta Endermanlardan başka bir mob gözükmüyordu.Mark ayağa kalktı.Gözlerine bir şey olmuş gibiydi.Bir anda kulelerin üzerine yıldırımlar düşmeye başladı.Kulelerin her biri patladı ve patlamadan sonra yere garip yaratıklar indi.Mark'ın etrafında daire oluşturup garip sözler söylediler.Mark'ın kan çanağına dönmüş gözlerinin rengi bir anda değişti;siyahtan kahverengiye,kahverenginden yeşile,maviye,kırmızıya sarıya ve sonunda beyaza döndü.Mark'ın vücudu bir anda havaya kalkmaya başladı.Mark vücudunda korkunç bir acı hissetti.Öyleki sanki kafasını vücudundan ayırıyorlar zannetti.Bağırma sesleri arasında Mark'ın gözlerinden beyaz ışıklar çıkmaya başladı,sonunda gözleri ışıktan görülmez oldu.Bir anda acı yok oldu,Mark öldüğünü zannetti.Ve farketti ki o acı,Derinlerde kardeşine ve sevmediği diğer insanlara duyduğu nefretten kaynaklıydı.Nefret ve Öfke,dolayısıyla güç ortaya çıkmış,eski Mark'tan eser kalmamıştı.Öfkesini etraftaki yaratıklardan çıkardı.2,5 hafta sonra onu bu yaratığa dönüştüren varlıklar gelip ona:"Seni serbest bırakmamız için Ender ejderhasını yen.Sana sadece özgürlük değil,güçde vereceğiz",dediler.Mark hemen uçarak Yaratığın inine gitti,sarı taşların içinden geçerek ışık hızıyla yaratığın yanı başında beliriverdi.Yaratık daha nefes almaya zaman bulamadan onun karnını deşip kalbini yedi!Gücünün ikiye katlandığını hissetti.Hemen gidip yaratığı varlıkların yanına taşıdı.Onlara istediklerini yaptığını,onu bırakmalarını söyledi.Varlıklar Ona aptal dediler ve eski dünyaya ışınladılar.Ancak o korkunç düşman iskeletleri,zombiler hatta Creeperlar bile onun önünde diz çöktü.Onun bir karar vermesi gerekiyordu.Kardeşine dönebilir,Ya da gücü ile dünyayı yönetebilirdi.O arada bir grup insan gelip ona saldırdı.Onu yaratık sanmışlardı.Anladı ki,kardeşine dönse bile Steve onu kabul etmezdi.Korkunç görüntüsünden dolayı ondan kaçardı.Sinirlendi ve önüne geçen her yaratığı öldürdü.Ona saldıran insanları ise cani bir şekilde resmen doğradı.O gücü seçmişti.Yaratıkların kontrolünü alıp hepsini Yukarıdaki portala taşıdı ve son olarak Ghastlar ve kendisi gitti.Gitmeden önce ise kardeşini gördü.Kardeşi onu aramaya gelmişti.Ona korkarak bakıyordu.Nefreti tekrar onu kontrol etmeye başladı ve ghastları Steve'in üstüne saldı.Onlar kurtulsada,Mark onları öldürmeden durmayacaktı.Portala girdi ve kendi kalesini yaptı.Sonradan nefretinin geçtiğini hissetti.Tam geri dönme kararı almışken,Varlıklar onun yanına geldi ve:
-Seni aptal,öylece gidebileceğini mi sandın?Seni asla bırakmayacağız dediler,birden Mark'ın içine girdiler!Mark onları kontrol edebileceğini sandı,onlarla savaştı ancak yenik düştü.Orada onu öldürecek olan kardeşini bekledi.Asla yenilmeyecekti.
Sezon 2,Yakında!
13.Mark'ın hikayesi
Bina yıkıldıktan yaklaşık 2 saat sonra,Steve ve mülteciler iyice uzaklaşmışken Mark kendini Garip bir yerde buldu.Etrafta birkaç adet Siyah kule bulunuyordu,her kulenin üstünde alevler ve bu alevlerin üzerinde uçan altıgen prizmalar vardı.Yerler çok sert sarımsı bir tür taşla kaplıydı.Etrafta Endermanlardan başka bir mob gözükmüyordu.Mark ayağa kalktı.Gözlerine bir şey olmuş gibiydi.Bir anda kulelerin üzerine yıldırımlar düşmeye başladı.Kulelerin her biri patladı ve patlamadan sonra yere garip yaratıklar indi.Mark'ın etrafında daire oluşturup garip sözler söylediler.Mark'ın kan çanağına dönmüş gözlerinin rengi bir anda değişti;siyahtan kahverengiye,kahverenginden yeşile,maviye,kırmızıya sarıya ve sonunda beyaza döndü.Mark'ın vücudu bir anda havaya kalkmaya başladı.Mark vücudunda korkunç bir acı hissetti.Öyleki sanki kafasını vücudundan ayırıyorlar zannetti.Bağırma sesleri arasında Mark'ın gözlerinden beyaz ışıklar çıkmaya başladı,sonunda gözleri ışıktan görülmez oldu.Bir anda acı yok oldu,Mark öldüğünü zannetti.Ve farketti ki o acı,Derinlerde kardeşine ve sevmediği diğer insanlara duyduğu nefretten kaynaklıydı.Nefret ve Öfke,dolayısıyla güç ortaya çıkmış,eski Mark'tan eser kalmamıştı.Öfkesini etraftaki yaratıklardan çıkardı.2,5 hafta sonra onu bu yaratığa dönüştüren varlıklar gelip ona:"Seni serbest bırakmamız için Ender ejderhasını yen.Sana sadece özgürlük değil,güçde vereceğiz",dediler.Mark hemen uçarak Yaratığın inine gitti,sarı taşların içinden geçerek ışık hızıyla yaratığın yanı başında beliriverdi.Yaratık daha nefes almaya zaman bulamadan onun karnını deşip kalbini yedi!Gücünün ikiye katlandığını hissetti.Hemen gidip yaratığı varlıkların yanına taşıdı.Onlara istediklerini yaptığını,onu bırakmalarını söyledi.Varlıklar Ona aptal dediler ve eski dünyaya ışınladılar.Ancak o korkunç düşman iskeletleri,zombiler hatta Creeperlar bile onun önünde diz çöktü.Onun bir karar vermesi gerekiyordu.Kardeşine dönebilir,Ya da gücü ile dünyayı yönetebilirdi.O arada bir grup insan gelip ona saldırdı.Onu yaratık sanmışlardı.Anladı ki,kardeşine dönse bile Steve onu kabul etmezdi.Korkunç görüntüsünden dolayı ondan kaçardı.Sinirlendi ve önüne geçen her yaratığı öldürdü.Ona saldıran insanları ise cani bir şekilde resmen doğradı.O gücü seçmişti.Yaratıkların kontrolünü alıp hepsini Yukarıdaki portala taşıdı ve son olarak Ghastlar ve kendisi gitti.Gitmeden önce ise kardeşini gördü.Kardeşi onu aramaya gelmişti.Ona korkarak bakıyordu.Nefreti tekrar onu kontrol etmeye başladı ve ghastları Steve'in üstüne saldı.Onlar kurtulsada,Mark onları öldürmeden durmayacaktı.Portala girdi ve kendi kalesini yaptı.Sonradan nefretinin geçtiğini hissetti.Tam geri dönme kararı almışken,Varlıklar onun yanına geldi ve:
-Seni aptal,öylece gidebileceğini mi sandın?Seni asla bırakmayacağız dediler,birden Mark'ın içine girdiler!Mark onları kontrol edebileceğini sandı,onlarla savaştı ancak yenik düştü.Orada onu öldürecek olan kardeşini bekledi.Asla yenilmeyecekti.
Sezon 2,Yakında!
Son düzenleme: