Minecraft Nasıl Minecraft Oldu,her şey Nasıl Başladı?

Devam etmemi istermisiniz?

  • Evet

    Kullanılan: 28 84.8%
  • Hayır

    Kullanılan: 5 15.2%

  • Kullanılan toplam oy
    33

muhammed1841

Bedrock Kaşifi
En iyi cevaplar
0
Şimdi şöyle bir bilgilendirme yapayım arkadaşlar,İlk önce dediğim gibi bazı yerleri sizin oylarınıza göre yazacağım;ama bu şöyle olacakki sizin dediğiniz önce,az oy alan sonra olacak.Mesela 6. bölümde ilk Mark'ı bulup sonra yanlışlıklada olsa mültecileri bulduk.Ama eğer mültecileri seçseydim,parkın diğer tarafından şehre girip orada daha birçok şey yapıp mültecileri bulacak,sonra mültecilerin güvenini kazanıp kardeşini arama çabalarına girecekti Steve.
2. olarak,1 günde 2-3 metin yazmak yerine 1 koca metin yazmak bence daha iyi oluyor.Ama siz,1 günde 2-3 metinn istiyorsunuz.Bu beni yorar arkadaşlar.Yazıların kısalması demek bu.Zaten bir sabah,bir gece yarısı koyuyorum.bir günde 2 sayılır yani.Mesela 7. bölüm 1,bilemedim 2 saate gelir.ZORLAMAYIN BENİ HÜLOOOOĞĞ.
 

muhammed1841

Bedrock Kaşifi
En iyi cevaplar
0
Arkadaşlar,benim zaman ile söylediğim herşeyi unutun.Sonra mal gibi kalıyoruz ortada yazısız bilmem nesiz.
7.Mültecilerin İçinde
Meşalelerden birini yere koydular ve ardından taştan yapılma kılıçlar ile zombilere saldırıverdiler.Steve ayağa kalkıp Mark'ın kalkmasına yardım etti.Mark sendeliyerek ve inleyerek ayağa kalktı.Bu insanların dövüşten iyi anladığını farketti.Demekki Steve ve Mark'a da savaşmayı öğretebilirlerdi!Ama bunları düşünmenin vakti değildi.Mültecilerden birisi Steve'e vurmaya kalktı.Steve bir hamlede adamı yere yıktı.Neden saldırdığını sordu.Adam özür dileyerek konuşmasına başladı:
-Ah,özür dilerim.Sizi de onlardan zannettim.Ben Jakson,takımın 2. lideriyim.Asıl Lider Sığınakta.Benim kardeşim.Siz kimsiniz peki?
-Şey,ben Steve.Buda ikiz kardeşim Mark.Buraya nehir kıyısından geliyoruz.Kardeşim sanırım yaralı.Bizi sığınağınıza götürürmüsünüz?Aç ve yorgunuz.
-Bizi takip edin.Orayı seveceksiniz.
Steve ve Mark yanlarındaki 4 kişi ile beraber yaklaşık 200 metre yürüdüler.Otobanın altındaki apartmanların birinde konakladıktan sonra sabah yollarına devam edip şehre girdiler.Yollar ve diğer şeyler yavaş yavaş küp şekli almaya başladığı için yolda ilerlemek çok zor oluyordu.Biraz daha ilerledikten sonra bir eve girdiler.Kapıyı çaldıktan sora içerdeki adam parolayı sordu.Jakson:Kapa çeneni ve aç şu kahrolası kapıyı, diye bağırdı.Adam saece şakaydı deyip kapıyı açtı.İçeride bazı mülteciler,Sargı ile yaralarını kapatıyor,bazıları ise yerde yatan yakınlarının yanında uyanmalarını bekliyordu.Diğerleri ile beraber üst kata çıktılar.Yemekhane benzeri bir odaydı yan taraftaki fırınlarda yiyecekler(domuz,tavuk ve dana eti)pişiriliyor,ekmek yapılıyordu.Ekmeği yapma şekilleri Steve ve Mark'ı çok etkiledi,3 adet buğdayı yan yana koyunca bir anda ekmek ortaya çıkıveriyordu.Garipti.Üst kata çıkıp arkasını dönmüş camdan gökyüzüne yükselen ışığa bakan patronun yanına gittiler.Patron onlara bakınca Steve ve Mark'ın ağzı açık kaldı.Bu,onların şirketinde çalışan,asosyal olan müdür yardımcısı Mich idi.
 

muhammed1841

Bedrock Kaşifi
En iyi cevaplar
0
Artık yazmaya yazmaya ellerim alışkanlığını yitirmiş yavaş yazıyorum.Ama yinede devam ediyoruz :)(Bu arada 7.bölümde eksik yazılan bir yer var 9. satırın yarısından devam ediyorum:​
Otobanın altındaki apartmanların birinde konakladıktan sonra sabah bir köprüden geçip yollarında devam ettiler ve şehre girdiler.
İşte eksik olan yer burası.İyi okumalar.
8.Beacon
-Ah,dostlarım!Bak,sana yaşayacaklrını söylemiştim Jakson.
Steve,Mich ile araları iyi olmadığı halde ona dost demesini garip bulmuştu.Mich devam etti:
-Jakson,yolda bulduğun diğer 2 kişiyi bana getir ve sonra arkadaşlarımızın yerini göster.Onlara iyi bir yer ver.
Steve,bu evin yaklaşık 5 katlı olduğunu düşünüyordu.Şimdi 2. kattalar ise 3,4 ve 5. katlar Yatakhane olmalıydı.Ama düşündüğü gibi olmadı.3. katta Silah yapıyorlardı(deniyorlardı.).4. katta yatakhane,5. katta cephanelik ve Birsürü sandık,çatıda ise gözlem yapan insanlar vardı. vardı.4. kata çıkıp 1 saat kestirdikten sonra uyanıp konuşmaya başladılar:
Mark:Sence onlara güvenebilirmiyiz?
-Bilmiyorum.Ama eğer liderleri bizim arkadaşlarımızdansa neden güvenmeyelim?
-Bilemiyorum.Sencede garip değilmi?Bizle önceden bir kere bile konuşmamıştı.Şimdi gelip bize dostlarım diyerek sarılıyor.
-Bu banada garip geldi.Yinede neden olmasın.sonunda mültecileri bulduk işte sanırım haklısın.
O arada içeriye Mich geldi ve Onlara bir şey göstermek istediğini söyledi.Steve ve Mark'ı alıp çatıya çıkardı ve Beacon ışığının kaynağını gösterdi.İçinden birçok yaratık çıkıyordu.O arada yağmur başladı.Yerde şimdiden birçok hayvan kol geziyordu.Kurtlar,İnekler,koyunlar ve Domuzlar geziyordu.Ama bir gariplik vardı.Sadece bu yaratıklardan vardı ve yerde bir anda çıkıveriyorlardı.Ancak bir anda biir parlama oldu ve yerdeki domuzlardan birine yıldırım çarptı!(Zombie Pigman)Yukardaki bulıtlar yıldırım ve şimşek göndermeye devam ederken,Yıldırım çarpan domuzlar Bir anda şekil değiştirip ayağa kalktılar.Ve vücutları bir anda uzayıp kafa derilerinin bir bölümü döküldü.Artık normal bir domuz sesi değil "guurrrrrrrrrrrrr"diye garip bir ses çıkarmaya başladılar.Artık onlar zombi Domuzdular!O arada yukarıdaki ghastlar onlara saldırmaya başladılar.Arka arkaya gelen ateş toplarından sıyrılan Steve,Mark,Jakson ve Mich içeri koşmaya başladılar.Aşağı inip okları alacaklardı ki,bir ateştopu ile merdivenlere giden yol bir anda çöktü.Steve onlara doğru gelen ateş toplarından birine yumruk attı ve ateş topu Ghastlara doğru fırladı.Ghastlar kaçmak için etrafa dağıldılar.Bir anda heryer kararıverdi.Beacon sönmüştü...
 

muhammed1841

Bedrock Kaşifi
En iyi cevaplar
0
tabii ki var.[DOUBLEPOST=1379427200,1378296171][/DOUBLEPOST]arkadaşlar haftalardır yazmadığımı farkettim,hazır aklımda iken yazayım dedim.Bu arada yakın zamanda forum ile iletişimi koparmayı düşünüyorum.Çok zaman alıyor.
8.Yıkılma
Beacon söndüğü sırada Ghastlardan biri binanın girişine ateş topu fırlattı.Binadan kaçmaya çalışan insanlar binanın içinde mahsur kaldığını ve zombilerle iskeletler tarafından öldürüldüklerini gören Steve,bir hareketle yerdeki çatlamış bloğu kırdı ve içeri dalıp yerdeki silahlardan birini aldı.Hemen yanındaki zombiyi öldürüp(içerde zombi yoktu ama yaratıklar sağolsun)aşağı katlara inmeye başladı.Sonunda girişe vardı ve yerdeki ateşlerin üzerine basarak söndürmeye çalıştı.Sonunda bir yol açmayı başardı ve mültecileri çıkarmaya başladı,ama tam o sırada bir kaç tane ateş topu binanın temeline kadar bir delik açıldı ve bina çökmeye başladı!hala Mark ve diğerleri yukarda ghastlara ve iskeletlere ok atıyordu.Bir anda bütün bina yıkılmaya başlayınca 1-2 kişi hariç hepsi aşağı düşerek can verdi...
Mark son saniyede bir çıkıntıya tutunup aşağı düşekten kurtuldu.ama bina çöküyordu.ve hafiftende yana doğru yatmaya başlamıştı.ve bir ateş topu ve bütün bina yana kayarak mültecilerin üzerine yıkılıverdi!Ancak birkaç saniye önce Mark'ın tuttuğu yer parçalandı,Steve onu mu kurtaracaktı kendisinimi?
Devamı bu hafta gelir.[DOUBLEPOST=1379835784][/DOUBLEPOST]9.Blok yerleştirme
Steve evden kaçmadan önce kapıyı kırdığını hatırladı.O zaman tekrar koyabilirdi de!Eline yerdeki taş ve odun parçalarını toplayıp zıplayarak blok yerleştirmeye başladı.Yaklaşık 2 saniye sonra Mark aşağı doğru uçarken onu yakalamayı başardı,ama kendiside dengesini kaybedip aşağı düştü.
Uyandığında Mark yerde yatıyordu.Ama yaratıklar her yerdeydi.Onun etrafını sarmışlardı.Onu Orda bırakmak zorunda kaldı.Etraftaki diğer baygın mültecilerin yanına gidip onları uyandırdı.Sonra ordan koşarak uzaklaştılar.Steve bir süre sonra durdu.Bir anda yere düştü.Ağır yaralıydı.Mülteciler Onu alıp güvenli bir yere götürdüler.
3 HAFTA SONRA
Steve uyandığında yıkık dökük bir evin içerisinde küçük bir ateşin başında yatıyordu.Mültecilerden biri içeri girdi ve:
Ah,Sonunda uyanabildin.3 haftadır baygındın,dedi.Ve ardından dışarı çıkıp bir şeyler söylendi.Sonra içeriye iki kişi daha girdi.Steve:Baika kimse kalmadımı diye sordu.Mülteciler aralarında bir şeyler fısıldayıp yere doğru bakarak:Ne yazıkki hayır,dediler.Steve Mark'ı bulmalıydı,Ölü yada diri onu bulmalıydı![DOUBLEPOST=1380131778][/DOUBLEPOST]10.Crafting
Steve birden ayağa kalktı,dışarı çıktığında ise heryer karlıydı.İşin garibi,karlarr pixelciklerden oluşuyor,Sadece 2 santim uzunluğunda oluyordu.Etrafına bakındıkça artık bu dünyada küpten başka hiçbir şeklin kalmadığını anlamıştı.Ancak işin güzel tarafı,karı yuvarlayabiliyordunuz.Ama bir süre sonra kar da pixelleşiyordu.Bu yıkık dökük ev,Şehrin dış taraflarında,fabrika bölgesindeydi.Etrafta felaketten sonra yıkılmış yada yaratıklar yüzünden içinde kimse kalmamış fabrikalar,bazı evler vardı.
Steve yürümeye başladı.Bu arada arkasından bir mülteci:
Hey!Eğer onu bulmaya gideceksen bazı eşyalar gerekebilir.Bence biraz bekleyip düşün.Ardından gidersin.
Mülteci 2:Elimizde pek bir eşya yok,ama illa gideceksen bir bölümünü alabilirsin.
Steve:pekala.Ama ardından gitmeme izin vereceksiniz,tamam mı?
Mülteci 3:Tek gitmeyeceksin.Ben de geliyorum.
Steve:2 kişi 1 kişiden iyidir.Hadi içeri girelim.
Steve ve mülteciler içeri girdikten sonra mülteciler etrafta topladıkları eşyalardan nasıl alet yapıldığını göstermeye başladılar.Aslında bu işte bir mantık hatası vardı.Birkaç parça taş ve bir parça dal ile kolayca bir taş kılıç yapılabiliyordu.Kılıcı alıp Steve'e verdiler.Aslında Steve daha fazlasını bekliyordu.Kendisininde birkaç deneme yapmak istediğini söyledi.Aklından geçen ilk şey,bir kazma yapıp taş çıkarmak oldu.Kazmaya benzeyecek şekilde için çalışma masasına bir sıra taş koydu.Altınada sap olsun diye iki çubuk koydu.Mülteciler onu hayretle izlediler.Steve neler olacağını gerçekten merak ediyordu.Ve bir anda çalışma masasının üzerinde noktacıklar oluştu,ardından birleşerek tek bir parça oldular.Bu gerçekten de bir taş kazmaydı!Hepsi çok şaşırdı.Steve,burda kalıp iyice hazırlandıktan sonra gitmeyi düşündü.Yerdeki taşları kazmaya çalıştı.Taşa vurdukça çatlıyor,ama kırılmıyordu.Steve sonunda taşa hızlıca birkaç darbe indirerek kırmayı başardı.Sonunda crafting bulunmuştu...[DOUBLEPOST=1380139345][/DOUBLEPOST]arkadaşlar 3 bölüm arka arkaya yazdım bir yorum yok.ne yapalım biz sizle?[DOUBLEPOST=1381522338][/DOUBLEPOST]gerçekten arkadaşlar.eğer bundan sonra böyle giderse bir final bölümü ile sezona girecek.[DOUBLEPOST=1381523319][/DOUBLEPOST]11.Portala doğru uçan yaratık
4 GÜN SONRA
Steve,yanındaki diğer kişilerle beraber şehrin kanalizasyon bölümüne kadar inmiş,ardından demir,kömür gibi madenler bulmuştu.Ayrıca oldukça güzel eşyalar yapmayı öğrenmişlerdi.Mesela,kazdıkları taşları birleştirip bir ocak yapmış,içinde kömür veya odun ile et pişiriyorlardı.Bir ara etrafta başka insanlar varmı diye baktılar,fakat çoğu ya ölmüş ya da zombiye dönüşmüştü.Yinede günde 1 saat kadar etraftaki ev ve fabrikaları didik didik araştırıp ekstra eşyalar bulabiliyorlardı.Örneğin bir gün bir pusula ve bir saat bulmuşlar,yaşadıkları yıkık dökük evin duvarına saati asmışlardı.Pusula ise her zaman şehrin merkezini gösteriyordu.Kazıp çıkardıkları demirler her zaman bir kayaya sıkışmış halde bulunuyordu.İçlerinden biri:"Acaba ocakta eritip şekilmi versek?",diye düşündü.Denediklerinde ise gerçekten bir demir külçesi yapmayı başardılar.Demirleri birleştirip,kılıç ve zırh yaptıktan sonra kendilerine erzak hazırlayıp şehrin merkezine doğru yola çıktılar.Pusulayı izleyerek şehir merkezine yakın olan yıkılmış binayı buldular.Etrafta iskeletler ve kafataslarından başka hiçbir şey yoktu.Ancak portalın etrafındaki(gökyüzündeki portal) yaratıklar bir anda etrafa kaçışmaya başladı ve yukarıya doğru Mark'ın giysilerini giymiş bir yaratık yukarıya doğru uçarak yükseldi.Bu Mark'mıydı?[DOUBLEPOST=1382442084][/DOUBLEPOST]Yazmayı unutmuşum,geçen bölümde 3 mülteciden sadece 1 mülteci Steve ile birlikte gitti.Bu arada artık hiç istek,yorum vb. olmadığı için bu bölümden sonra final olacak.Ardından özel bir yeni bölüm ile bu efsanenin sonuna geleceğiz.
12.Sona Doğru
Evet,bu kesinlikle Mark olmalıydı!Başka kim olabilirdi ki?Bir güç onu yukarı çekiyor olmalıydı.Steve bir anda bağırmaya başladı:
-Mark!Mark!Buradayım,buraya bak!
Mülteci 3:Bağırma!Diğer yaratıklar bizi duyacaklar!
-Duyarsa duysunlar.Öldürürüz zaten!Mark,beni duymuyormusun?
O arada mülteci bir anda Steve'in kafasına vurarak onu bayılttı ve o uyanana kadar beklemek için bir barınak inşa etti.Steve uyandıktan sonra ise:
-Benim başıma neden vurdun?Belki mark bizi görürdü!
-O seni göremezdi aptal!Sen yıkık binadan sonra bayıldığında,biz kaçarken bir üzerine kan damlamış bir kağıt bulduk.Kağıtta senin gibi mor pantolonlu ve mavi tişörtlü bir adamın etraftaki kişileri öldürdüğü yazıyordu.Bu,senin bayıldığından 4 gün sonraydı.Senin dışında böyle giyinen bir tek senin ikizin Mark vardı.
-Ama,ama bu imkansız!Mark asla böyle bir şey yapamaz...
-Ama yapmış.Herhalde bir yaratık onu büyülemiş olmalı.Onu kontrol ediyorlardır,ya da o zombi gibi bir şey olmuştur.
-Ben...Ben portalın oraya dönüyorum.
-Bende bunu söylemeni bekliyordum.Hadi gidelim.Ben portala erişmek için biraz taş kazmıştım.
Böylece Steve mülteci ile beraber yola koyulup portala gitti.Portalın orda bulunan yaratıkları ve havada uçan ghastları zor olsa da öldürmeyi başarıp portala doğru merdiven yapmaya başladılar.Bir anda kar bastırdı ve etrafa yıldırım düşmeye başladı.Sonunda Portala kadar geldiler.
Steve:Hazırmısın?
Mülteci:Ben her zaman hazırım.Hadi girelim!
Ve böylece morumsu renkli portala doğru zıpladılar.Ancak zıpladıkları yerde etrafı obsidyanlarla kaplı başka bir devasa portal(1.7 snapshotta gelen bir yenilik) daha vardı.Ve etraf kırmızı ve sıcak taşlarla kaplıydı.dokunduğu zaman insanın canını azda olsa acıtıyordu.Steve ve mülteci,çantalarıdaki önemli zamanlar için sakladıkları deri botları ve giysileri çıkarıp giydiler.Sonra yollarına çıkan birkaç garip yaratık gördüler. Bunların yarısı domuzdu,derilerinin bir bölümü pembemsiydi ve domuz gibi homurdanıyorladı;diğer yarısı ise iskelet parçalarıydı ve iki ayak üzerinde yürüyorlardı.Steve:"ben bunlara zombi domuz diyeceğim",dedi.Mülteci kabul etti ve yola devam ettiler.Bir anda devasa bir lav gölüyle karşılaştılar.Gölü geçtikleri sırada onlara doğru gelen iki ghast onlara ateş topu fırlattı.Ani bir hareketle Steve,ateş toplarına kılıcıyla vurarak onları ghastlara geri yolladı ve ikisinide teker teker öldürdü.Uzun süren uğraşların sonunda gölün karşı tarafına geçmeyi başardılar.Ve karşılarına alabildiğince uzayan bir duvar çıktı.Mülteci bunları yapan biri olduğundan kesinlikle emindi.Çantasını açıp:"İyiki kazmalarımızı getirdik",dedi.Sonra 4 blok uzunluğundaki bu duvarı kazarak kısa sürede aşmayı başardılar.Mülteci kazmayı çantasına geri koyarken Steve koca bir çığlık kopardı.Mülteci korkmuştu:AAAHH!!!Ne oldu şimdi?Beni korkuttun.Ayrıca diğer yaratıklar bizi duyabilir!
-Ar-a-arkana bak...
-Ne varmış arka-
-Bu ne böyle?
-Bilmiyorum...Bir tür kaleye beziyor.ama şu kırmızı(netherrack)taşlardan yapılma.
-Ben içine gidiyorum.Mark içeride olmalı.Onu bulup portalı yok edip gitmeliyiz.
-Sana beklemeni söyledim!İçeri böyle girersen içeridekiler seni görebilir.
-İçeride biri olduğunu nerden biliyorsun?
-Bilmiyorum,sadece...Sadece öyle hissediyorum.Boşver sen bunları içeriye gizlice gireceğiz.
-Offf,peki.Çabuk ol,ben gidiyorum.
-Beni bekle!
Steve önde mülteci arkada yollarına devam ettiler.Kalenin içindeki birçok tuzaktan kurtulup,Onlarca yaratık öldürdüler.Sonunda kalanin ana salonuna ulaştılar.Steve Mark'a benzeyen adama doğru koştu:
"Mark benim!İyimisin?"
Adam bir vuruşta Steve'i salonun diğer duvarına fırlatıverdi;hatta duvarın üstünde devasa bir çatlak oluştu.
"Mark!Benim,senin kardeşin!"
Mülteci Steve'e doğru bağırıp:"O artık Mark değil.Sana söylemiştim.",dedi.Bunu söylediği anda Mark ona doğru bir ateş topu attı.Mülteci kanlar içinde duvara çarptı ve bayıldı.
Steve tek başına ne yapabilirdi?[DOUBLEPOST=1382628116][/DOUBLEPOST]Up diyorum up up mesaj diyorum up[DOUBLEPOST=1382969138][/DOUBLEPOST]Geçen bölümde söylediğim gibi,ne beğeni ne de mesaj olduğu için bu bölüm final.Bundan sonra bir ekstra bölüm ile bu hikayeyi bitireceğiz.Umarım başarılı olmuşumdur :)
13.FİNAL
Mark ile konuşmaya çalıştı.
-Mark!Benim,kardeşin!Bize niye saldırıyorsun?
Ne yapsada işe yaramıyordu.Son çare olarak saldırmayı denedi.Ama ne zaman ona saldırsa tek vuruşta kılıç parçalanıyordu.O arada mülteci uyandı ve Steve'e baağırdı:
-Steve!Buraya gel çabuk!
Steve ani bir hareketle ona yumruk atmayı başardı ve Hemen Saklanmakta olan mültecinin yanına gitti.
-Çabuk ol!Beni görmeden konuş hemen.
-Beni dinle,Ben yola çıkmadan önce hazırlık yaparken bir kaç yeşil renkli taş bulmuştum.Sizlere farkettirmeden gidip onlarla ne yapabileceğime baktım.Hiçbir işe yaramıyorlar gibi duruyordu.Ama sonra aklıma bir fikir geldi;onlardan kılıç yapmayı denedim.Ve gerçekten işe yaradı!Önüne gelen her maddeyi tek vuruşta ikiye ayırabiliyor.Şu an çantamda,ama çantam odanın diğer tarafına fırladı.Gidip onu al.Belki bir şansımız olabilir.
-Bunu daha önce neden söylemedin?!
-Şimdi tartışmanın sırası değil!Git ve öldür onu!
-Ama ben onu sadece yaralamak ist-
-Başka seçenek varmı sence?O adam tek vuruşta duvarları yıkabiliyor.Biz onu durdurmazsak neler olur,bir düşünsene?
-Ama ben...Peki.
Bir anda mültecinin saklandığı yer sonuna kadar yarıldı ve mülteci aşağı düşüverdi!Steve o anın şoku içerisinde kılcı almak için odanın diğer tarafına koştu,ama aynı şekilde Mark bir vuruşla tekrar yeri yardı,ve çantayı aşağı düşürdü.Çanta aşağıdaki bir taşa asılı kaldı.Steve dikkatlı ve hızlı bir biçimde teker teker taşlara basarak çantaya doğru ilerledi,tam o sırada Mark Steve'in üzerine atılarak onu çantanın birkaç metre yakınına fırlattı.Steve'in üzerine atladı ve elinde devasa bir ateş topu oluşturdu!Tam Steve'in üzerine ateş topunu atacakken steve ani bir hareketle onu yumrukluyarak yere düşürdü.Ve çantaya doğru koştu.Bunun üzerine Mark Elini yukarı kaldırdı ve yukarıdan beş tane iskelet düştü.İşin garip tarafı,Bu iskeletler siyah renkliydi ve kılıç taşıyorlardı.Mark bir kere daha elini kaldırdı ve tavan patladı,içeri bir adet beyaz uçan yaratıklardan girdi.Steve hemen giti ve çantadan kılıcı alıp iskeletlerden birine fırlattı,fırlattığı ile koştuğu bir oldu.Kılıç iskeleti deldi ve onun arkasındaki iskeletin önünden girdi,arkasından çıktı.Steve koşmaya devam etti,Birden diğer iskelete tekme atıp kılıcı koşarak aldı,geriye kalan iki iskeletide öldürdü.Sonra iyice alçalıp ona ateş etmekte olan uçan yaratığa doğru zıpladı,dokungaçlarına tutunup her birini kesti ve onu öldürdü ve yere indi.Tam o anda Mark ikinci bir ateş topu oluşturup Steve'e fırlattı.Steve hızlı bir şekilde ateş topundan kurtuldu.Ancak ateş topu çok güçlüydü,Steve'in arkasındaki her şey bir anda yok oldu.Mark parmak şıklattı ve birden elinde elmas bir kılıç beliriverdi.Steve ile çok sıkı bir düelloya girdi.Steve hızlı hareketlerle ona saldırıyordu ancak Mark'a değemiyordu bile.Steve sinirlendi ve sonunda ona öyle sert bir hareketle saldırdıki,Mark'ın kılıcı kırıldı ve Steve ona tek bir darbe vurarak yere düşürdü.Steve'i kandırmak için gözlerini eskisi gibi yaptı Mark konuşmaya başladı:
-Bak,özür dilerim.Ama o ben değildim.Benim bedenimi ele geçirdiler,beni bir kukla gibi kullandılar!Lütfen Steve,beni öldürmene gerek yok.Bak,onlardan kurtuldum.gidebiliriz artık dedi ve kalkmak için elini uzattı.
Steve ona kanarak elini uzattı ancak Mark'ın gözleri tekrar beyaza döndü,ardından Steve'e kafa atarak onu yere düşürdü.Eline tekrar kılıç aldı ve ikili tekrar savaşa devam etti.Ansızın Steve Mark'a yumruk attı ve onun dikkatsizliğinden yararlanarak kılıcı karnına soktu!Mark'ın gözleri eski haline döndü,"Özür dilerim,böyle olsun istememiştim,onları kontrol edebilirim sandım",dedi ve can verdi.Steve bir süre kardeşinin ölüsünün yanında ağlayıp sonra yola koyuldu.Bir süre yol katettikten sonra bir patlama sesi duyuldu ve heryer bir anda çökmeye başladı.Steve koşarak büyük zorluklarla devasa portala ulaştı.Portalın içinden geçtiği anda portal aşırı büyük bir patlamayla yok oldu,bütün şehri ve etrafındaki kubbeyi yoketti!Steve ise çok uzaklara fırlayıp nehre düştü.Kafasını yere çarpmıştı.Herşeyi,herşeyi bir darbede unutuvermiş,hafızasını kaybetmişti.Kimim ben,niye burdayım gibi sorularla yaşamaya devam etti.Ancak kimseyi bulamadı.Ancak birsürü kemik ve birkaç günlük buldu.Buradan çıkardığı anlamdan başka bir şey hatırlamıyordu.Sadece içgüdülerine göre hareket ediyordu.Ölmeden önce bir kaç kişi bulabildi ama,Bu onun sonunu getirdi.Aynı kişiler tarafından öldürüldü.
--SON--
Yorumlarınızı bekliyorum.
 

muhammed1841

Bedrock Kaşifi
En iyi cevaplar
0
Daha sonradan bu yazıların hepsi bir konuda toplanarak düzeltilecektir arkadaşlar.Belirteyim dedim.
 
Üst